güdü ile cümle
güdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Ela tinha um instinto maternal, tal como uma rapariga prestes a tornar-se mulher.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Elle avait cet instinct maternel, tout comme une jeune fille sur le chemin de sa vie de femme.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.아이에게는 숙녀가 되어가는 소녀처럼 모성 본능이 존재했던 겁니다.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Mala materský inštinkt, podobne ako mladé dievča na ceste k dospelosti.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Miała już instynkt macierzyński, podobnie jak dziewczynki stające się kobietami.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Nàng ta có bản năng làm mẹ cũng giống như 1 thiếu nữ đang trên đường trở thành phụ nữ vậy.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Ott voltak az anyai ösztönei, hasonlóan egy fiatal lányéhoz a nővé érés küszöbén.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Sie hatte diesen mütterlichen Instinkt, ungefähr so wie ein junges Mädchen, wenn es eine Frau wird.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Tenía este instinto maternal como el de una joven que va rumbo a la feminidad.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Ze had een moederlijk instinct, net als een jong meisje dat uitgroeit tot vrouw.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Είχε αυτό το μητρικό ένστικτο, όπως ένα νεαρό κορίτσι στο δρόμο προς τη γυναικεία ενηλικίωση.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.В ній проснувся материнський інстинкт, так само як в юної дівчини, яка стає жінкою.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Тя имаше майчин инстинкт, подобно на младо момиче, на път да стане жена.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.У нее был материнский инстинкт, неразвитый, как у юной девушки, вступающей в пору.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.האינסטיקטים האמהיים שלה נכנסו לפעולה, בדיוק כמו נערה צעירה בדרכה לבגרות.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.كانت متولدة لديها مشاعر الامومة كما تتولد لدى الفتاة .. مشاعر الامومة .. اثناء اقترابها من فترة الاخصاب
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.女性になりつつある 女の子のようです この観察は リガデマを理解する上で
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Elsőként, kezdem azt gondolni, hogy a romantikus szerelem egy út, egy alapvető párválasztási út.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.첫째로, 로맨틱한 사랑은 번식을 위한 기본적인 욕구라는 것입니다.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Pomislila sem, da je romantična ljubezen gon, osnovna potreba po parjenju.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Především, napadlo mě, že romantická láska je nutkání, základní nutkání po protějšku.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Principalmente he llegado a pensar que el amor romántico es un impulso, un impulso básico de apareamiento.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Przede wszystkim, zaczęłam postrzegać miłość jako popęd, pierwotny popęd do łączenia się w pary.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü. Seks güdüsü değil.Antes de mais, apercebi-me que o amor romântico é um instinto, um instinto básico de acasalamento.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü. Seks güdüsü değil.Främst har jag kommit till tron att romantisk kärlek är en drift, en grundläggande parningsdrift.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü. Seks güdüsü değil.Pertama, saya sekarang berpikir cinta romantis adalah dorongan mendasar untuk mencari pasangan.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Trước hết, tôi nghĩ rằng tình yêu là một sự săn đuổi, một sự săn lùng bạn tình căn bản,
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Zunächst bin ich zu dem Schluss gekommen, dass romantische Liebe ein Trieb ist, ein einfacher Paarungstrieb.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Κυρίως, έφτασα να σκεφτώ ότι η ρομαντική αγάπη είναι μια παρόρμηση, μια βασική παρόρμηση ζευγαρώματος.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Най-главното, започвам да мисля че романтичната любов е нагон, брачен нагон.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Перш за все, я дійшла висновку,що саме романтичне кохання є рушійною силою статевого розмноження.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.ראשית, היום אני חושבת שהאהבה הרומנטית היא דחף, דחף זיווג בסיסי.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.قبل كل شيء ، انا فكرت ان الحب الرومانسي هو الدافع ، الدافع الأساسي للتزاوج.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.恋愛は欲動であり 交配欲望だと 性欲ではない
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.Bili so občudovanja vredne stvari, za opazovalec - odlična za pripravo tančico od moških motive in dejanja.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.Boli obdivuhodné veci pre pozorovateľ - vynikajúci pre kreslenie závoj z motívov mužov a akcie.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.Byli podziwu rzeczy obserwator - doskonała do rysowania welon z pobudek mężczyzn i działań.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.Byly obdivuhodné věci pro pozorovatel - vynikající pro kreslení závoj z motivů mužů a akce.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.De var beundransvärda saker för observatör - utmärkt för att rita slöjan från männens motiv och handlingar.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.De var beundringsværdig ting til observatør - fremragende til at tegne slør fra mænds motiver og handlinger.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.Ei au fost lucruri admirabile pentru observator - excelent pentru desen valul din motive bărbaţi şi acţiunile.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.그들은을위한 훌륭한 일을했다 관찰자 - 베일을 그리기위한 우수한 사람의 동기와 행동에서.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.Voltak csodálatos dolgok, a megfigyelő - kiválóan alkalmas rajz a fátyol a férfi indítékait és fellépések.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.Вони були чудові речі для Спостерігач - відмінно підходить для малювання вуаль від чоловічих мотиви та дії.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.Те бяха прекрасни неща за наблюдател - отличен за изготвянето на завесата от мотивите и действията на хората.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.הם היו דברים להערצה עבור הצופה - מצוין עבור האורחים את הרעלה מתוך מניעים של אנשים ומעשים.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.وكانت الأمور المثيرة للإعجاب ل المراقب -- ممتاز لرسم الحجاب من دوافع الرجال وأفعالهم.
Onlar için takdire değer şeylerdi gözlemci - gizliyorsunuz için mükemmel erkeklerin davranış ve güdüleri.オブザーバ - ベールを描画するための優れた 男性の動機や行動から。 しかし、訓練された推論のためのそのようなものを認めざるを得ない
Onun homeostatik güdülerini, ya da adına ne derseniz, değiştirebilirsiniz.내장 드라이브의 내용을 변경할 수도 있고, 이름을 바꿀 수도 있어요.
Onun homeostatik güdülerini, ya da adına ne derseniz, değiştirebilirsiniz.Można zmienić jego parametry homeostatyczne czy jak to tam się zwie.
Onun homeostatik güdülerini, ya da adına ne derseniz, değiştirebilirsiniz.Potete regolare le sue pulsioni omeostatiche, o come volete chiamarle.
Onun homeostatik güdülerini, ya da adına ne derseniz, değiştirebilirsiniz.Poți să-i schimbi mecanismele homeostatice, sau cum s-or numi.
Onun homeostatik güdülerini, ya da adına ne derseniz, değiştirebilirsiniz.Puedes cambiar su forma de caminar, o lo que quieras hacer con él.
Onun homeostatik güdülerini, ya da adına ne derseniz, değiştirebilirsiniz.Vous pouvez changer ses moteurs homéostatiques, ou appelez-les comme vous voulez.
Onun homeostatik güdülerini, ya da adına ne derseniz, değiştirebilirsiniz.Можете да промените неговите хомеостатични драйвъри, или както искате да го наречете.
Onun homeostatik güdülerini, ya da adına ne derseniz, değiştirebilirsiniz.אתם יכולים לשנות לו את הדחפים ההומאוסטטים, או איך שתרצו לקרוא להם.
Onun homeostatik güdülerini, ya da adına ne derseniz, değiştirebilirsiniz.يمكنكم تغيير أقراص "شخصيته"
Onun homeostatik güdülerini, ya da adına ne derseniz, değiştirebilirsiniz.子供たちは引きずったり落としたり 音を加えたり
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Dia tahu setiap tunggul kubis di th 'kebun, apalagi th' orang.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Egli conosce ogni ceppo di cavolo in th 'giardini, per non parlare di Th' persone.