gözükmek ile cümle
gözükmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Adam Sandler da iki defa gözükmektedir.Cita lo Zohar soltanto due volte.
Carrie çok mutlu gözükmektedir.Ferri non appare molto contento.
Sayısal açıdan en kötü durumda olan illerimiz ise Diyarbakır (375) ve Şırnak (383) gözükmektedir.Клянусь Аллахом, в чьей руке находится душа Мухаммада, моя умма разделится на 73 группы.
Sosyal sistemin oldukça katı olduğu gözükmektedir.Традиционная социальная система довольно сложная.
Diğer yakın gökadaların çoğu, evrenin genişlemesiyle birlikte hareket ediyor gibi gözükmektedir.Большинство других соседних галактик, по всей видимости, движется под воздействием расширения Вселенной.
1930: Romanya nüfus kayıtlarında 270,000 Yahudi gözükmekteydi.В 1930 году румынская перепись регистрирует 270 000 евреев.
Bu da iklimin bir sonucu olarak gözükmektedir.Этим же снимается вопрос о климате.
Carrie çok mutlu gözükmektedir.Кэрри оказывается в полном недоумении.
Filmde bazı animasyon sahneleri de gözükmektedir.Также в фильме присутствует несколько сцен пластилиновой анимации.
Filmin başlangıçlarında stüdyoda filmin yönetmeni Barry Levinson kamerasıyla gözükmektedir.В начальной сцене на киностудии в камео можно увидеть спину режиссёра Барри Левинсона.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Для него жизнь общества представляется бессмысленной и смехотворной.
Onlar da ziraatı bıraktıklarında köyün ekonomisi tamamen bitecek gibi gözükmektedir.Но после того, как распались колхозы, хозяйство села вскоре пришло в упадок.
Dizide yerel yayın yapan KBBL-TV (Kanal 6) nın sunucusu ve yapımcısı olarak gözükmektedir.Ведущий местных новостей на канале KBBL-TV (Шестой канал).
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.На помощь беглецам приходили аболиционисты.
Bu tarih dönemi bir tartışma kaynağıdır ve bu konuda tartışmalar yıllarca sürecek gibi gözükmektedir.وهذا النطاق الزمني مصدر ساخن للمناقشة، وسوف يستمر على هذا النحو لسنوات قادمة.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.و أما حياته الإجتماعية فحدث و لا حرج.
Bu dağ yamacında ıraktan yürek gibi bir kaya gözükmektedir.ويمر هذا النفق هبوطًا بما يشبه "الكهف " في الصخر.
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky parece feliz ao aceitar seu Óscar e sorri para seus fãs, mas não era uma felicidade verdadeira.
Hayatta istediği her şeye sahip gözükmektedir.Ela tinha tudo o que sempre quis na vida.
Diğer yakın gökadaların çoğu, evrenin genişlemesiyle birlikte hareket ediyor gibi gözükmektedir.Em vez disso, muitas das galáxias neste grupo aparentam ter se movido com a expansão do Universo.
Carrie çok mutlu gözükmektedir.Mike sente-se realmente feliz.
Sosyal sistemin oldukça katı olduğu gözükmektedir.A classificação do ecossistema é bastante complicado.
Bunların orak-bıçak olarak kullanılmış olmaları muhtemel gözükmektedir.É comumente utilizada como árvore ornamental.
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.Por sua obra é reconhecido como patrono da Assistência Social na Paraíba.
İsmi bir unvan olarak gözükmektedir.É constituído por um nome.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Hun greep op het leven lijkt onbeduidend en onzeker.
Aşkanian, Sasani kroniklerinden geliyor gibi gözükmektedir.Het lijkt alsof hij praat met de andere klonen.
Şarkının orijinal videosunda Jackson bir hapishanede şarkıyı söylerken gözükmektedir.In de originele videoclip van het nummer zong Michael Jackson in een gevangenis.
Bunların orak-bıçak olarak kullanılmış olmaları muhtemel gözükmektedir.Vermoedelijk werden deze ballen gebruikt als een soort orakel.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.W jego blasku widzi teraz jak puste i bezsensowne było jej dotychczasowe życie.
Mr. Bennet in yardımcısı konumunda gözükmektedir.Rubén pełni tam funkcję jego asystenta.
Suşehri'ndeki kayıtlarda 1901 olarak gözükmektedir.Strona Memory Book wskazała rok 1901.
İspanya’nın kâğıt üzerindeki durumu gayet iyi gözükmektedir.Spełniły się obawy, iż Hiszpan bardzo dobrze spisze się na swoim torze.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Utwór ten występuje w kilku wersjach.
Hayatta istediği her şeye sahip gözükmektedir.W życiu dostawał zawsze to, co chciał.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Idag hade de gått mycket längre och för honom ses det idag som harmlöst.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Han upptäcker då att hans liv varit meningslöst och tomt.
Hastalığı atlatmasına rağmen yorgun olduğu zamanlarda etkisi hala gözükmektedir.Han har återhämtat sig, men effekterna av sjukdomen är fortfarande synliga, särskilt när han är trött.
Hadad ismi ve türevleri, metinde çeşitli yerlerde gözükmektedir.Brändö och liknande namn syftar på flera olika platser.
Clint Eastwood başrol olarak her üç filmde de gözükmektedir.Clint Eastwood spelar huvudrollen i alla tre filmer som karaktären Mannen utan namn.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Її життя змінюється остаточно і безповоротно.
Bu tarih dönemi bir tartışma kaynağıdır ve bu konuda tartışmalar yıllarca sürecek gibi gözükmektedir.Цей інтервал часу є гарячим джерелом дебатів і обіцяє продовжувати як такої на довгі роки.
Final sezonunda yaşıyor olarak gözükmektedir.Koná se v závěrečné říjnové fázi sezóny.
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.Rozhodnou se proto, že utečencům pomohou.
Carrie çok mutlu gözükmektedir.Viktorie je velmi smutná.
Fandango pembesi sağ tarafta gözükmektedir.Magneto je na pravé straně.
Diğer yakın gökadaların çoğu, evrenin genişlemesiyle birlikte hareket ediyor gibi gözükmektedir.Spíše se zdá, že se většina těchto galaxií pohybuje ve směru rozpínání vesmíru.
Genel olarak ikinci oyun, ilk oyuna göre daha kolay gözükmektedir.Víceméně se dá říct, že hra za Jill je na první hraní určitě lépe schůdnější.
Bunların orak-bıçak olarak kullanılmış olmaları muhtemel gözükmektedir.Acesta poate fi folosit ca unealtă de înjunghiere.
Adam Sandler da iki defa gözükmektedir.Și în acest cadru Anderson apare de două ori.
Hadad ismi ve türevleri, metinde çeşitli yerlerde gözükmektedir.Credincioșii și confrații lui l-au văzut în mai multe locuri deodată.
Sokaktaki bir silahlı kavga sahnesinde Tom Cruise kısa olarak gözükmektedir.Ezután nem sokkal Tom Cruise oldalán szerepelt a Világok harcában.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Az oszlopok az apadána oszlopaihoz hasonlítottak, mára ezek már nem maradtak meg, ám a talapzatuk látható.
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.Témája leginkább az állami gondoskodásban élő gyermekek, a kistelepülések szociális ellátásai.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Ez a sorozat csak néhány epizódot élt meg.
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.Asumisen ratkaisuja turvapaikanhakijoille.
Süperiletkenlerde de benzer şekilde kuantum mekaniksel bir etki gözükmektedir.Itselaukaisimet ovat olleet kameroiden tapaan mekaanisesti toimivia.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Niiden alueella pääsi aikaisemmin kulkemaan vapaasti, mutta nykyisin alue on suljettu ja se aiotaan purkaa.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Häntä pidettiin terveydeltään heikkona ja epäpätevänä.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Tämä harvinaisuus näkyy vain muutamassa pelissä.