gözükmek ile cümle
gözükmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bob Vila, Gregory Sierra ve Martin Sheen kameo rollerde gözükmektedir.Cameorooleissa nähdään muun muassa Bob Vila, Gregory Sierra ja Martin Sheen. lähde?
Fandango pembesi sağ tarafta gözükmektedir.DeAngelo laukoo oikealta.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Τις φυσιογνωστικές έρευνες τις θεωρούσε άσκοπες και ανωφελείς.
Carrie çok mutlu gözükmektedir.Η Καρολίνα θρηνήθηκε πάρα πολύ.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Σταδιακά το τμήμα έπεσε σε αδράνεια και σήμερα παραμένει ανενεργό.
Dizinin ilk bölümlerinde Mr. Bennet'in yardımcısı olarak gözükmektedir.Συμμετέχει στην πρώτη κατηγορία της χώρας, την Benin Premier League.
Clint Eastwood başrol olarak her üç filmde de gözükmektedir.Clint Eastwood spiller rollen som Callahan i alle fem film.
Bu tarih dönemi bir tartışma kaynağıdır ve bu konuda tartışmalar yıllarca sürecek gibi gözükmektedir.Dette tidsspekteret er en betydelig kilde til debatt og vil trolig fortsatt være det i årene som kommer.
Filmde Wesley Snipes ambulans şoförü rolünde gözükmektedir.Denne filmen regnes som Wesley Snipes gjennombrudd som skuespiller.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Dette slo aldri til og stasjonen fremstår den dag i dag som litt usentral.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Namun aksi ini hanya ditampilkan dalam beberapa episode saja.
Carrie çok mutlu gözükmektedir.Carrie menjadi begitu marah.
Filmde birçok ünlü isim de cameo rollerde gözükmektedir.Dalam film ini terdapat banyak sekali peran cameo.
Filmde birçok ünlü isim de cameo rollerde gözükmektedir.Có nhiều lý do để những người nổi tiếng tham gia các vai cameo.
Bu uğurda her şeyi yapmaya hazır gözükmektedir.Dường như anh ấy sẵn sàng cho tất cả mọi việc.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Chàng khinh thường cuộc sống no đủ và lười biếng.
Bu tarih dönemi bir tartışma kaynağıdır ve bu konuda tartışmalar yıllarca sürecek gibi gözükmektedir.Khoảng thời gian này là nguồn gốc của nhiều cuộc tranh luận và kéo dài nhiều năm.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Trận này một số sách sử chép khác nhau.
Arka planda ise haliç tersaneleri ve galata kulesi gözükmektedir.Công trình nổi bật còn sót lại là tháp Bình Sơn và tháp Phổ Minh.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.世を迂闊と心得た役立たずだ。
Bunların orak-bıçak olarak kullanılmış olmaları muhtemel gözükmektedir.いずれもノミとして使われたと考えられる。
Kaynak kişisi olarak İhsan Tafralı, derleyen olarak ise Emin Aldemir gözükmektedir.境智冥合 多宝如来は対境(諸法実相)であり、釈迦は仏智(仏の智慧)である。
Sosyal sistemin oldukça katı olduğu gözükmektedir.家庭環境はかなり複雑である模様。
Cinayetin işlendiği saatte başka bir yerde olduğunu da yalancı şahidiyle ispatlamış gözükmektedir.しかし、殺害されたのとほぼ同時刻、別の場所で被害者の姿が目撃されていた。
Bu rakibinin ya da avcısının gözünde daha büyük gözükmek için geliştirdiği bir savunma yöntemidir.それに比べ彼自身がハンターたちにしたことがいかに非道な振る舞いであったのか。
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.現在は解体される方向で検討されており、今後はこの名は使われなくなる可能性が高い。
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.このようなものを、一時的社会寄生という。
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.^ 画面寸法は資料によって若干差がある。
Final sezonunda yaşıyor olarak gözükmektedir.最終シーズンでも登場する。
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.祐毅たちに助けを求める。
Carrie çok mutlu gözükmektedir.モーリーはかなり喜んでいる。
Bu uğurda her şeyi yapmaya hazır gözükmektedir.她似乎随时已经准备好做任何事了。
Carrie çok mutlu gözükmektedir.他看上去十分快樂。
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.女兒於万成為家康的側室。
Mevkiden tüm Ayvalık Adaları ve Midilli Adası'nın manzarası gözükmektedir.在當處可俯瞰澳門半島全景和珠江口的景色。
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.感知世界為無意義與不可理解。
Gökada, grubun arka taraflarına yakın bir yerlerde gibi gözükmektedir.稍後,他發現許多星雲狀的天體,例如仙女座星雲(當時的認知),都有著十分相似的光譜。
Gökada, grubun arka taraflarına yakın bir yerlerde gibi gözükmektedir.‘구경’은 마침이니, 형체가 있음을 이 하늘이 마치(끝내)므로 색구경이라 하니라.
Sayısal açıdan en kötü durumda olan illerimiz ise Diyarbakır (375) ve Şırnak (383) gözükmektedir.성공회에서도 23편을 포함한 시편을 사용하여 미사 때 하나님을예배한다.
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.어린이재단은 대한민국의 사회 복지 재단이다.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.지식이 없는 정수는 약하고 쓸모없다.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.חיו נראים חסרי משמעות וללא כל תוחלת.
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.הילדים נמצאים בליווי צמוד של עובדת סוציאלית.
Sosyal sistemin oldukça katı olduğu gözükmektedir.סגנון הקדרות הפלשתית רבגוני למדי.
Bu tedavi özellikle gebeler için daha uygun gözükmektedir.אמצעים אלו מתאימים במיוחד לטיפול בילדים.
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.חובבי ציון נרתמו לעזרתם.
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.Оказва помощ на въстаниците.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Но вече е осъзнал, че съществуването му е напълно безсмислено и без цел.
Son yıllarda tekstil atölyeleri sayısında bir canlanma gözükmektedir.През последните няколко години интересът към грамофонната плоча се завръща.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Кадри от него не са достигнали до наши дни и той се смята за изгубен.
Dizinin ilk bölümlerinde Mr. Bennet'in yardımcısı olarak gözükmektedir.В младите си години е главен асистент на Рубенс.
Final sezonunda yaşıyor olarak gözükmektedir.Той е по времето на сухия сезон.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Uviđa da mu je život potpuno besmislen i isprazan.
Filmin başlangıçlarında stüdyoda filmin yönetmeni Barry Levinson kamerasıyla gözükmektedir.Tijekom čekanja na početak produkcije, redatelj Barry Levinson snimio je film Predsjedničke laži.
1553 yılındaki kayıtlarda Boğazköy nüfusun artığı gözükmektedir.Prema podatcima iz 1953. godine je Donji Verušić pripadao Žedniku.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Je to pre nich niečo cudzie, nepochopiteľné a nepotrebné.
Sosyal sistemin oldukça katı olduğu gözükmektedir.Zdi se, da je bil ta družbeni sistem precej tog.
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky se ob sprejemu oskarjev zdi srečna, smehlja se svojim oboževalcem, vendar je ta sreča samo zaigrana.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Začenjamo verjeti, da je življenje brez pomena in brez vrednosti.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Dodana mu je bila širša trdnjava, zdaj pa je delno izgubljena.