gözlemci ile cümle

gözlemci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca, her iki ülke de, Avrupa Konseyi'nde gözlemci statüsüne sahiptirler.Daarnaast heeft de organisatie een waarnemersrol in de Raad van Europa.
Dördüncü bileşen (B) 1673 yılında çok sayıda gözlemci tarafından tanımlandı.Czwarty składnik (B) został zaobserwowany przez wielu obserwatorów w 1673 roku.
Daha sonra Luftstreitkräfte'ye aktarıldı ve bir hava gözlemci olarak eğitildi.Wkrótce został przeniesiony do Luftstreitkräfte i został przeszkolony na pilota obserwacyjnego.
Süperpozisyon durumu bir 'gözlemci' (dedektör) ile etkileşim içine girilinceye kadar devam eder.Zjawisko to trwa tak długo, dopóki „obserwator” (detektor) nie wejdzie w interakcję z nim.
Sonra Avrupa Birliği Konseyi'nde Gözlemci olarak görev yaptı (2003-2004).Była obserwatorem w Parlamencie Europejskim (2003–2004).
Gözlemci için bu yerler ulaşılmazdır.Teren nie jest dostępny dla zwiedzających.
Anayasanın gözlemcisi ve insan hak ve özgürlüklerinin garantörüdür.Prezydent uznawany jest za głowę państwa i gwaranta konstytucji oraz wolności i praw człowieka i obywatela.
Gözlemci, bir CCD kamera ile değiştirilir.Rezultat nagrano kamerą CCD.
Gözlemcileri Google'ın bu son hamlesinin sosyal ağ devi Facebook'a meydan okuma olarak ilan ettiler.Obserwatorzy ogłosili ten krok jako najnowszą próbę Google rzucenia wyzwania gigantowi, portalowi Facebook.
Diğer ülkeler gözlemci statüsü elde edebilirler.Państwa trzecie mogą być przyjmowane jako obserwatorzy.
Bu kilise topluluğunun Dünya Kiliseler Konseyi'nde gözlemci statüsü vardır.MCC posiada status obserwatora w Światowej Radzie Kościołów.
Zenit uzaklığı, gözlemcinin tam tepesindeki noktadan cismin açısal uzaklığıdır.Zenit – punkt na niebie dokładnie ponad pozycją obserwatora.
Gözlemcilerin oy sayımı sürecini takibine izin verilmemişti.Komitet Wyborczy nie uzyskał wymaganej liczby głosów.
Ana dizi yıldızının gözlemci tarafından görülebilen kısmına ışıkyuvar (fotosfer) denir.Część gwiazdy widoczną dla obserwatora nazywa się fotosferą.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Również zagraniczni obserwatorzy w swoim raporcie nie uznali wyborów za wolne i sprawiedliwe.
Örneğin, gözlemciye olduğundan daha yakın görünebilir.Jest ona prawie niewidoczna dla obserwatora z poziomu ulicy.
2003 yılında Avrupa Parlamentosuna (AP) gözlemci olarak adaylığı ileri sürülmüştür.W 2003 Izba Reprezentantów mianowała ją obserwatorem przy Parlamencie Europejskim.
Görünen güneş Dünya üzerindeki gözlemciler tarafından görüldüğü kadarıyla doğrudur.Było widoczne dla obserwatorów na Ziemi.
Şu an için Birliğin yirmi iki gözlemci üyesi bulunmaktadır.Obecnie do organizacji należą dwadzieścia dwa państwa.
Gürcistan ise gözlemci olarak iştirak etti.Tenisem zajęła się jako komentatorka.
DTP, Sosyalist Enternasyonal'da ve Avrupa Sosyalist Partisi'nde gözlemci statüsünde idi.Ma status obserwatora w Międzynarodówce Socjalistycznej.
Şekil 2, bir gözlemci tarafından görülenleri ifade etmektedir.Rysunek 2 przedstawia tę samą sytuację ale z perspektywy obserwatora.
Bu toplamın çoğunun dış gözlemciler tarafından başarısız olduğuna inanılıyor.Większość z nich jest niedostępna dla zwiedzających.
Ülkenin Dünya Ticaret Örgütü'nde gözlemci statüsü ile üyeliği mevcuttur.Azerbejdżan posiada również status obserwatora w Światowej Organizacji Handlu.
Marcello Lippi'nin gözlemciliğini yaptı.Trenerem został Marcello Lippi.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Utländska observatörer godkände valet som fritt och rättvist.
Gözlemcileri Google'ın bu son hamlesinin sosyal ağ devi Facebook'a meydan okuma olarak ilan ettiler.Observatörer kallade det Googles senaste försök att utmana den sociala nätverksjätten Facebook.
Fizik kanunları bir diğerine göre tek biçimli bir hareketle tüm gözlemciler için aynıdır.De fysikaliska lagarna är desamma för alla observatörer.
Genellikle gözlemcinin normale yakın durumdan baktığı ele alınır.Han göra nästan allting tvärtom mot vad som anses normalt.
Bu bebek evrendeki gözlemciler için ana evren sadece beyaz bir delik olarak görünür.För observatörer i det nya universumet förefaller moderuniversumet att vara det enda vita hålet.
Özel görelilikte ayrım bazen bir gözlemci ve bir çerçeve arasında yapılır.I speciella relativitetsteorin görs ibland skillnad mellan en observatör och en referensram .
Teknik gözlemci sayı ve saat görevlilerinin arasında oturacaktır.På Mac-tangentbord sitter Alt-tangenten mellan kommandotangenterna och kontrolltangenterna.
Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler Kalkınma Grubu'nun da gözlemcisidir.Den Islamska utvecklingsbanken agerar även som observatör åt Förenta nationerna (FN).
Türkiye dâimi gözlemci statüsündedir.Samerna i Ryssland har observatörsstatus.
Gözlemci için bu yerler ulaşılmazdır.Platsen är inte öppen för besökare.
Gözlemcilerin Genel Kurul'da konuşma hakları varsa da önergelerde oy verme hakları yoktur.Observatörer har yttrande- och förslagsrätt, men saknar rösträtt.
İkincisi, ışık hızının her gözlemci için aynı olduğu kuralıdır.Teorin postulerar att ljusets hastighet i vakuum är lika för alla observatörer.
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.Valet kritiserades dock av internationella valobservatörer.
Gözlemcilerin oy sayımı sürecini takibine izin verilmemişti.Man hade inte låtit beställa några valsedlar från valmyndigheten.
Gözlemci olduktan sonra ne zaman isterlerse tam üyelik için başvurabilirler.De kan vid behov erbjuda allt gästerna själva vill.
Dördüncü bileşen (B) 1673 yılında çok sayıda gözlemci tarafından tanımlandı.Про існування четвертої компоненти (B) було повідомлено відразу кількома спостерігачами у 1673 році.
Diğer ülkeler gözlemci statüsü elde edebilirler.Інші держави мають статус спостерігача.
Daha önceki gözlemciler Pleiades için 6-7 yıldız kaydederken , Galileo yaklaşık 50 tane bulmuştur.В той час як його попередники розрізняли в Плеядах 6—7 зір, Галілей виявив майже 50.
Bu çalışmalar özellikle kuş gözlemciliğine olanak sağlamıştır.Мабуть, саме тому вони привертають увагу птахів.
Gözlemci için bu yerler ulaşılmazdır.До сторожової служби вони не придатні.
Arap Ligi 2008 yılında görüşmelerde bulundu ve gözlemci olarak bir role sahip olma arzusunu dile getirdi.В 2008 р. Росія заявила про готовність стати постійним спостерігачем.
Luhmann gözlemciyi gerçekliğin entegral bir parçası olarak sisteme dâhil etmektedir.Вільгельм Стейніц розглядав атаку як засіб реалізації досягнутої переваги.
Avrupalı ​​gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Спостерігачі від Євросоюзу суттєвих порушень на виборах не виявили.
Anayasanın gözlemcisi ve insan hak ve özgürlüklerinin garantörüdür.Президент країни — гарант Конституції, прав і волі людини й громадянина.
Görünen güneş Dünya üzerindeki gözlemciler tarafından görüldüğü kadarıyla doğrudur.Це всього-лиш оптична ілюзія, яку спостерігають із Землі.
Yine de, bazı amatör gözlemciler yakın ve parlak açık küme NGC 752 tarafından yanıltılabilirler.Можливо, саме він згрупував її разом із розсіяним скупченням NGC 752.
Örneğin, gözlemciye olduğundan daha yakın görünebilir.Це тому, що поїзд розташований щодо спостерігача ближче ніж літак.
Genellikle gözlemcinin normale yakın durumdan baktığı ele alınır.На практиці, зазвичай беруть до уваги такі спостереження.
Gürcistan ise gözlemci olarak iştirak etti.Снядецький проявив себе як старанний спостерігач.
Die Wacht am Rhein ("Ren'in gözlemcisi"), Alman halk müziği.Розмову перериває виконання пісні «Die Wacht am Rhein» групою німецьких офіцерів.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Вибори було визнано міжнародними спостерігачами як вільні й демократичні.
Gözlemciler İSİPAB konferanslarına katılabilir, görüş bildirebilir ancak oylamaya katılamazlar.Спостерігачі можуть відвідувати засідання і брати участь в дебатах, але у них немає права голосу.
Bu bebek evrendeki gözlemciler için ana evren sadece beyaz bir delik olarak görünür.Pro pozorovatele v původním vesmíru poté vypadá jako bílá díra.
İkincisi, ışık hızının her gözlemci için aynı olduğu kuralıdır.Druhým byl princip, že rychlost světla je stejná pro všechny pozorovatele.
Genellikle bir gözlemcisi bulunur.Většinou se ale jedná o pozorování.

İlgili Sayfalar