güçsüz ile cümle
güçsüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ruh isteklidir fakat beden güçsüzdür.The spirit is willing, but the flesh is weak.
Güçlü güçsüze bakmalıdır.The strong should take care of the weak.
Bugün biraz güçsüz hissediyorum.I feel a little weak today.
Kadınlar fiziksel olarak erkeklerden daha güçsüzdür.Women are physically weaker than men.
Onun güçsüzlüğünden yararlanıyorsunuz.You're taking advantage of her weakness.
O, hastalığından sonra hâlâ güçsüzdü.She was still weak after her illness.
O yaşlı olduğu için, o da güçsüzleşmişti.Because he is old, he, too, has grown weak.
O, küçük ve güçsüz.He is small and weak.
Batıl inanç güçsüz akılların dinidir.Superstition is the religion of feeble minds.
O, bir arkadaşına çok yorgun ve güçsüz hissettiğini söyledi.He told a friend that he felt very tired and weak.
Başkan güçsüz görünüyordu.The president appeared powerless.
Ölümün yüzü karşısında güçsüzdü.He was powerless in the face of death.
Tom konuşamayacak kadar çok güçsüz.Tom is too weak to talk.
Müttefiklerimiz güçsüz.Our allies are weak.
İnsanların senin güçsüz olduğunu düşünmesini istiyor musun?Do you want people to think you're weak?
Tom güçsüz.Tom's helpless.
Onlar güçsüz.They're weak.
Ben güçsüz hissediyorum.I feel powerless.
Ben güçsüzüm.I'm powerless.
Biz güçsüzüz.We're powerless.
Sen güçsüzsün.You're powerless.
Güçsüz değilim.I'm not powerless.
Tom çok güçsüz.Tom is very weak.
Yataktan kalkmak için hâlâ çok güçsüzüm.I'm still too weak to get out of bed.
Çok güçsüz hissediyorum.I'm feeling very shaky.
Gittikçe güçsüzleşiyorum.I am getting weaker and weaker!
Tom her saat başı gittikçe güçsüzleşiyor.Tom is getting weaker by the hour.
Tom güçsüz değil.Tom isn't weak.
Benim güçsüz olduğumu düşünüyorsun, değil mi?You think I'm weak, don't you?
Tom bir süredir güçsüzdü.Tom has been weak for some time now.
Ben seni güçsüzleştirmiyorum.I'm not impoverishing you.
Savaş, sen kazansan bile, seni daha yoksul ve daha güçsüz yapar.War makes you poorer and weaker, even if you win.
Tom çok kan kaybetti ve o güçsüz.Tom has lost a lot of blood and he's weak.
Kollarım güçsüz hissetti.My arms felt weak.
Ben güçsüz hissettim.I felt powerless.
Bilgisiz bir millet güçsüz bir millettir.A people without knowledge is a people without strength.
O, kendi hayatı hakkında güçsüz hissediyor.He feels powerless about his own life.
Biz inanılmaz bir güçsüzlük durumundaydık.We were in a state of incredible weakness.
Her iki bacak da güçsüz.Both legs are weak.
Tom kendini tamamen güçsüz hissetti.Tom felt completely powerless.
Kendimi güçsüz hissettim.I felt weak.
Yataktan kalkamayacak kadar güçsüzdüm.I was too weak to get out of bed.
Düşündüğün kadar güçsüz değilim.I'm not as weak as you think I am.
Oldukça güçsüzüm.I'm quite weak.
Bir bebek olarak, Fadıl böyle bir ameliyat için fazla güçsüzdü.As an infant, Fadil was too weak for such a surgery.
O güçsüz bir başkandır.He is a powerless president.
Güçsüzler, güçlülere karşı korunmalıdır.The powerless must be protected against the powerful.
Leyla kendini tamamen güçsüz hissetti.Layla felt completely powerless.
Tom bunu yapmak için çok güçsüz.Tom is too weak to do that.
Leyla çok güçsüz ve susamıştı.Layla was so weak and thirsty.
Tom, Mary'nin bunu yapmak için çok güçsüz olduğunu söyledi.Tom said that Mary was too weak to do that.
Tom tamamen güçsüz hissettiğini söyledi.Tom said he felt completely powerless.
Tom kendini güçsüz hissettiğini söyledi.Tom said he felt powerless.
Tom çok güçsüzleşti.Tom got very weak.
Çalışamayacak kadar güçsüzdüm.I was too weak to work.
Tom güçsüz, değil mi?Tom is weak, isn't he?
Bunu yapmak için çok güçsüzsün, değil mi?You're too weak to do that, aren't you?
Ancak Mami güçsüz.But Mami is weak.
Szpilman, Berman'ın güçsüzüm iddialarına asla inanmadı.Szpilman never believed Berman's claims of powerlessness.
Abetz, Paris'teki von Ribbentrop'a yardım etmekte güçsüzdü.Abetz was helpless to aid von Ribbentrop in Paris.