Mısır’a giren her kitabın buraya götürülmesi mecburiyeti vardı.全員がエジプトを後にしたため計画は中止となった。
Joyce'u götürürler.ジョイスに入れあげている。
Oraya giderken sanki tüm kırgınlığınızı da birlikte götürüyorsunuz." demiştir.これくらいのことで挫けていては、君の全てが台無しになってしまう」と励ます優しさもあったという。
İsra: Muhammed'in Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya geceleyin götürülmesi.町田 佳織:田中こなつ 町田 道彦の妻。
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.その後、警察に補導される。
Aynı gün evine yakın bir yerde bulundu ve hastaneye götürüldü.自宅前で倒れ病院に運ばれた。
Bu dolambaçlı olukları kaynağına kadar geri takip ederek genellikle eski bir volkan bacasına götürür.蛇行するリルを源まで辿ると、しばしば古い噴火口に繋がる。
Soap'ı güvenli bir bölgeye götürürler.続いて佐世保へ回航される。
Bhairon, uzaylıyı bir genel eve götürür.バラインダガル銀河を故郷世界とする。
Dağavaryan, Ayaş Hapishanesi'ne götürülecek gruba dahil edilir.牢にとらわれた山田野を引き取る。
Alman savaş esirlerinin Fransa'ya zorunlu işçilik için götürüldüğü de bilinmektedir.その後フランス人戦争捕虜が農作業の労働力として連れてこられた。
Eşkıyalar, halkın malı mülkü ne varsa alıp götürüyorlar.盗賊と結託して、街の人たちのお金や財宝を全て奪っている妖怪。
Sonunda her ne kadar ısrarla reddetse de asker kaçağı olarak tutuklanır ve birliğine kadar götürülür.その際、除隊証明書を受けなかったため、脱走兵として逮捕され入獄する。
Buradan tekrar Emirdağ’a götürüldü.^ 開局時に『PART-I』から再放送された。
İnsanları uykuda yakalayarak götürür.対象を眠りに誘う。
Klibinde yaşadığı kasabada taşlanmaya götürülen Marilyn Manson'ı göstermektedir.クローゼットに潜むとされるイビル・モンキーを恐れている。
Kız toyu olursa, qudagıy (dünür) olarak erkek tarafına götürülürdü.優人が昏睡状態に陥った際、優人に房中術を行い(性的な意味で)結ばれた。
Daha sonra gelin evden ağlaşmalar içinde çıkarılıp erkek tarafına götürülür.そこに顔世御前が憔悴した様子で現れ、腰元を連れて屋敷を去る。
Kısa bir süre sonra götürüldükleri gördüm.』に次ぐ短期間連載となった。
Savaş toplarını savaş alanına götürürlerdi.戦闘は決闘場で行われる。
Tablo daha sonra, İmparator II. Rudolf'un koleksiyonuna dahil oldu ve Prag'a götürüldü.その後、作品はルドルフ2世の手に渡り、プラハに移された。
Daha sonra gelin hamama götürülür.その後横須賀へ回航される。
Drayton onu bağlayıp eve götürür.チェイニーは彼女を家に送り、帰宅する。
Mahallenin mezarlığına götürüyorlar bizi.公園墓地に埋葬。
Bu sırada Natalie elini tetiğe götürür ancak ateş etmez.ケイトは即座に銃を組み立て直しベランダからアレハンドロに銃口を向けるが、引き金を引けずに諦める。
Kısa sürede hazırlanan eserler Viyana'ya götürüldü.他の物品もウィーンに移された。
Her güzel gülüş Semra'ya götürür beni.しかし微笑三太郎に好捕されてしまう。
Yağ kaçağı varsa araç servise götürülmelidir.貨物扱いが行われていた頃なので貨車の無蓋車が留置されている。
Babası felsefe ve astronomiyle ilgilenen biriydi ve çocuklarını kütüphanelere götürüyordu.他的父亲是一名医生,并且是一位对哲学和天文学感兴趣的通才,并将自己藏书丰厚的图书馆传给了他的孩子们。
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.祂使我躺卧在青草地上, 领我在可安歇的水边。
İster günübirlik götürür, ister günlerce orada bırakır.可以自由地吸取歲月或放出歲月。
Teknisyenler daha sonra çekirdekleri Kizi yakınlarındaki teknik merkeze götürürler.接著,技工將咖啡豆運至奇茲附近的技術中心。
Hastaneye götürülür.正在住院。
Sorgulanmak üzere Washington'a götürüldü.华盛顿被俘后被带往基地审问。
İkisini de uzay gemilerine götürürler.并把他们两个带回飞船进行研究。
Soap'ı güvenli bir bölgeye götürürler.她叼起桑哈跑到了安全地带。
Logan’ı Japonya’ya götürür.路雲因事前往日本。
Polisin 38 adrese yaptığı baskınlarda yakalananlar emniyete götürüldü.肇事的38歲貨車司機因涉嫌危險駕駛被警方拘捕。
Kısa bir süre sonra götürüldükleri gördüm.后不久,获赐抬肩舆入见。
Geldiklerinden az bir süre geçmiştir ki aynı ışık Yui’yi geri götürür.袁世凱稱帝時,曾短暫恢復爵位制度。
Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.目前無法得知他們的根據地在哪。
Onu isyancıların yanına götürür.菲爾使用它來擊退敵人。
Bu isteği onu kurbağalar dağına götürür.王全斌將其扶至絳霄殿。
O da samandan bir avuç alarak atına yem alarak götürürmüş.就留下他一个从马做定礼去了。
Luke, Leia'nın götürülüşünü görür.队伍要找到莱斯。
Sizleri Kenan ülkesine götürüyorum.並將當地一抔土带回家鄉。
2 yıl sonra babası tarafından ağabeyi ile birlikte İngiltere'ye götürülür.严仁美2岁时,被祖母的留学英国的哥哥带往英国。
Fakat kısa bir süre sonra ağalar onu eğlenceye götürürler.不久玉壁为高欢进攻。
Rick ve Michonne, Carl'ı revire götürür.傑克和克里斯汀將保羅送到醫院。
Götürü usule tabi mükellefler beyanname vermezler.范信心忿,決留師不還。
Zaten içine girdiğinizde hakemlik sizi sürükleyip götürüyor.當警方正押送他去法院時,卻被他逃脫了。
Geldiklerinden az bir süre geçmiştir ki aynı ışık Yui’yi geri götürür.어릴적 이름은 긴노신(欽之進)이며 나중에 긴노스케(欽之介)로 바뀌었다.
Buna karşılık İspanya'ya da götürülmüştür.스페인에 의해 그 점을 이용당했다.
Manstein, Ekim 1945'te Nürnberg'e götürüldü.만슈타인은 1945년 10월 뉘른베르크로 옮겨졌다.
20 Ağustos gecesi tutuklanan Dubček, görüşmeler için Moskova'ya götürüldü.둡체크는 8월 20일 밤에 체포되어 협상차 모스크바로 이송되었다.
Quadriga 1797 yılında Napolyon tarafından Paris'e götürüldüyse de 1815 yılında Venediğe geri dönmüştür.1797년 나폴레옹에 의해 파리로 이동되었고 하지만, 1815년에 베네치아에 반환되었다.
Gina'yı da kendi evine götürür.그녀는 찰리를 자신의 집으로 데려간다.
Götürüldüğü Washington Medical College'ta 7 Ekim 1849 Pazar günü sabah beşte öldü.포는 워싱턴 의대병원으로 실려갔고, 1849년 10월 7일 일요일 오전 5시 정각에 죽었다.
Seyfi Dursunoğlu için yazılan bu müzikal için ilk olarak sanatçılara teklif götürülmüştür.프로젝트 소속의 아티스트에게 악곡을 제공한 것은 이번이 처음이다.
Hastaneye götürülür.병원에 실려가게 된 것이다.