gözükmek ile cümle

gözükmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İsmi bir unvan olarak gözükmektedir.Pojavlja se tudi kot priimek.
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.Šeimynos tėvai yra priskiriami socialinių darbuotojų kategorijai.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Šis epizodas minimas įvairiuose metraščiuose.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Gyvenimas rodomas kaip nesuvokiamas ir nenuspėjamas.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.See aga näib olevat intuitsioonivastane ja mõttetu.
Akıllı telefon ivme ölçeri gibi çetrefilli bir cihazı yapmak neredeyse imkansız gibi gözükmekte.Cela pourrait paraître impossible de créer un mécanisme aussi complexe que ce minuscule accéléromètre.
Akıllı telefon ivme ölçeri gibi çetrefilli bir cihazı yapmak neredeyse imkansız gibi gözükmekte.Det tycks nästan omöjligt att kunna göra en sådan invecklad manick som den lilla smartphone accelerometern.
Akıllı telefon ivme ölçeri gibi çetrefilli bir cihazı yapmak neredeyse imkansız gibi gözükmekte.זה נראה כמעט בלתי אפשרי לייצר מכשיר כל כך מורכב כמו מד התאוצה הטלפוני הקטנטן הזה.
Akıllı telefon ivme ölçeri gibi çetrefilli bir cihazı yapmak neredeyse imkansız gibi gözükmekte.سيبدو أنّه منِ المستحيل تصنيع جهاز بنفس تعقيد مقياس التسارع\"accelerometer\" الصغير جدا للهاتف المحمول
Aktrisler başka bir şey istemez. Hoş gözükmek en iyi şeydir.Diễn viên nữ thì không cần gì khác, chỉ cần xinh đẹp là đủ rồi.
Aktrisler başka bir şey istemez. Hoş gözükmek en iyi şeydir.Една актриса има нужда само от това - да бъде красива.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.A veces, parece ser más ancho en la parte posterior que en la parte frontal, y luego cambia.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.A volte, sembra essere più largo nella parte posteriore che in quella anteriore, e poi cambia.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.때때로 뒷 쪽이 앞 쪽보다 넓어보이기도 하고, 아닌 것 같기도 합니다.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.Manchmal sieht es hinten breiter aus als vorne, und dann springt es um.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.Parfois, il semble être plus large dans le fond que sur le devant, et puis c'est le contraire.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.Soms lijkt het aan de achterkant breder dan aan de voorkant, en dan verschuift het.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.Uneori, pare mai lat la spate decât în față, apoi se schimbă.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.Wydaję się jakby był szerszy z tyłu, a węższy z przodu, stąd ta zmiana.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.Κατά καιρούς, φαίνεται πιο φαρδύ στο πίσω μέρος παρά στο μπροστινό, και έπειτα αλλάζει.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.Иногда он кажется сзади шире, чем спереди, а затем он сдвигается.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.На моменти изглежда по-широк отзад, отколкото отпред, а после се измества.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.לפעמים, זה נראה רחב יותר מאחור מאשר לפנים, ואז זה משתנה.
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.في بعض الاوقات يبدو عريضاً من الخلف اكثر منه من الامام انه يتغير
Bazen arka taraf ön taraftan daha geniş gözükmektedir, ve daha sonra değişir.それが変化します じっと見ていると画面から客席の方に浮かびあがってきます
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Eén: het zal jullie niet verrassen dat het geslachtsgebonden lijkt.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Ensinnäkin -- ja tämä ei ole yllätys -- tämä vaikuttaa liittyvän sukupuoleen.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.La primera, no se van a sorprender, parece relacionada con el género.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Ni kommer inte att bli förvånade men det verkar vara relaterat till kön.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Po pierwsze, i to nie jest zaskakujące, jest to związane z płcią.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Tout d'abord, et je ne surprendrai personne, cela semble être lié au sexe de la personne.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Uma, não vos deve surpreender: parece estar relacionado com o sexo.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Первый — здесь нет сенсаций — кажется, что это связано с полом.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Det ser ud til at være relateret til køn.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Es scheint geschlechterabhängig zu sein.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Hal ini tampaknya berkaitan dengan jenis kelamin.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.이것은 성별과도 관계가 있습니다.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Nó liên quan đến giới tính.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Sembra sia collegato al sesso.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Se pare că are legătură cu genul.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Úgy tűnik függ a nemtől.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Videti je, da se to nanaša na spol.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Zdá sa, že to súvisí s pohlavím.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Zdá se, že to souvisí s pohlavím.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Φαίνεται πως σχετίζεται με το φύλο.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Здається, це пов"язано зі статтю.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Свързано е с пола.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.נראה שזה קשור במיגדר.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.يبدو أنه متعلق بنوع الجنس.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.女性は男性よりも こんな姿勢を取りがちです
Bu çözülebileceğimiz bir problem gibi gözükmektedir.Apparemment, c'était un problème pour lequel on pouvait faire quelque chose.
Bu çözülebileceğimiz bir problem gibi gözükmektedir.Das wirkte wie ein Problem, an dem wir was ändern könnten.
Bu çözülebileceğimiz bir problem gibi gözükmektedir.Een probleem dat we wel dachten aan te kunnen.
Bu çözülebileceğimiz bir problem gibi gözükmektedir.Esto parecía ser un problema que podríamos resolver.
Bu çözülebileceğimiz bir problem gibi gözükmektedir.이런 문제는 우리가 어떻게 해볼 수 있을 것 같은 문제였죠.
Bu çözülebileceğimiz bir problem gibi gözükmektedir.Ni s-a părut că puteam face ceva în privinţa asta.
Bu çözülebileceğimiz bir problem gibi gözükmektedir.Por isso, isto parecia um problema em relação ao qual poderíamos fazer algo.
Bu çözülebileceğimiz bir problem gibi gözükmektedir.Quindi questo problema ci sembrò di facile soluzione
Bu çözülebileceğimiz bir problem gibi gözükmektedir.Så dette virkede som et problem vi kunne gøre noget ved.
Bu çözülebileceğimiz bir problem gibi gözükmektedir.Tohle vypadalo jako problém, se kterým bychom mohli něco udělat.

İlgili Sayfalar