gözlemci ile cümle
gözlemci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
IHO, Birleşmiş Milletler'de gözlemci statüsüne sahiptir.Le CICR dispose d'un statut d'observateur à l'ONU.
Diğer ülkeler gözlemci statüsü elde edebilirler.Otros países pueden obtener el estatuto de observador.
Bir gözlem, gözlemciye(lere) bağlı olarak bulgu veya belirti ya da her ikisi olabilir.Falta de uno o de los dos testigos.
Gözlemcilerden birinin diğerinden daha yukarıda olduğunu varsayalım.Asumamos ahora que un observador está "más arriba" que el otro.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Los observadores extranjeros dijeron que la votación fue libre y justa.
Hızlanan bir roket gemide iki gözlemci düşünün.Consideremos dos observadores a bordo de una nave espacial con movimiento acelerado.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.Convirtiéndose así en su aprendiz (Al Sah Him).
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.Sin embargo los observadores internacionales dieron el visto bueno a las elecciones.
Gözlemci, Thaos'u ininde öldürür.El vigilante finalmente mata a Thaos en su guarida.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Construcción de caminos de acceso al observatorio de aves.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.Sin embargo, los observadores encontraron una tierra peligrosa llena de leones y otras criaturas.
Avrupalı gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Pero los observadores internacionales informaron de varias irregularidades en ambas elecciones.
Örneğin, gözlemciye olduğundan daha yakın görünebilir.Adicionalmente, la forma ilusoria parece estar más cerca para el observador que los inductores.
Bu çalışmalar özellikle kuş gözlemciliğine olanak sağlamıştır.Además, está especialmente habilitado para la observación de aves.
Böylece, zaman çekim alanındaki düşük gözlemci için daha yavaş çalışır.Es decir, el tiempo corre más lento para los observadores que están más abajo en un campo gravitatorio.
Gözlemci üye olan Avustralya'nın katılımına EBU tarafından karar verilecektir.La cadena pública australiana SBS es la encargada de la participación de Australia en Eurovisión.
Uluslararası ve yerel gözlemciler seçimi özgür, adil ve güvenilir olarak değerlendirdi.Los observadores internacionales calificaron la elección como libre, transparente, confiable y creíble.
1999-2000 sezonunda San Antonio Spurs takımında gözlemcilik yaptı.En la temporada 2004/2005 jugaron para el equipo San Antonio Spurs.
Kraliçe, tüm gözlemcilerin tanıdığı bir takımyıldızdır.El Sujeto conoce a todos sus observadores.
Gözlemcilerin yeşil çerçeveden çok yeşil parlamayı gözlemlemeleri daha olasıdır.Los visitantes pueden ver una ciudad sorprendentemente verde.
Bu yüzden daima bir gözlemci onunla hareket etmek üzere yerleştirilebilir.Por lo que siempre se le ha otorgado también la función de acompañar al capitán.
Dolayısıyla, gözlemlenebilir evren, gözlemcisini merkeze alan, küresel bir hacme sahiptir.Todos los observadores deben ser una parte del universo que están observando.
Ayrıca EHF gözlemciliği de yapmıştır.A su vez, también lo hizo el PRT-IR.
Bu, uyanma görüleri ve uyuyamama hastalığı ile Gözlemci'yi lanetler.Esto maldice al vigía con visiones de vigilia y una incapacidad para conciliar el sueño.
ABD ise pakta gözlemci üye olarak katıldı.Estados Unidos ha solicitado la condición de socio de diálogo.
IHRA’nın toplam 31 ülke üyesi, 1 irtibat ülkesi üyesi ve 10 gözlemci ülke üyesi vardır .L'IHRA ha 31 paesi membri, un paese di collegamento e dieci paesi osservatori.
Sonra Avrupa Birliği Konseyi'nde Gözlemci olarak görev yaptı (2003-2004).Fu in seguito osservatore presso il Consiglio dell'Unione europea (2003—2004).
Bu yüzeyin içinde, hiçbir gözlemci / parçacık sabit yarıçaplı kendini muhafaza edebilir.Dentro questa superficie, nessun osservatore/particella può mantenersi a un raggio costante.
Bununla birlikte eski gözlemcilerin hepsi de Sirius’u kızıl olarak biliyorlardı denilemez.Tuttavia, non tutti gli antichi osservatori riportano che Sirio fosse una stella rossa.
1936 yılında Kiev Manevraları sırasında askeri gözlemcilere yüzlerce BT tankının geçişi gösterilmiştir.Nelle manovre di Kiev del 1936 vennero mostrati agli osservatori militari stranieri centinaia di BT in parata.
Amatör teleskoplarla kolayca gözlenebilir ve çoğu gözlemciye mavi yeşil görünür.Può essere facilmente osservata con telescopi amatoriali, apparendo di colore verde-bluasto all'osservatore.
Yaygın olarak E. E. Barnard ismiyle, yetenekli bir astromomi gözlemcisi olarak tanındı.Riportato spesso come E. E. Barnard, è considerato uno dei più dotati astronomi d'osservazione.
Bu vaka, kaynak, lens ve gözlemcinin bir araya gelmesi ile oluşur.Questo si verifica quando la sorgente, la lente e l'osservatore sono allineati.
Gürcistan ise gözlemci olarak iştirak etti.Il gastaldo assisteva come garante.
Gözlemci statüsü bir Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önergesiyle verilir.Lo status di osservatore è garantito da una risoluzione dell'Assemblea generale delle Nazioni Unite.
Gözlemcilerin oy sayımı sürecini takibine izin verilmemişti.Agli osservatori internazionali non è stato permesso di osservare il voto.
Opochtli: Balıkçılık, avcılık ve kuş gözlemciliği tanrısı.Opochtli - dio della caccia e della pesca.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Le elezioni sono state considerate libere e giuste dalle organizzazioni internazionali.
ABD ise pakta gözlemci üye olarak katıldı.Alla conferenza parteciparono come osservatori gli Stati Uniti.
Die Wacht am Rhein ("Ren'in gözlemcisi"), Alman halk müziği.Die Wacht am Rhein (La Guardia al Reno) è una celebre canzone patriottica tedesca.
Amancio burada Real Madrid gibi büyük takımların gözlemcilerinin dikkatini çekti.Marcos iniziò a giocare nelle giovanili del Real Madrid.
Genellikle gözlemcinin normale yakın durumdan baktığı ele alınır.Arci è tradizionalmente considerata vicina alla sinistra.
Dördüncü bileşen (B) 1673 yılında çok sayıda gözlemci tarafından tanımlandı.О существовании четвёртой компоненты (B) было сообщено сразу несколькими наблюдателями в 1673 году.
Diğer ülkeler gözlemci statüsü elde edebilirler.Другие страны могут получить статус наблюдателя.
Ancak orada girdide hareket yoktur; o gözlemcinin kafasında yer alan bir edimdir.Глаза не видят Его посредством зрения, но сердца видят Его через истины веры (хака‘ик аль-иман).
Daha önceki gözlemciler Pleiades için 6-7 yıldız kaydederken , Galileo yaklaşık 50 tane bulmuştur.В то время как его предшественники различали в Плеядах 6—7 звёзд, Галилей обнаружил почти 50.
İkincisi, ışık hızının her gözlemci için aynı olduğu kuralıdır.Второй постулат: скорость света является одинаковой для каждого наблюдателя.
2003 yılında Avrupa Parlamentosuna (AP) gözlemci olarak adaylığı ileri sürülmüştür.В 2003-ем г. она была назначена на пост наблюдателя в Европейском Парламенте (ЕП).
Bu kilise topluluğunun Dünya Kiliseler Konseyi'nde gözlemci statüsü vardır.Имеет статус наблюдателя во Всемирном совете церквей.
Gözlemcilerin oy sayımı sürecini takibine izin verilmemişti.Контроль за волеизъявлением голосующих не допускается.
Ayrıca herhangi bir özel gözlemciye atfedilen hareketin özel olarak seçilmiş bir durumu yoktur.Кроме индивидуальной прошивки контроллера какая-либо прочая форсировка отсутствует.
Izgara değişmedi , ancak gözlemci için ' görünümü ' vardır.Конечно, нет никаких «законов» — есть только позиция наблюдателя.
Hamburg'da gözlemci olarak çalışmaktadır.Затем работает учителем в Гамбурге.
Öte yandan, tren dışındaki bir gözlemci için durum farklıdır.Тем не менее, они будут полностью неотличимы для наблюдателя вне горизонта событий.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Для наблюдения за птицами сделана специальная палуба.
Gözlemci statüsü bir Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önergesiyle verilir.Статус наблюдателя Генеральной Ассамблеи ООН присваивается резолюцией Генеральной Ассамблеи.
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.Перед выборами миссии международных организаций выступили с промежуточными очтётами о предвыборной ситуации.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.Он же Тлоке Науаке (см. ниже) Тласолтеотль (аст.
Görevde gözlemci, kişiden her yüzün ismini söylemesini ister.Показывается взгляд изнутри, когда каждый человек рассказывает о личном.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Выборы были признаны международными наблюдателями как свободные и демократические.