Ana içeriğe geç
Sözlük

götürmek ile cümle

götürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Neden onu yanında götürmek zorundasın?Perchč la state portando con voi?
Neden onu yanında götürmek zorundasın?Por qué tienes que llevarla contigo?
Neden onu yanında götürmek zorundasın?Tu n'as pas à l'emmener avec toi. Maman !
Neden onu yanında götürmek zorundasın?Γιατί πρέπει να την πάρειs μαζί σου;
Neden onu yanında götürmek zorundasın?Зачем ты берешь её с собой?
Ne oldu? Onlardan deđilim diye evine götürmekten vaz mý geçtin beni?Ουίσκι, το ίδιο.
Ne oldu? Onlardan deđilim diye evine götürmekten vaz mý geçtin beni?Дами, какво ще пиете?
Normal koşullarda cennete gidişini, veya onu cennete götürmek üzere gelen melekleri görmeyi beklersiniz.Spodziewaliśmy się widoku wniebowzięcia Marii lub powitania Jej w niebie przez orszak anielski.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.이해를 돕기 위해 1835년으로 거슬러올라가 볼까합니다.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.1835年、ジェイムズ・ゴードン・ベネットは初めて大衆向けの新聞をニューヨークで
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Así que para empezar a resolver esto, quiero que regresemos al año 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.By zacząć, chciałbym nas zabrać do roku 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.En om hieraan te verhelpen, wil ik teruggaan naar 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Et donc pour résoudre cela, je veux nous ramener dans le passé, en 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Menjünk vissza egészen 1835-ig, hogy sikerüljön megérteni a kettő közötti különbséget.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Para ajudar nesse sentido, quero recuar até 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Pentru a face lumină în această direcție să ne întoarcem în 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Per rendere la cosa più semplice, voglio ritornare al 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Um da zu helfen möchte ich uns nach 1835 zurück bringen.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Untuk mempermudah hal tersebut, kita akan kembali ke tahun 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.И за да помагам в разбирането на разликите, ще ни върна обратно през 1835 година.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.И чтобы преодолеть эту сложность, давайте мысленно вернемся к 1835 году.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.וכדי להבין, ברצוני להחזיר אותנו ל-1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.ولبداية مساعدة ذلك، أريد أن أنتقل بكم إلى عام 1835.
Ordu onları alıyor ve karakola götürmek yerine düşman bir mahalleye götürüyor ve çocuklar orada doğranıyor.군은 그들을 잡아서, 경찰에 인계하는 대신 그들을 적대하고 있는 상대 빈민가에 넘겼고
Ordu onları alıyor ve karakola götürmek yerine düşman bir mahalleye götürüyor ve çocuklar orada doğranıyor.והצבא לקח אותם, ובמקום למסור אותם לתחנת המשטרה, הם הביאו אותם לפאבלה המסוכסכת איתם
Ordu onları alıyor ve karakola götürmek yerine düşman bir mahalleye götürüyor ve çocuklar orada doğranıyor.فاخذهم الجيش, وبدلا من تسليمهم الى مركز الشرطة, تم تسليمهم الى الاعداء
Ordu onları alıyor ve karakola götürmek yerine düşman bir mahalleye götürüyor ve çocuklar orada doğranıyor.警察署ではなく 敵のファヴェーラへ連行されて 切り刻まれてしまいました
Ordu onları alıyor ve karakola götürmek yerine düşman bir mahalleye götürüyor ve çocuklar orada doğranıyor.軍隊抓住佢地 無將佢地送去警局, 反而將佢地送左去一個同佢地有仇嘅貧民窟
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Bene, voglio portarvi con me in questo viaggio.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Bueno, quiero llevarlos en este viaje.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Chcem vás vziať na cestu.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Chci vás vzít na cestu.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Eh bien, je vais vous emmener dans ce voyage.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Ei bine, vreau să vă iau cu mine în această călătorie.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.El akarom vinni Önöket egy utazásra.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Jag vill ta med er på den här resan.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.저는 여러분을 제 여정에 초대하고 싶습니다.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Nun, ich möchte euch auf diese Reise mitnehmen.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Quero levar-vos nesta viagem.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Tôi muốn dẫn dắt bạn đi vào hành trình này.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Więc, chcę was zabrać w tę podróż.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Zo, dan wil ik jullie nu meenemen op mijn reis.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Я хочу пригласить вас в путешествие.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.ובכן, ברצוני לקחת אתכם למסע הזה.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.حسن، أود أن أصطحبكم إلى هذه الرحلة.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.私がしてきた旅は、他のどんな旅にも例えられるものだと思います
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.E não quis levar a arca do Senhor para a cidade de Davi; mas fê-la entrar na casa de Obede-Edom, o gitita.
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.여호와의 궤를 옮겨 다윗성 자기에게로 메어 가기를 즐겨하지 아니하고 치우쳐 가드 사람 오벧에돔의 집으로 메어 간지라
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.N'a vrut să aducă chivotul Domnului la el în cetatea lui David, şi l -a dus în casa lui Obed-Edom din Gat.
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.И не захотел Давид везти ковчег Господень к себе, в город Давидов, а обратил его в дом Аведдара Гефянина.
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.ולא אבה דוד להסיר אליו את ארון יהוה על עיר דוד ויטהו דוד בית עבד אדום הגתי׃
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.ولم يشأ داود ان ينقل تابوت الرب اليه الى مدينة داود فمال به داود الى بيت عوبيد ادوم الجتّي.
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.於 是 大 衛 不 肯 將 耶 和 華 的 約 櫃 運 進 大 衛 的 城 、 卻 運 到 迦 特 人 、 俄 別 以 東 的 家 中
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.於是 大衛不肯將 耶和華 的 約櫃 運進 大衛 的 城 、 卻運 到 迦特人 、 俄別以東 的 家中
Rockbell aile mezarına götürmek isterdim!-mutta minä haluan yhä hakata sinut ja raahata Rockbellin sukuhaudalle.
Rockbell aile mezarına götürmek isterdim!-och tvinga dig till Rockbells familjegrav.
Rockbell aile mezarına götürmek isterdim!- og tvinge dig til Rockbells familiegrav.
Sadece seni götürmek istiyorum.Aku hanya ingin memberimu tumpangan.
Sadece seni götürmek istiyorum.Je veux juste te ramener.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
götürmek ile cümle - Sayfa 12 - götürmek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App