güç ile cümle

güç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Toplam çıkış gücü 100 MW'tır.Installed capacity is 100 MW.
Yakıtla biri, buhar veya hava ile diğer: iki güç vuruşları vardır.The two fight and a fire, presumably caused by faulty wiring, consumes them both.
Özgürlük güç bir şeydir.And freedom is such a fragile thing.
Homojenlik tanımı kullanılan başlığa güçlü bir şekilde bağlıdır.The definition of homogeneous strongly depends on the context used.
Gücü herkes kullanamaz.Buying power is not all though.
Ötümek (dua etmek), etmek (gücü yetmek) ve utağan (döl yatağı) anlamlarını içerir.They should forgive and ask forgiveness, appease and be appeased, and converse without restraint.
Ancak bu reformları ulemayı gücendirdi.They seem to have corrected these shortcomings.
2011 yılında Kablosuz Güç Konsorsiyumu, Qi şartnamesini orta güce genişletmeye başladı.In 2011, the Wireless Power Consortium began to extend the Qi specification to medium power.
TBMM yasama ve yürütme yetkilerine sahiptir (güçler birliği ilkesi).He has knowledge and carries with him authority and has fine organizing ability."
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.It is the ceremonial center of imperial power, and the largest surviving wooden structure in China.
Güç ile olan bağlantısı diğer kardeşlerinden daha fazlaydı.He is more of a risk taker than his brothers.
Daha güçlüdür.Stronger indeed.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Both were vain and would argue as to which was the most beautiful.
Halkı zenginleşti ve iyice güçlendi.It made our democracy richer and stronger.
Fakat diğer fizyon deneyleri gibi,güç kaynağını geliştirmenin zor olduğu kanıtlanmıştır.However, as with other fusion experiments, development into a power source has proven difficult.
Bu birliklerin varlığı Fransız ordusuna moral ve güç veriyordu.For the French, the battle signified the strength and fortitude of the French Army.
Hiç kimse güçlü değildir.")I'm nobody special."
2003 yılından sonra Fenerbahçe'nin başarı çizgisi tekrar güçlü bir şekilde yükselmeye başlamıştır.In 2003, Bernardinho's star shone even stronger.
Apaçi şeflerinin hepsi, onun görüşlerine ve gücüne saygı duydu.All the inhabitants of Oz fear him and his powers.
Pixie Davies rolü Bronwyn Bruntley, insanüstü güce sahip bir çocuk.Pixie Davies as Bronwyn Bruntley, a super-strong young girl.
Ayrıca güçlü Katolik örgüt Opus Dei'yle de ilişkisi vardı.He was also a well-known Roman Catholic member of Opus Dei.
Morgan'ın gücü kentin milislerini mağlup edip Panama'yı yağmaladı.Morgan's force defeated the city's militia then proceeded to sack Panamá.
İşitme duyusu zamanla daha da güçlenir ve seslere karşı tepki vermeye başlar.His nose will become longer and longer once he starts lying to others.
Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir.Thine alone is All Praise and All Bounty, and Thine alone is The Sovereignty.
Laos Halk Ordusu: Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin savunma gücü.Lao Democratic People's Republic: The Rise of Socialist Laos.
Fransa, 1940’ta Naziler’in eline düştükten sonra, Fransız deniz güçleri Martinik’te durduruldu.After France fell to the Nazis in 1940, Vichy French naval troops were blockaded on Martinique.
1217 başlarında Prens Louis takviye güçler getirmek için Fransa'ya gitmeye karar verdi.By early 1217, Louis decided to return to France for reinforcements.
Batılı güçler, Barbarossa Harekâtı'nın ardından, Sovyetler Birliği ile görüşmelere başladılar.The Western powers entered into negotiations with the Soviet Union following Operation Barbarossa.
Dört buçuk oktav boyunca uzanan güçlü sesi ile ünlüdür.He was famous for his powerful voice which stretched over four and a half octaves.
İsveç iş gücünün yaklaşık %70'i sendikalaşmıştır.Around seventy percent of the Swedish labour force is unionised.
Belçika Almanların kadar güçlü bir orduya sahip değildi.The Belgian forts did not have such heavy artillery as the Germans.
Ana madde: Silahın Gücü Silahın Gücü (1973), Ted Post'un yönettiği film.Magnum Force (1973) was directed by Ted Post.
Mehmet Şehu, İkinci Dünya Savaşı sonuna kadar elindeki gücü Enver Hoca ile paylaştı.Mehmet Shehu shared power with Enver Hoxha from the end of the Second World War.
Çok güçlü ve çok saygı duyulan bir Ateş Bükücü'dür.It was an incredibly well thought-out shot.
2012 yılı başlarında güvenlik güçlerine yönelik bombalama olayları başladı.In early 2012, security forces began to be targeted with bombings.
31 Ağustos 1955 gecesi İsrail güçleri Bani Süheyla'ya saldırmıştı.During the night of August 31, 1955, Israeli armed forces attacked Bani Suheila.
John Lilburne öncülüğündeki Levellerlar güçlerini ordu ve Londra halkından almaktaydı.Led by John Lilburne, Levellers drew their main support from London and the Army.
Sonucunda Töton Şövalyeleri eski güçlerine kavuşamadılar.The Teutonic Knights never recovered their former might.
Tanrı Ülgen Erlik’den daha güçlüdür.The God is having trunk on the right which is more sacred.
Şubat 1945’te insan gücü 5100 mahkûma ulaştığında 18 blok vardı.When manpower reached 5,100 prisoners, in February 1945, there were 18 blocks.
İsrail Güvenlik Güçleri, 23 İsrailli askerin öldürüldüğünü ve 75 inin yaralandığını rapor etti.The IDF reported that 23 Israeli soldiers had been killed and 75 wounded.
Babası ile arasındaki bağı da güçlendirir.Her relationship with her father improves as well.
Bütün magistraların baskı gücü de vardı.Everybody felt team pressure.
Güçlü bir oksidandır.It is a strong oxidant.
Devlet dininin yapısı konusunda güçlü fikirleri vardı.He had strong opinions about the proper form for state religion.
Alman demiryolları 2014 yılında 17.0 milyar Avro ile güçlü bir şekilde desteklenmiştir.German railways are heavily subsidised, receiving €17.0 billion in 2014.
Dünya toplumunu düzenleyen etmen, güç olmaktan çıkmış ve iletişim olarak belirlilik kazanmıştır.On a course set for Earth, he is overwhelmed by a Covenant strike force and rendered unconscious.
Güç, dahili şarj edilebilir pillerden geldi ve tam şarjla 28 saate kadar sürdü.Power came from built-in rechargeable batteries, which lasted up to 28 hours on full charge.
Güç düğmesi cihazın üstündedir.Emergency power cut off button.
Dr. Kaku lazerler, kristaller ve plazma olmak üzere ışın için çeşitli güç kaynakları araştırıyor.Dr. Kaku explores the various power sources for lightsabers including lasers, crystals and plasma.
Motorların kendisi de daha güçlü olan Merlin 1D motoruna yükseltilmişlerdir.The engines themselves have been upgraded to the more powerful Merlin 1D.
Çoğunlukla cep telefonlarından ve MRI taramalarından soğurulan gücü ölçmek için kullanılır.It is commonly used to measure power absorbed from mobile phones and during MRI scans.
Bu yüzden, hibritler, TNT eşdeğerinde patlayıcı gücü yok olarak sınıflandırılmışlardır.For this reason, hybrids are classified as having no TNT equivalent explosive power.
Ejderhalar ayrıca gücü, kuvveti ve buna layık olan insanların başarısını temsil ederler.The dragon is also a symbol of power, strength, and good luck for people who are worthy of it.
1933 Hitler Almanya'da güç kazanır.In 1933, Hitler captured power in Germany.
Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum.I was too weak to stop them.
Albüm güçlü bir satışa sahipti ve 430,706 kopya satmayı başardı.The album was commercially successful, selling 312.700 copies.
Motor dakikada 1800 devirde 1500-4800 beygir gücü üretir.The engine can produce 1500-4800 horsepower at 1800 RPM.
Güçlü rüzgârlarda küçük şelalelerin suları dağa kadar savrulur.In strong winds, the water of the smaller falls can even be blown up the mountain.
Kral Marko'nun 1395'te hayatını kaybetmesinden sonra, Osmanlı güçleri yerleşimi ele geçirdi.After the death of King Marko in 1395, this settlement was taken by Ottoman forces.

İlgili Sayfalar