Ana içeriğe geç
Sözlük

güdü ile cümle

güdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Güdümlü beden eğitimiFince _ İsveççe _ İngilizceHandledd motionfinska _ svenska _ engelska
Güdümlü beden eğitimiFince _ İsveççe _ İngilizceOhjattu liikuntasuomi _ ruotsi _ englanti
Güdümlü beden eğitimiFince _ İsveççe _ İngilizceЗанятия физкультурой с тренеромфинский _ шведский _ английский
Güdümlü beden eğitimiFince _ İsveççe _ İngilizceالرياضة البدنية الموجهةالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Güdümlü beden eğitimiFince _ İsveççe _ İngilizce团体运动芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Güdümlü füze gibi.Ballisztikus pályára áll!
Güdümlü füze gibi.Ça devient balistique.
Güdümlü füze gibi.Den blir ballistisk.
Güdümlü füze gibi.Devine balistic.
Güdümlü füze gibi.Diventerà un proiettile.
Güdümlü füze gibi.Es fliegt in die Luft.
Güdümlü füze gibi. Hay aksi. SJ:Está a ficar balístico.
Güdümlü füze gibi.Hij slaat door.
Güdümlü füze gibi.Ide balisticky.
Güdümlü füze gibi.Jadi kacau.
Güdümlü füze gibi.Już po niej.
Güdümlü füze gibi.Nó đang đi vào đường đạn.
Güdümlü füze gibi."Se ha vuelto loco.
Güdümlü füze gibi.Vrača se.
Güdümlü füze gibi.Začíná zatáčet.
Güdümlü füze gibi.Πηγαίνει βαλλιστικά.
Güdümlü füze gibi.Вона падає.
Güdümlü füze gibi.Направо откача.
Güdümlü füze gibi.Она падает.
Güdümlü füzeler üretme işinde.Chytrý špičky.
Güdümlü füzeler üretme işinde.El făcea vârful bombei, chestia care găseşte
Güdümlü füzeler üretme işinde.Fez o "nariz" da bomba.
Güdümlü füzeler üretme işinde.Hacia puntas de bombas.
Güdümlü füzeler üretme işinde.Han gjorde spetsen.
Güdümlü füzeler üretme işinde. Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.Dia membuat hujung bom, yang mencari, New York atau Washington.
Güdümlü füzeler üretme işinde. Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.Il fabriquait des missiles qui pouvaient atteindre New York ou Washington.
Güdümlü füzeler üretme işinde. Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.Robił końcówki... ...które naprowadzają na Nowy Jork, Waszyngton, rozumiesz?
Güdümlü füzeler üretme işinde. Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.Онова, дето намира Ню Йорк или Вашингтон.
Güdümlü füzeler üretme işinde. Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.Онова, дето намира Ню Йорк или Вашингтон.
Güdümlü füzeler üretme işinde.Han lavede spidsen...
Güdümlü füzeler üretme işinde.Hat Spitze gebaut für Rakete.
Güdümlü füzeler üretme işinde.Ő csinálta bomba hegyét.
Güdümlü füzeler üretme işinde.Ông ấy chế tạo đầu bom... cái thứ dò tìm...
Güdümlü füzeler üretme işinde.Έκανε μύτη της βόμβας.
Güdümlü füzeler üretme işinde.!חיזרו למעבורת
Güdümlü füzeler üretme işinde.اعتاد على صنع رؤوس القنابل
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.그녀는 아침에는 20마리의 염소를 돌보지만 그러나 저녁에는 총리인 거죠
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Con bé chăm sóc cho 20 con dê vào buổi sáng, nhưng làm thủ tướng chính phủ vào buổi tối.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.De manhã, toma conta de 20 cabras, mas à noite é primeira-ministra.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Dia mengurus 20 kambing di pagi hari, tapi di malam hari dia adalah perdana menteri
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Ea are grijă de 20 de capre dimineaţa, însă seara este prim ministru.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Ella cuida 20 cabras por la mañana y por la tarde es primera ministra.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Elle s'occupe de 20 chèvres le matin, mais elle est premier ministre le soir.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Hän kaitsee 20 vuohta aamulla, mutta illalla hän on pääministeri.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Hun ser efter 20 geder om morgenen, men hun er premierminister om aftenen.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Lei si occupa di 20 capre al mattino, mentre lavora come primo ministro la sera.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Morgens kümmert sie sich um 20 Ziegen, aber abends ist sie Premierminister.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Rano opiekuje się 20 kozami, ale wieczorem jest premierem.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Ráno se stará o 20 koz, ale večer je premiérkou.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Reggelente kecskét legeltet, esténként miniszterelnök.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Ze let in de ochtend op 20 geiten maar 's avonds is ze eerste minister.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Προσέχει 20 γίδες το πρωί, αλλά το βράδυ είναι πρωθυπουργός.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Вранці вона доглядає 20 кіз, але ввечері вона - прем'єр-міністр.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Она заботится о 20 козах по утрам, но она премьер-министр по вечерам.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Тя се грижи за 20 кози през деня, но е министър-председател вечерта.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod