Ana içeriğe geç
Sözlük

götürmek ile cümle

götürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Mine ordrer fra vor unge mester - - er at tage denne kvinde med østpå.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Nuori isäntä antoi määräyksen viedä tämä nainen itään.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Panicz nakazał mi zabrać tę kobietę na wschód.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Οι διαταγές που έχω από τον Νεαρό Άρχοντα... είναι να πάμε τη γυναίκα στην Ανατολή.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.По приказу, полученному от молодого господина... это женщину надо отправить на восток.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Așa că puteți vedea că am făcut tot posibilul pentru a face viața mai bună.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Chúng tôi đưa mọi thứ vào nỗ lực nhằm tạo một cuộc sống tốt đẹp hơn cho mọi người.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Come potete vedere abbiamo aggiunto di tutto nel nostro sforzo per migliorare la vita delle persone.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Donc vous pouvez voir qu'on a tout ajouté à notre effort pour rendre la vie des gens meilleure.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Jak vidíte, přispěli jsme veškerým úsilím k tomu, aby se lidé měli lépe.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Jullie kunnen zien dat we er alles aan hebben gedaan om mensen een beter leven te geven.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.사람들이 더 나은 삶을 살 수 있도록 우리가 기울인 노력을 보실 수 있는데요.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Láthatják, mindent a vállalkozásunk szolgálatába állítottunk, hogy jobbá tegyük az emberek életét.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Môžete si všimnúť, že aby sme zlepšili životné podmienky ľudí, do našej snahy sme dali naozaj všetko.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Podem ver que juntamos tudo ao nosso esforço para tornar a vida melhor para as pessoas.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Så ni kan se att vi lade samman allting i våra ansträngningar att förbättra livet för människor.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.To wszystko po to, żeby życie stało się lepsze.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Οπότε μπορείτε να δείτε ότι προσθέσαμε τα πάντα στην προσπάθειά μας για να καλυτερέψουμε τη ζωή των ανθρώπων.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Так что вы можете видеть, что мы приложили все усилия, чтобы сделать лучше людям.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.כפי שאתם רואים צרפנו הכל למאמץ שלנו בכדי לעשות את החיים טובים יותר לאנשים.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.يمكنكم ان تروا كيف دمجنا كل شيء بخطتنا لكي نحسن من معيشة الاشخاص
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.何でもしてきたのです ホテルや学校の冷蔵庫にもコンドームを置きました
Gramları götürmek için, paydada grami pay'da ise ml olmalı. .Asi que para cancelar esos gramos, tendre que poner un gramo en el denominador y mL en el numerador.
Gramları götürmek için, paydada grami pay'da ise ml olmalı. .g을 상쇄시키려면
Gramları götürmek için, paydada grami pay'da ise ml olmalı. .Hogy kiejtsük a grammokat, gramm kell nekünk a nevezőben, és milliliter a számlálóban.
Gramları götürmek için, paydada grami pay'da ise ml olmalı. .Quindi, per annulare quei grammi dovro' avere grammi al denominatore e millilitri nel numeratore.
Gramları götürmek için, paydada grami pay'da ise ml olmalı. .За да задраскам грамовете, ще имам грам в знаменателя и милилитър в числителното.
Gramları götürmek için, paydada grami pay'da ise ml olmalı. .وحتى يتم حذف الغرام، يجب ان احصل على غرام في المقام ومليلتر في البسط
(Gülüşmeler) Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.(Risas) como pueden ver, hemos sumado todo a nuestro esfuerzo para hacerle la vida mejor a la gente.
Hakkın Rahmetine intikal edince onu Kudsu Şerife götürmek için geldiler.Und als er starb, kamen sie und nahmen ihn mit ins Heilige Land (Jerusalem).
Hakkın Rahmetine intikal edince onu Kudsu Şerife götürmek için geldiler.Y cuando él murió, se lo llevaron a la Tierra Santa (Jerusalén).
Hakkın Rahmetine intikal edince onu Kudsu Şerife götürmek için geldiler.И когда он умер, они приехали забрать его на Святую Землю (Иерусалим).
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.Die Mission in meinem Leben war und ist es seit meiner Kindheit, Sie ins Weltall mitzunehmen.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.제가 꼬마였을 때 부터 마음에 간직했던 일생의 사명은 여러분을 우주로 데려가는 것입니다.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.La missione della mia vita, sin da quando ero un bambino era, ed è, portarvi nello spazio
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.Ma mission dans la vie depuis que je suis enfant a été, et est toujours, de vous emmener dans l'espace.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.Mi objetivo en la vida desde niño ha sido, y sigue siendo, llevaros a todos vosotros al espacio.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.Misiunea vieţii mele încă din copilărie a fost şi este, să vă duc pe toţi în spaţiu.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.Mým životním posláním už od dětství bylo a je, abych vzal do vesmíru všechny, kdo tam ještě nebyli.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.Od dziecka miałem w życiu misję: zabrać was w kosmos.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.Η απόστολή μου στη ζωή από τότε που ήμουν παιδί ήταν, και είναι, να πάω εσάς τους υπόλοιπους στο διάστημα.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.Мисията ми в живота, откакто бях дете беше, и все още е, да отведа вас, останалите, в космоса.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.С самого детства я видел цель своей жизни в том, чтобы отправить вас всех в космос.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.משימתי בחיים מאז היותי ילד הייתה, ועודנה, לקחת את כולכם לחלל.
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.ان حلمي مذ كنت صغيراً هو ان استطيع ان أأخذ البشر الى الفضاء
Hayatımın amacı çocukluğumdan beri sizleri uzaya götürmek oldu.人々を宇宙へと連れて行くことでした 私達が生きている間に 地球からの恒久的な移住が
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"De forlader ikke engang deres værelser, og I vil tage dem med til Indien."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Ele nu ies nici măcar din camerele lor, şi voi vreţi să le duceţi în India."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Elles ne quittent même pas leurs chambres, et vous voulez les emmener en Inde."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Họ thậm chí còn không đi ra khỏi phòng, vậy mà ông muốn đưa họ đến Ấn Độ."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Még a szobájukat sem hagyják el, nemhogy az országot."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Mereka bahkan tidak pernah keluar dari kamar mereka, malah Anda ingin mengajak mereka ke India ".
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Ni siquiera salen de sus habitaciones y quieren llevarlas a la India".
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Non escono neanche dalla loro stanza e vorreste portarle in India."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Usłyszeliśmy, że to niemożliwe, bo one nie wychodzą z domu.
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Δεν βγαίνουν καν απ' το δωμάτιό τους, και θες να τις πας στην Ινδία;"
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Вони навіть з кімнат своїх не виходять, а ви хочете забрати їх до Індії".
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Те дори не излизат от собствените си стаи, а вие искате да ги заведете в Индия."
İsa artık merkezde değildir ve o tepelik gözlerimizi sağa aşağıya meryem ve İsa'ya götürmekteRepentinamente, hay un "dentro" dentro de la pintura que no estaba alli antes.
Juan Antonio beni şu eski lunaparka götürmek istiyor.Então, o Juan Antonio quer levar-me a um velho parque de diversões... ...que diz que vou adorar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod