güçsüz ile cümle

güçsüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu itibarla, Senato ve kurullar güçsüz kaldı, üstelik Caesar öldürüldükten sonra.As such, the Senate and assemblies remained powerless, even after Caesar had been assassinated.
Öyleyse o güçsüzdür.Then is He impotent.
Steinbeck'in karakterleri, zihinsel, ekonomik ya da sosyal sebeplerden dolayı genelde güçsüzdür.Steinbeck's characters are often powerless, due to intellectual, economic, and social circumstances.
Eşitlerine saygı duyar, kendinden güçsüzlerde ise korku yaratır.His enemies fear him and they have renamed him.
Zayıf, güçsüz hastalar, yaşlılar ve çocuklar sistemik loxoscelism'e daha duyarlıdır.Debilitated patients, the elderly, and children may be more susceptible to systemic loxoscelism.
Avcıların ve vampirlerin güçlerini kaybetmemesine rağmen, cadılar tamamen güçsüz kalırlar.Though Slayers and vampires retain their powers, witches for example are left entirely powerless.
Hareketler güçsüzleşir ve kollar titrek bir halde olabilir.Movements become weak and the arms may become tremulous.
Böylece kurullar güçsüzleşti ve ona karşı çıkamaz duruma geldiler.Thus, the assemblies became powerless and were unable to oppose him.
Fakat devlet idaresi için çok güçsüz olduğu belirtilmektedir.Why our government is so dysfunctional.
Bağlanma, sevme gibi hisleri alabildiğine güçsüzdür.She hates feeling weak or helpless.
Carol, Lizzie'ye güçsüz biri olduğunu ve bu dünyada artık güçsüzlere yer olmadığını söyler.She bluntly tells Lizzie that she is weak, and in this world she cannot be.
Nihilist olan sanatçı, dinin de güçsüzler için olduğunu söylemiştir.He is a self-proclaimed nihilist, and thinks that religion is for the weak.
Drogheda'nın geç kalan toparlanmasına rağmen, güçsüz Dinamo Kiev takımının önünde nakavt oldular.Despite Drogheda's late rally, they were knocked out by Dynamo Kyiv.
Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum.I was too weak to stop them.
Güçsüz kalınan yaşlılık döneminde iyi ağız sağlığı bakımı aspirasyon pnömonisi riskini azaltabilir.In the frail elderly good oral health care may lower the risk of aspiration pneumonia.
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.My anger will endure, face the truth."
Ancak bu durumdayken, tüm güçleri normal olduğundan daha güçsüz olur.However, when in this state, his overall powers seem to be weaker.
Kilyon: güçsüzleşme.Kyiv: Prosvita.
“Sanat kendi başına güçsüzdür.Her sense of Art is pure in itself."
Ancak zihinsel yetersizliği, fiziksel gücünün önüne geçerek Lennie'yi de güçsüz kılar.Since they cannot do so, the real danger of Lennie's mental handicap comes to the fore.
İkinci adamın yaşlı, güçsüz ve eğitimsiz olduğunu kabul edelim.The attacker continues to victimise the young, weak, vulnerable and uninformed.
İçinden çıkan yavrular narin ve güçsüz gibi görünürler.In this case, rabbits look weak or ill.
Dışlanmışlığını değiştirmek için elinden pek bir şey gelmemekte, kendisini güçsüz hissetmektedir.Feeling himself unable to move about, he refused.
Necromancer ölümden ve güçsüzlükten beslenir.Anemia causes tiredness and weakness.
Pompeius bu nedenle güçsüzleşti.Pompey, in effect, became powerless.
13. yüzyıldaki Moğol istilaları Goryeo'yu güçsüzlendirdi.During the latter Goryeo period, the Mongols invaded Goryeo in the 13th century.
Halk çaresiz ve güçsüz düşmüştür.The people are very resentful and disappointed.
Bu olay Avusturya’nın güçsüzlüğünü ortaya koyması bakımından önemlidir.All these underscored the kind of threat that Australia faces.
Bu saldırının sonunda Aku güçsüz düşmüş ve kapana kısılmıştır.After we had almost completed the mission, we were trapped by bad weather and isolated.
Bunun üzerine ise "Ruh gönüllüdür fakat et güçsüzdür" dedi.He said, "The city is an easy matter but the citadel is strong.
Tanrı'nın kendisini güçten ziyade güçsüzlük içinden ifade ettiğini öne sürdülerSuggesting that God expresses Himself or Herself through powerlessness, rather than power.
Yada güçsüz bir aşık, kontrol edemediği ve değiştiremediği şeyleri sonsuz bir şefkatle izleyen?Or a powerless lover, watching with infinite compassion things God is unable to control or change?
Neden güçsüzüm, ve çamura battým?Why is the power off, and I'm fucked up?
Zaman zaman güçsüz hissetmek normaldir.It's easy sometimes to feel like you're powereless,
Bu ve benzeri durumlarda, güçlü insanlar güçsüz insanları sömürüyor.In each and all such cases, humans who have power exploit those who lack it.
Sen de... ...görmeyeli bayağı güçsüzleşmişsin.You also... have become a lot weaker during the time I haven't seen you.
Sırtını dayayacağı birileri olursa, Prenses daha da güçsüzleşecektir.If the princess has somewhere to lean on right now, she'll weaken.
En güçsüz olanıyla başlıyorum.So I'll start with the weakest.
Ve bu çok çok çok güçsüz bir yüktür.And this is a very, very, very weak force.
Bileđim hala çok güçsüz.My wrist is still more powerless.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.That inherited weakness, that inherited condition has evaporated.
İyi olan taraf güçsüz olmamamız.The good thing is that we are not powerless.
Güçsüz hissettiğimizde ne yaparız?What do we do when we feel powerless?
Güçsüzlere karşılık güçlülerin zihinleri nasıl gözüküyorlar?So what do the minds of the powerful versus the powerless look like?
Güçlü ve gücsüz insanlar arasında bir çok farklılıklar vardır.There are a lot of differences between powerful and powerless people.
Kendini güçsüz hissediyorsan... ...pirinç yemelisin.When you feel weak, you need to eat rice.
Nasıl olur da bir adam bu kadar güçsüz olur!What kind of man has so little strength?
Şimdi gerçekten güçsüz düştülerNow they really are powerless.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.The way at the top is a poorly constructed building that will fail.
Yerli halk duygusal değil, nostaljiden dolayı da güçsüzleşmemiş.Well, indigenous people are neither sentimental nor weakened by nostalgia.
Uzun bir süredir hiçbir şey yememiş. Bu da onu güçsüz düşürmüş.She hasn't eaten for a long time and is very weak.
Rob'ın iyi olduğunu ama Doug'un aşağı inemeyecek kadar güçsüz olduğunu duyduk.And we heard that Rob was OK, but Doug was too weak to come down.
"Kaslarım güçsüzleştikçe, kalemim güçlendi."As my muscles weakened, my writing became stronger.
Bu görevi yerine getiremeyecek kadar güçsüzüm.I'm too weak to carry out this mission
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.While powerless people suffer. those with power grow fat
Kendimi bir daha yalnız veya güçsüz hissetmeyeceğimi biliyorum.I know I shall never feel lonely or powerless again.
Dolar güçsüzleşmiş olacaktır.Essentially, the dollar will weaken.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır."The bows of the mighty men are broken. Those who stumbled are armed with strength.
‹‹Çaresize nasıl yardım ettin! Güçsüz pazıyı nasıl kurtardın!"How have you helped him who is without power! How have you saved the arm that has no strength!
Kaya tavşanları da güçsüz bir topluluktur, Ama yuvalarını kaya kovuklarında yaparlar.The conies are but a feeble folk, yet make they their houses in the rocks.

İlgili Sayfalar