gözyaşı ile cümle
gözyaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
14
ORT. KELİME
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re-enter outros da Veja com Frei Lawrence.] 3 Veja Aqui está um frade, que treme, suspira e chora:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re-inserire altri della Guardia con Frate Lorenzo.] 3 Guarda qui è un frate, che trema, sospira, e piange:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re-saisir d'autres de la montre avec Frère Laurent.] 3 MONTRE Voici un moine, qui tremble, soupire et pleure:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re въведете други на часовника с отец Лорънс.] 3 WATCH Тук е монах, че трепери, въздишки, и плаче:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Voer anderen van het horloge met Friar Lawrence.] 3 Kijk hier is een monnik, die beeft, zucht, en huilt:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Znovu zadajte iní hodinky s brat Lawrence.] 3 zhliadnuť tu je mních, ktorý sa trasie, vzdychá a plače:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Znovu zadejte jiní hodinky s bratr Lawrence.] 3 shlédnout zde je mnich, který se třese, vzdychá a pláče:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Введите другие часы с Лоренцо.] 3 Смотреть Вот монах, который дрожит, вздыхает и плачет:
Keşke başım bir pınar, Gözlerim bir gözyaşı kaynağı olsa! Halkımın öldürülenleri için Ağlasam gece gündüz!Ak, var mit Hoved Vand, mine Øjne en Tårekilde! Så græd jeg Dag og Nat over mit Folks Datters slagne.
Keşke başım bir pınar, Gözlerim bir gözyaşı kaynağı olsa! Halkımın öldürülenleri için Ağlasam gece gündüz!어찌하면 내 머리는 물이 되고 내 눈은 눈물 근원이 될꼬 그렇게되면 살륙 당한 딸 내 백성을 위하여 주야로 곡읍하리로다
Keşke başım bir pınar, Gözlerim bir gözyaşı kaynağı olsa! Halkımın öldürülenleri için Ağlasam gece gündüz!מי יתן ראשי מים ועיני מקור דמעה ואבכה יומם ולילה את חללי בת עמי׃
Keşke başım bir pınar, Gözlerim bir gözyaşı kaynağı olsa! Halkımın öldürülenleri için Ağlasam gece gündüz!يا ليت راسي ماء وعينيّ ينبوع دموع فابكي نهارا وليلا قتلى بنت شعبي.
Keşke başım bir pınar, Gözlerim bir gözyaşı kaynağı olsa! Halkımın öldürülenleri için Ağlasam gece gündüz!但 願 我 的 頭 為 水 、 我 的 眼 為 淚 的 泉 源 、 我 好 為 我 百 姓 〔 原 文 作 民 女 七 節 同 〕 中 被 殺 的 人 、 晝 夜 哭 泣
Keşke başım bir pınar, Gözlerim bir gözyaşı kaynağı olsa! Halkımın öldürülenleri için Ağlasam gece gündüz!但 願 我 的 頭為 水 、 我 的 眼為淚 的 泉源 、 我 好為 我 百姓 〔 原文 作 民女 七節同 〕 中 被 殺 的 人 、 晝夜 哭泣
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.(101:10) Я ем пепел, как хлеб, и питье мое растворяю слезами,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.(102:10) Je mange la poussière au lieu de pain, Et je mêle des larmes à ma boisson,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Aku makan abu seperti roti, minumanku bercampur air mata
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Denn ich esse Asche wie Brot und mische meinen Trank mit Weinen
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Hela dagen smäda mig mina fiender; de som rasa mot mig förbanna med mitt namn.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Hele dagen spotter mine fiender mig; de som raser mot mig, sverger ved mig*. / {* JES 65, 15.}
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Kaiken päivää viholliseni minua häpäisevät; ne, jotka riehuvat minua vastaan, kiroavat minun nimeni kautta.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Kajti pepel jem kakor kruh in pijačo svojo mešam s solzami,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Každý deň ma hanobia moji nepriatelia; tí, ktorí bláznia oproti mne, posmešne prisahajú na mňa.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Každý den utrhají mi nepřátelé moji, a posměvači moji proklínají mnou.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.나는 재를 양식 같이 먹으며 나의 마심에는 눈물을 섞었사오니
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Mănînc ţărînă în loc de pîne, şi îmi amestec lacrămile cu băutura,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Minden napon gyaláznak engem ellenségeim, csúfolóim esküsznek én reám.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Nhơn vì sự nóng nả và cơn thạnh nộ của Chúa , Tôi đã ăn bụi tro khác_nào ăn bánh ,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Nhơn vì sự nóng nả và cơn thạnh nộ của Chúa, Tôi đã ăn bụi tro khác nào ăn bánh,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Pois tenho comido cinza como pão, e misturado com lágrimas a minha bebida,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Por eso he comido ceniza como pan, y mi bebida mezclo con llanto
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Przez cały dzień urągają mi nieprzyjaciele moi, a naśmiewcy moi przeklinają mię.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Thi Støv er mit daglige Brød, jeg blander min Drik med Tårer
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Tutto il giorno mi insultano i miei nemici, furenti imprecano contro il mio nome
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Διοτι εφαγον στακτην ως αρτον και συνεκερασα με δακρυα το ποτον μου,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Защото ядох пепел като хляб, И смесих питието си със сълзи,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.כי אפר כלחם אכלתי ושקוי בבכי מסכתי׃
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.اني قد اكلت الرماد مثل الخبز ومزجت شرابي بدموع
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.我 喫 過 爐 灰 、 如 同 喫 飯 . 我 所 喝 的 與 眼 淚 攙 雜
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.我 喫過爐 灰 、 如同 喫飯 . 我 所 喝 的 與眼 淚攙雜
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.A ona szedłszy, opowiedziała tym, co z nim bywali, którzy się smucili i płakali.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Ea s'a dus şi a dat de ştire celor ce fuseseră împreună cu El, cari plîngeau şi se tînguiau.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Ella fue y lo anunció a los que habían estado con él, que estaban tristes y lloraban
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Elle alla en porter la nouvelle à ceux qui avaient été avec lui, et qui s`affligeaient et pleuraient.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.elmenvén, megjelenté azoknak, a kik vele valának [és] keseregnek és sírnak vala.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Foi ela anunciá-lo aos que haviam andado com ele, os quais estavam tristes e chorando;
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Hon gick då och omtalade det för dem som hade följt med honom, och som nu sörjde och gräto.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Hun gik hen og forkyndte det for dem, der havde været med ham, og som sørgede og græd.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Hun gikk bort og fortalte det til dem som hadde vært med ham og nu sørget og gråt;
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.마리아가 가서 예수와 함께하던 사람들의 슬퍼하며 울고 있는 중에 이 일을 고하매
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Người đi đem tin cho những kẻ theo Ngài khi trước , và nay đang tang_chế khóc_lóc .
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Người đi đem tin cho những kẻ theo Ngài khi trước, và nay đang tang chế khóc lóc.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Ona odide in sporoči tem, ki so prej bili ž njim, ki so žalovali in jokali.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Ona pak šedši, zvěstovala těm, kteříž s ním bývali, lkajícím a plačícím.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Questa andò ad annunziarlo ai suoi seguaci che erano in lutto e in pianto
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Tá išla a zvestovala to tým, ktorí bývali s ním, žalostiacim a plačúcim.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Tämä meni ja vei sanan niille, jotka olivat olleet Jeesuksen kanssa ja jotka nyt murehtivat ja itkivät.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Und sie ging hin und verkündigte es denen, die mit ihm gewesen waren, die da Leid trugen und weinten.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Zij ging meteen naar Zijn discipelen, die nog steeds verdrietig en in tranen bij elkaar zaten.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Εκεινη υπηγε και απηγγειλε προς εκεινους, οιτινες ειχον σταθη μετ' αυτου, ενω επενθουν και εκλαιον.