güçlük ile cümle
güçlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bu çitler sırtlanlar için aşılamayacak güçlükte değillerdir.Las morrenas no son las únicas formas depositadas por los glaciares.
Uygulamada güçlükler çıkmaktadır.Retos de su implementación.
İsyan güçlükle bastırılmıştır.La insurrección fue duramente reprimida.
Bir şeyler konusunda karar vermekte güçlük çeker.Es un hábito para decidir ante determinadas situaciones.
Ta-Ha suresi 'Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik' sözleriyle başlar.Se non fosse per il tuo clan ti avremmo certamente lapidato, poiché non ci sembri affatto potente”. ^ Cor.
Türkiye'nin ise henüz bir büyükelçisi olmaması iki soydaş halkın bağlantısında güçlükler çıkarmaktadır.Non è un caso che la Russia vi abbia aperto persino un consolato.
Nihayetinde bin bir güçlükle parka vardıklarında parkın tadilat nedeni ile kapalı olduğunu görürler.Alla fine, dopo aver superato mille ostacoli, trovano il cadavere.
Kurtuluş Savaşı sırasında tüm güçlüklere karşın gazeteyi çıkarmayı sürdürdü.Tra molte difficoltà, il giornale continuò a uscire.
Fakat buda güçlüklerin sona ermesi demek değildi.Tuttavia, i problemi del Bhutan non erano ancora finiti.
Trene güçlükle yetişebildim.Я едва успел на поезд.
Seni güçlükle çıkartabildim.Я тебя едва узнала.
Daşa çekmeceyi güçlükle açtı.Даша с трудом открыла шкатулку.
Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez.Аллах никогда не даст пропасть вашей вере.
Ama bu vaiz insanlığı gözeten Tanrı'nın yollarını anlamada güçlük çekti.Неисповедимы пути, которыми Бог находит человека».
Ancak, Avion III adındaki bu tasarım çok ağırdı ve çok güçlükle havalanabiliyordu.Однако, этот аппарат, Avion III, был слишком тяжёл и был едва способен оторваться от земли.
Yenidemir,( Bünisra ) Şırnak ilinin Güçlükonak ilçesine bağlı bir köydür.Обитель зла: Последняя глава (неопр.).
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.Операция была успешна, но семья Шульдинеров была полностью истощена финансово.
1630'da yörel bir veba salgınından hayatını gayet güçlükle kurtardı ama annesi bu salgında oldu.В 1630 году он едва выжил во время вспышки чумы, от которой умерла его мать.
Orphe buna çok güçlükle inanır.Нам очень будет не хватать этого огромного человека.
Güçlükonak (Kürtçe: Bâsa), Şırnak ili'nin bir ilçesidir.Нодзоми сильный(ая), уверенный(ая) и смелый(ая) личность.
Çeşitli güçlükler ve tehlikelerle dolu bir yaşam geçirdi.Трудился в условиях больших трудностей и опасностей.
Doğumdan sonra, Claire diğerlerine inanma konusunda güçlük çeker.Проснувшись утром у себя дома, Клэр все ещё не может поверить в случившиеся.
Nihayetinde bin bir güçlükle parka vardıklarında parkın tadilat nedeni ile kapalı olduğunu görürler.Наконец, в парке развлечений они окончательно теряют его след.
Bu sebeple kanal, gemiler için büyük güçlük arz etmektedir.Большинство каналов не пригодны для крупных кораблей.
Peter 1857'de çikolata yapımına ilk adımını attığında süt ile suyu birbirinden ayırmada güçlük çekmiştir.عندما بدأ دانيال بيتر بعمله في صنع شوكولاتة الحليب في عام 1857، كانت لديه مشكلة في إزالة الماء من الحليب.
İstanbul ile güçlükle iletişim kuran Rauf Bey, Arnavutluk üzerine harekat için emir aldı.إن روؤف بيه الذي انشأ تواصل بصعوبة مع أسطنبول قد تلقى أمر بالتحرك بإتجاه ألبانيا.
Çeşitli güçlükler ve tehlikelerle dolu bir yaşam geçirdi.أنا بدأت في أخذ الكثير من المخاطر والفرص.
Hacer Allah'nın yardımıyla güçlüklere göğüs gererek oğlunu yetiştirir.خدم المقتدي بأمر الله، وولده المستظهر بالله ( العباسيين ).
"Güçlükonak katliamı".مجزرة الانقلاب".
Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez.اعملوا؛ فإني لا أُغنِي عنكم من الله شيئًا)).
Uygulamada güçlükler çıkmaktadır.ضرورة تجاوز الصعاب.
Çin'in kitlesel nüfusu, hükûmet bunu sağlamak için mücadele ederken her zaman büyük bir güçlük çekti.شكلت الكثافة البشرية الصينية دائما عائقا للحكومة في التدبير.
Bunların birçoğu gerçekçi bir etki üretmenin doğasında olan teknik güçlükler ile açıklanabilir.وهذا يختلف تمامًا عن المفهوم الحالي الذي يمكن تحقيقه تقنيًا للواقع الافتراضي.
27 Mayıs'ta İngiliz kuvvetleri güçlükle Dunkerque çevresine çekilir.تقهقر البريطانيُّون في السابع والعشرين من مايو حتى خطّ دنكيرك الدفاعي.
Bina 1987'de açıldığında, Silverstein kiracı bulmakta güçlük çekti.Quando o prédio foi inaugurado em 1987, Silverstein tinha dificuldades atrair inquilinos.
Doğumdan sonra, Claire diğerlerine inanma konusunda güçlük çeker.Depois do nascimento, Claire tem problemas em confiar Aaron a outras pessoas.
Ancak, Avion III adındaki bu tasarım çok ağırdı ve çok güçlükle havalanabiliyordu.Porém, seu novo avião, o Avion III, era pesado demais e nunca foi capaz de decolar.
İkinci güçlük ise nedensellik ilkesinin uygulanabilirliği konusundadır.A segunda pergunta refere-se ao plano da validade.
Bu felsefenin kendine özgü güçlüklerinin kaynağı da yine burasıdır.Na base dessa relação aparecia mais uma vez os próprios fundamentos da filosofia.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.A cirurgia é bem sucedida, e Homer realiza uma recuperação completa.
Nefesi güçlükle çıkarak: “Allah sizleri affetsin… Ben affettim.(Prostração) Tu me criaste, Senhor, tem misericórdia. (Prostração) Pequei inúmeras vezes, Senhor, perdoa-me.
Bu şekilde tarım alanında güçlüklerin önüne geçilmiştir.Este processo tornou-se possível graças ao domínio da agricultura.
Erişim tarihi: 3 Mayıs 2009. ^ "Güçlükonak Katliamı Suç Duyurusu".6 de maio de 2009 «Los Três Amigos: lançamento da animação».
Bina 1987'de açıldığında, Silverstein kiracı bulmakta güçlük çekti.Toen het gebouw geopend werd in 1987 had Silverstein moeite met het vinden van huurders.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.De operatie was een succes, maar de familie Schuldiner kwam in financiële problemen.
Hacer Allah'nın yardımıyla güçlüklere göğüs gererek oğlunu yetiştirir.Zij beloofden het kind aan God te wijden.
Bu mesafenin ötesinde güçlükle gözlemlenirler.Boven deze hoogte worden ze nauwelijks waargenomen.
Güçlükle ayakta duruyordu.Hij hield zich met moeite staande.
Nefesi güçlükle çıkarak: “Allah sizleri affetsin… Ben affettim.Zijn laatste woorden waren: “ Mag God je vergeven zoals ik jou vergeef”.
Alman cephe hattı 17 Nisan gecesi henüz yarılmamıştı ama güçlükle tutuluyordu.De Duitse linie week terug, maar brak niet.
II. Dünya Savaşı'na dek Köln'de benzer güçlükte futbol takımları vardı.Tot aan de Tweede Wereldoorlog waren er in Keulen meerdere clubs die ongeveer even sterk waren.
Yolları bozuktur, ulaşım güçlükle sağlanmaktadır.De wegen waren in slechte staat en de bevoorrading zou moeilijk verlopen.
O güçlükle okuyabiliyor.Hij kan nauwelijks lezen.
Solunum güçlükleri c.Trudności z oddychaniem c.
Güçlükonak (Kürtçe: Bâsa), Şırnak ili'nin bir ilçesidir.Jest ono twarde, silnie zdrewniałe, proste (tworzące falangę).
"Güçlükonak katliamı"."Dokonują masakry".
Çeşitli güçlükler ve tehlikelerle dolu bir yaşam geçirdi.Prowadzili trudne, pełne niebezpieczeństw życie.
Yenidemir,( Bünisra ) Şırnak ilinin Güçlükonak ilçesine bağlı bir köydür.Knurów jest drugim co do wielkości (po Rumi) miastem niebędącym siedzibą powiatu.
Ama ardından ortaya çıkan mali ve yönetsel güçlükler, bu projenin uygulanmasını engelledi.Jednakże problemy finansowe i kwestie biurokratyczne uniemożliwiły realizację tego planu.
Bu sebeple Bulgarların büyük bir kısmı Pomakça'yı anlamakta güçlük çeker.Tylko połowa Polaków uważa spór o TK za istotny.