Önceden İthillien'de adamlarıyla gözcülük yapmaktaydı.Voordien speelde hij bij Trogir.
Ayrıca 31 Mayıs 1943 yılında bir de gözcü balonu düşürmüştür.Zestrzeliła ponadto balon obserwacyjny (31 maja 1943).
Gözcü Robert Knepper ....Nowa rola Roberta Kneppera.
Yehova'nın Şahitleri Gözcü Kulesi ^ Yehova’nın Şahitleri Kimlerdir?W co wierzą Świadkowie Jehowy?, Watchtower .
Meçhul Asker Anıtı'nın önünde gözcü değişimi.Zmiany w radzie nadzorczej Małpki SA.
Kemah Gözcübaba Kulesi ve Tünel.Na osi fasady wieża z dzwonnicą i zegarem.
Ayrıca 31 Mayıs 1943 yılında bir de gözcü balonu düşürmüştür.Även en tysk observationsballong blev offer för hennes kulor 31 maj 1943.
Korsan gemisine gözcülük yapıyor.Pirater färdas med sitt skepp.
Kemah Gözcübaba Kulesi ve Tünel.Det centrala tornet med klocka och takkupol.
Gözcü gazetesi ^Tidningen Monitor.
Duran Demirkıran sokakta gözcü olarak bırakılır.Його відправляють патрулювати Тиху вулицю.
Ayrıca Gece Gözcüleri'nin Yoren'inden karısı Catelyn'in Tyrion Lannister'ı kaçırdığını öğrenir.Від брата Нічної Варти дізнається, що Кетлін викрадає Тиріона Ланністера.
Amon Sûl Kulesi, Fırtınabaşı tepesinde inşa edilmiş bir gözcü kulesidir.Вежа Амон-Сул була сторожовою вежою на горі Вітровій.
August (Peter Woodward) bir tür gözcüdür.Brian Godding (* 19. srpna 1945) je velšský kytarista.
Önceden İthillien'de adamlarıyla gözcülük yapmaktaydı.Odinioară era locuit de oameni liberi (moșneni).
Martin East, Reginald Lee rolünde: Gözcü yerindeki diğer görevli.Martin East în rolul lui Reginald Lee: Celălalt gabier din cuibul vulturului.
Scott G. Anderson, Frederick Fleet rolünde: Buzdağını gören gözcü.Scott G. Anderson în rolul lui Frederick Fleet: Gabierul care a observat aisbergul.
Scott G. Anderson, Frederick Fleet rolünde: Buzdağını gören gözcü.Frederick Fleet (Scott G. Anderson): Az őrszem, aki észrevette a jéghegyet.
Gözcü Robert Knepper ....CRT:n operaattori Robert Clotworthy ...
Osmanlı gözcü postaları sesleri duymuş ve silah kullanmıştır.Mies näki kirkkaanpunaisen valon, kuuli laukauksia ja pakeni.
Scott G. Anderson, Frederick Fleet rolünde: Buzdağını gören gözcü.Σκοτ Άντερσον ως Φρέντερικ Φλιτ: ο άνθρωπος που είδε πρώτος το παγόβουνο.
Gözcü gazetesi ^Εφημερίδα Παρατηρητής.
Salyer: Gözcülerden biri.Θεσσαλονίκη: Παρατηρητής.
Yehova'nın Şahitleri Gözcü Kulesi ^ Yehova’nın Şahitleri Kimlerdir?Hvad er Jehovas Vidners Styrende Råd?
Gözcü Kulesi'nin amacı Tanrı Yehova'yı evrenin egemeni olarak yüceltmektir.Vagttårnet siger om sit formål "Vagttårnets formål er at ophøje Jehova Gud som universets suveræne Herre.
Gözcüler (Watchmen), Alan Moore, Dave Gibbons tarafından yaratılmış 12 sayılık bir çizgi romandır.Vogterne (en: Watchmen) er en grafisk roman af Alan Moore og Dave Gibbons udgivet af DC Comics.
Kıyıdaki Deniz Gözcüsü'nün kumandanı.Svarer til kommandørkaptajn i Søværnet.
Cohors speculatorum (LA): Marcus Antonius'un gözcülerden müteşekkil muhafız birliği.Cohors speculatorum (LA): vaktstyrken Markus Antonius bestående av speidere.
Önceden İthillien'de adamlarıyla gözcülük yapmaktaydı.Hans tidligere besittelser ble fordelt blant seierherrene.
Gözcü'nün yeni bir modeli halen tasarlanmaktadır.Deretter beregnes den nye modellens determinasjonskoeffisient.
Gözcüler (Watchmen), Alan Moore, Dave Gibbons tarafından yaratılmış 12 sayılık bir çizgi romandır.Watchmen er en tegneserie skrevet av Alan Moore og tegnet av Dave Gibbons.
Bu sözcükler "Donanma" veya "Donanmaya gözcülük eden kimse" anlamına gelmektedir.Betegnelsen på japansk betyr «vokterskip» eller «fartøy for vakter».
Yehova'nın Şahitleri Gözcü Kulesi ^ Yehova’nın Şahitleri Kimlerdir?"Haruskah Anda Percaya pada Saksi-saksi Yehuwa?"
Martin East, Reginald Lee rolünde: Gözcü yerindeki diğer görevli.Martin East trong vai Reginald Lee: Người gác còn lại trên đài quan sát.
Scott G. Anderson, Frederick Fleet rolünde: Buzdağını gören gözcü.Scott G. Anderson trong vai Frederick Fleet: Người gác đã phát hiện ra khối băng.
Cohors speculatorum (LA): Marcus Antonius'un gözcülerden müteşekkil muhafız birliği.Cohors speculatorum (LA): Đơn vị vệ binh của tướng Mark Antony bao gồm toàn trinh sát.
Cohortes vigilum, "gözcü"; başkentin itfaiye teşkilatı ile bağlantılı polis gücü.Các Cohors vigilum là đơn vị cảnh binh kiêm cứu hỏa của Thủ đô.
Scott G. Anderson, Frederick Fleet rolünde: Buzdağını gören gözcü.フレデリック・フリート Frederick Fleet 演 - スコット・G・アンダーソン 氷山を発見した見張り番。
Gığılı gözünü kapar ve haberci de onun etrafa bakınmamasına gözcülük eder.酒保簡直不明所意,只管瞪眼望著他。
Yani her gözcük bir gözün bütün özelliklerine sahiptir.不知道為什麼各國都願意對他睜一隻眼閉一隻眼。
Suyun kente güvenli biçimde girebilmesi için, tam giriş noktasına bir gözcü kulesi bulunuyordu.해변가를 볼 수 있는 고지를 재빠르게 포위하기 위해 상륙 지역의 중앙에 대규모 강하부대 투입 또한 계획되고 있었다.
Yani her gözcük bir gözün bütün özelliklerine sahiptir.כי היא גלויה לכל בעלי עיניים.
Gece Gözcüleri’ne katılmış, Lord Kumandan rütbesine yükselmiştir.הצטרף מסיבה לא ברורה למשמר הלילה, וטיפס בסולם המשמר במהרה עד שהפך ללורד המפקד שלו.
Bir praefectus vigilum ya da "Gözcü Prefect'i", Roma'nın yangın ve polis ekiplerinde görevlendirilmiştir.Praefectus vigilum Комендант на Vigiles Urbani – нощна стража, играеща роля и на пожарна в Рим.
Yani her gözcük bir gözün bütün özelliklerine sahiptir.Každý hráč musí mať špeciálne krytie očí.
Cohors speculatorum (LA): Marcus Antonius'un gözcülerden müteşekkil muhafız birliği.Cohors speculatorum – taip buvo vadinamas asmeninis Marko Antonijaus sargybos dalinys, sudarytas iš žvalgų.
Uçağın gözcü subayı da deniz Önyüzbaşı Schneider idi.Laeva kapten oli I. Schneider.
Yani her gözcük bir gözün bütün özelliklerine sahiptir.Selle tõttu näeb iga objekti vähemalt üks silm.
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.하지만 잘 훈련된 거짓말 색출가는 가짜 미소를 1마일 밖에서도 찾아낼 수 있습니다
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.1キロ先からでも見抜くことができます どちらが偽の笑いかわかりますか?
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.Ale člověk trénovaný v odhalování lží dokáže rozeznat falešný úsměv na míle daleko.
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.Dar cineva instruit poate detecta un zâmbet fals de la un kilometru.
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.De egy képzett hazugságfigyelő már kilométerekről észrevesz egy hamis mosolyt.
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.Jednak wprawny obserwator rozpozna fałszywy uśmiech na kilometr
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.Maar een getrainde leugenspotter bemerkt een valse glimlach direct.
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.Mais un traqueur de mensonges peut repérer un sourire faux à un kilomètre.
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.Mas um apanhador de mentiras experiente consegue detectar um sorriso falso a um quilómetro de distância.
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.Ma uno smascheratore esperto può individuare un sorriso falso a un miglio di distanza.
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.Men en der er trænet i at spotte løgne, kan spotte et falsk smil på en kilometers afstand.
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.Men en vältränad lögnletare ser ett låtsasleende på långt håll.