gözlemci ile cümle

gözlemci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gözlemcilerin Genel Kurul'da konuşma hakları varsa da önergelerde oy verme hakları yoktur.Ведь вице-президент даже не имеет права голоса в Сенате.
Yani bir tür "gözlemci"dirler.Своеобразный «режим наблюдения».
Doğu Timor ve Papua Yeni Gine'ye gözlemci statüsü verilmiştir.На данный момент статус наблюдателя имеют Папуа — Новая Гвинея и Восточный Тимор.
Bazen hareket durumu, gözlemci çerçevesinin dönencesi olarak vurgulanmıştır.Иногда сцены показываются с точки зрения погонщика дилижанса.
Bu vektörler de c hızından yüksek hızlardaki gözlemcileri betimler.Это означает, что оба наблюдателя измеряют одну и ту же скорость c для обоих фотонов.
2016 itibarıyla bazı gözlemciler şüpheci olmaya devam ediyor.واعتبارا من عام 2016، لا يزال بعض المراقبين متشككين.
Gözlemcilerden birinin diğerinden daha yukarıda olduğunu varsayalım.بفرض أحد المراقبين أعلى من الآخر.
Uluslararası ve yerel gözlemciler seçimi özgür, adil ve güvenilir olarak değerlendirdi.أعلن المراقبون الدوليون والمحليون أن الانتخابات حرة ونزيهة وذات مصداقية.
Burası kuş gözlemcileri ve yaban hayat tutkunları için bir cennettir.كما تعد جنة لمراقبي الطيور وعاشقي البرية.
Böylece, zaman çekim alanındaki düşük gözlemci için daha yavaş çalışır.وبالتالي، يمر الوقت بشكل أبطأ للمراقبين الأخفض في حقل للجاذبية.
Dünyadaki bir gözlemci için, gökyüzü cisimleri dünya çevresinde 1 turunu 1 günde tamamlar.بالنسبة إلى راصد مرتبط بكوكب الأرض، تكمل الأجرام في السماء دورة كاملة حول الأرض في يوم واحد.
Gözlemcileri Google'ın bu son hamlesinin sosyal ağ devi Facebook'a meydan okuma olarak ilan ettiler.وصرح المراقبون بأن Google+ تعد أحدث محاولة لشركة Google لتحدي موقع التواصل الاجتماعي العملاق الفيسبوك.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.والنَّقيب: العَريفُ، وهو شاهدُ القوم وضَمِينُهم؛ ونَقَبَ عليهم يَنْقُبُ نِقابةً: عَرَف.
Brown gözlemcilere ve onun anti-çekim etkilerini gösteren deneylerini izleyen medyaya iddialarda bulundu.وتقدم براون إلى المراقبين وفي وسائل الإعلام مدعيا أن تجاربه كانت تظهر آثارا مضادة للجاذبية.
Görevde gözlemci, kişiden her yüzün ismini söylemesini ister.تنطوي مهمة الفاحص أن يسأل الفرد بتسمية كل وجه.
Fransa ve Hollanda'da, veba doktorları genellikle tıp eğitiminden yoksundu ve "gözlemci" olarak atanırdı.غالباً ما كان أطباء الطاعون يفتقرون إلى التدريب الطبي وكان يشار إليهم في فرنسا وهولندا بلقب "المجربون".
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.بيد أن المراقبين وجدوا أرضاً خطرة مليئة بالأسود وغيرها من المخلوقات.
Alternatif olarak, biz ilk arabada bulunan gözlemci çerçevesi S′ yü seçebiliriz.حيث يستطيع معرفة نوع أي سيارة من النظرة الأولى..
Diğer gözlemciler gibi Ali bin Rıdvan da bu yeni yıldızı güney ufuk noktasının aşağısında olarak kaydetti.وكغيره من الفلكيين، أشار علي بن رضوان بأن النجم الجديد منخفضا في الأفق الجنوبي.
"IOK", gözlemcilerinin isimlerinin baş harflerinden oluşmuştur (Iye, Ota, ve Kashikawa).يرجع أسم المجرة IOK-1 إلى اسم مكتشفها باختيار أول الحروف من اسمه Iye وOta وKashikawa.
IHO, Birleşmiş Milletler'de gözlemci statüsüne sahiptir.حصلت منظمة التحرير الفلسطينية على مقعد مراقب في الأمم المتحدة.
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.كما لجأ بعض المرشحين لرشوة السلطات لتأمين انتخابهم.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.من ناحيةٍ أخرى، طالب النشطاء بالإقتراع العام و العادل.
Gözlemci soldan tek bir ışığın yandığını ve sönmeden önce sağa gittiğini söyledi.يلزم لف المصباح من اليمين إلى اليسار حتى يولج في الدواية.
Üyeleri hem ulusal medya hem de uluslararası siyaset gözlemcileri tarafından yakından izlenmektedir.Seus membros são acompanhadas de perto pela imprensa nacional, bem como os observadores políticos no exterior.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.No entanto, os observadores encontraram um terreno perigoso, repleto de leões e outras criaturas.
Bu yüzeyin içinde, hiçbir gözlemci / parçacık sabit yarıçaplı kendini muhafaza edebilir.Nesta superfície, nenhum observador ou partícula pode manter-se num raio constante.
UEFA Teknik Gözlemcileri tarafından turnuvanın en iyi 11'i seçilmiştir.Fez parte do melhor 11 do torneio, escolhido por técnicos da UEFA.
1936 yılında Kiev Manevraları sırasında askeri gözlemcilere yüzlerce BT tankının geçişi gösterilmiştir.Em Kiev, em 1936, observadores militares estrangeiros testemunharam centenas de tanques da BT em desfile.
Anayasanın gözlemcisi ve insan hak ve özgürlüklerinin garantörüdür.O Presidente é o guardião da Constituição e dos direitos civis e liberdades da cidadania russa.
ABD ise pakta gözlemci üye olarak katıldı.A Comissão Europeia participa como membro-observador.
Daha sonra Luftstreitkräfte'ye aktarıldı ve bir hava gözlemci olarak eğitildi.Mais tarde, ele entrou na Força Aérea e foi treinado como um técnico em radares.
Burada lazerin mucidi olan Gordon Gould'un doktora programının gözlemcisi olarak da çalışmıştır.Durante seu mandato na Columbia, foi o orientador de doutorado de Gordon Gould, o inventor do laser.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Observadores independentes internacionais reportaram que as eleições decorreram de forma livre e justa.
Hamburg'da gözlemci olarak çalışmaktadır.Ele trabalhava parcialmente como assistente de comerciante em Hamburgo.
Ekvator'a yakın yerlerde bir gözlemci Ay'ı sandal gibi görebilir.Podemos aproximar o movimento da lua como um MCU, por exemplo.
Bu arada kütüphane, Çinli bir gözlemci için doğru bir iletişim kaynağıdır.Ele também mostrou ao bibliotecário a maneira correta de segurar um livro chinês.
Dini Siyonizm, Siyonizm ve gözlemci Yahudiliği birleştiren bir ideolojidir.O sionismo religioso é uma ideologia que combina o sionismo e o judaísmo observante.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Há, no entanto, um posto de observação para observação de pássaros.
Bu yüzden daima bir gözlemci onunla hareket etmek üzere yerleştirilebilir.A partir de então um policial fica a disposição deles para vigia-la.
Bir ABD gözlemcisine göre, sarayın bombalanması, "Diệm'e karşı geniş çaplı entrikaları" teşvik etti.Volgens een Amerikaanse waarnemer leidde het paleisbombardement tot "grootschaliger weerstand tegen Diệm".
Yaygın olarak E. E. Barnard ismiyle, yetenekli bir astromomi gözlemcisi olarak tanındı.Hij was algemeen bekend als E. E. Barnard, en werd gezien als een begaafd waarnemer.
Bu çeşitlemede 40 denekten sadece 3'ü gözlemcinin emirlerine karşı geldi.In deze variatie demonstreerden slechts drie van 40 tegen de gang van zaken.
Uluslararası Ödeme Bankası, Avrupa Birliği Komisyonu, IMF ve OECD, G-10 grubunun gözlemcileridir.De BIB, de Europese Commissie, het IMF en de OESO zijn waarnemers bij de groep.
Marcello Lippi'nin gözlemciliğini yaptı.Hij volgde daarmee Marcello Lippi op.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Volgens de buitenlandse waarnemers zijn de verkiezingen vrij en eerlijk verlopen.
Bu kilise topluluğunun Dünya Kiliseler Konseyi'nde gözlemci statüsü vardır.Het kerkgenootschap heeft de officiële status van waarnemer bij de Wereldraad van Kerken.
ABD de gözlemci gönderdi.De overige geallieerde landen stuurden waarnemers.
Gözlemci için bu yerler ulaşılmazdır.Deze site is niet toegankelijk voor bezoekers.
Örneğin, gözlemciye olduğundan daha yakın görünebilir.Voor de toeschouwer oogt hij erg dichtbij.
Bu gözlemi yapana gözlemci denir.Dit noemt men waarnemingshorizon.
Genellikle bir gözlemcisi bulunur.Doorgaans is er een commentator ter plaatse.
Türkiye dâimi gözlemci statüsündedir.Griekenland zit in de wachtkamer.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Voor vogelliefhebbers is er een observatiehut gebouwd.
İlk olarak, asıl karşılaşmada, gözlemci odaklanmak için bir uyarıcı seçer.Maar daarvoor moeten ze eerst door een auditieronde...
Hamburg'da gözlemci olarak çalışmaktadır.Gelijktijdig werkte hij als Staatsrad in Hamburg.
Görevde gözlemci, kişiden her yüzün ismini söylemesini ister.Bij elke oefening wordt de persoon gevraagd een beeld op te roepen.
Letonya: Ülke 2012 yılından bu yana gözlemci üye devlet konumundadır.De zetelverdeling binnen de Staatsraad is sinds 2012:
Gözlemci yatay teli ve onun yansımasını görür ve bunları kesiştirmek için hareket ettirir.Ze controleert haar lippenstift en kapsel en bereidt zich klaarblijkelijk voor om uit te gaan.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.Hierdoor wordt hij gezien als de ontdekker ervan.

İlgili Sayfalar