Dom yakalanıp yargılanmak üzere götürülür.Berg bliver mistænkt og dømt.
Mahkûmlar, Batı Berlin'de İngiliz Sektöründe yer alan Spandau hapishanesi'ne götürülüp yerleştirildiler.Fangerne blev ført til Spandaufængslet i den britiske sektor i Vestberlin og fik fangenumre.
1986 yılında kendisine bu teklif götürüldü.Denne plan blev præsenteret i 1986.
Bu iki enerji birbirini götürür.To svingende systemer kan overføre energi mellem hinanden.
Daryl, Carol'ı sığınağa götürür.Take Carrie To The Prom.
Davanın Yüksek Mahkeme'ye götürülmesine ilişkin başvuru kabul edilmemiştir.Sagen blev ikke indbragt for Højesteret.
Bir Vurgun Ocağına götürülür.Hun føres til et skjult fangehul.
Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.I dag ved man ikke hvor vejen har ført hen.
Macheath'i yakalarlar ve hapse götürürler.MacHeath bliver dog fanget og dømt til døden.
Sibirya’daki bir esir kampına götürüldü.I stedet blev han ført til en fængselscelle i Augsburg.
Diğer dört kişi ise Long Island'a götürüldü.Final Destination finder sted på Long Island .
Sonra onu tabut şeklinde götürürler.Den døde bliver derefter lagt i kisten.
Mahallenin mezarlığına götürüyorlar bizi.De er begravet på Garnisons Kirkegård.
Seyirci toplamak için de George Best'e teklif götürüldü.Rekorden blev holdt af George Best.
Buradan tekrar Emirdağ’a götürüldü.Igen blev e'et kradset væk.
Adam onları köyün yakınındaki bir nehre götürür.Han fandt sit bytte i et sving på floden, tæt på land.
Onu tam geride bırakıp gidecekken geri gelip onu hastaneye götürür.En dag tager hun ham med hjem, men han vil tilbage på hospitalet.
Tehdit edip onu Summersların evine götürür.De får Ham fri og flyver mod Weasley'ernes hjem.
Genç bir Çinli çocuk, onu dedesinin küçük dükkânına götürür.Derhen fik han flyttet et lille tømmerhus fra sin morfars gård i Yvraden.
Savaş esiri olarak Fransa'ya götürüldüler.De overlevende blev taget med til England som krigsfanger.
Takip onu Gambit'e götürür.Han forfulgte ham til Midgård.
Apar topar onu emniyete götürür.Ekstra Bladet - Han gi'r tryghed.
Hastaneye götürülür.En person bringes på hospitalet.
Mesele şuradadır ki, Sovyet sistemi dinlere karşı siyasıt götürüyordu.I denne tid brugte sovjet-ledelsen i høj grad patriotismen for at opildne sovjet-borgerne til opofrelse.
Bu dolambaçlı olukları kaynağına kadar geri takip ederek genellikle eski bir volkan bacasına götürür.Ved at følge disse bugtede riller tilbage til deres "udspring" finder man ofte en gammel, vulkansk åbning.
Az sayıda üst rütbeli subay Moskova'ya götürüldü ve propaganda amaçları yönünde kullanıldı.En liten gruppe toppoffiserer ble tatt til Moskva og brukt i propagandaformål.
Geldiklerinden az bir süre geçmiştir ki aynı ışık Yui’yi geri götürür.Men han var for ung for oppgaven, og gikk av (eller avsatt ifølge Samguk Yusa).
Atatürk: (Sevgili İskiliplilere teşekkürlerimi ve selamlarımı götürünüz.(Jeg vil uttrykke min mest dypfølte kondolanser og min medfølelse.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Etter at beinrestene var blitt undersøkt ble de tilbakelevert til kirken i plastsekker.
Aynı zamanda Auschwitz'e götürülen Yahudiler için bir geçiş noktasıydı.Dette var den siste transporten av jøder som ankom Auschwitz.
Daha geniş çerçevedeki son sonuçlar başka bir sonuca götürülemez.Mer nøyaktig kjennskap til Jordens indre vil gi et noe annet resultat.
Onu yaşlı adama götürürler.Det er her han blir plukket opp av Den Gamle.
Aynı dönemde Nicholas-Claude Fabri de Peiresc tarafından Fransa'ya da götürülmüşlerdir.Men dette ble imidlertid omgjort etter påtrykk fra Nicholas-Claude Fabri de Peiresc.
Buna karşılık İspanya'ya da götürülmüştür.Disse tok han med tilbake til Spania.
İçinden bir uzaylı çıkarılır ve bu uzaylı bir hastaneye götürülür.Dermed må et av romvesenene sendes til jorden for å skaffe denne ingrediensen.
Radames dehliz mezara götürülürken Amneris rahiplere beddualar etmektedir.Radames dømmes til å begraves levende og Amneris forbanner prestene mens han føres bort.
1986 yılında kendisine bu teklif götürüldü.Denne planen ble presentert i 1986.
Eski İmparatorice Eudoxia Licinia ve kızı prenses Eudocia'yi da onlarla birlikte Kartaca'ya götürülmüşlerdir.De tok også med seg keiserinnen Licinia Eudoxia og hennes døtre Eudocia og Placidia.
Bu yüzden yeterli hizmet götürülememektedir.Dermed sparer man seg mye arbeid. .
Gordon ile Citadel'a ulaşmaya çalışan Alyx kaçırılır ve Citadel'a götürülür.Alyx hjelper Kleiner med å evakuere sivil på Combinene, men Alyx blir fanget og tatt med opp til The Citadel.
Patrik'in asıldığı günden sonra, idama götürülürken dışarı çıkartıldığı odanın kapısı kilitlenmiştir.Park fortsatte sin tale mens hans døende kone ble båret vekk fra scenen.
Ayrıca Halime Sultan ve aileside Halep'e götürüleceklerdir.De drar også gjerne til landsbyen Mina og Arafatåsen i nærheten.
Savaş esiri olarak Fransa'ya götürüldüler.De ble oppbrakt og internert som krigsfanger i Frankrike.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Betjenten får senere sparken fra politiet.
Kısa sürede hazırlanan eserler Viyana'ya götürüldü.Finalene ble avholdt i Wien.
Bu vagon daha sonra Almanya'ya götürüldü.Produksjonen ble siden flyttet til Tyskland.
Onu isyancıların yanına götürür.Han stemples som overløper av Rebellerne.
Drayton onu bağlayıp eve götürür.Ingrid snapper brevet til seg og skynder seg hjem.
Dom yakalanıp yargılanmak üzere götürülür.Han tas til fange og dømmes.
Erdoğan, 24 Kasım'da ise “O TIR'lar Bayırbucak Türkmenlerine yardım götürüyordu.Murad ankom sent i mai for å hjelpe de beleirete tyrkerne.
Diğer dört kişi ise Long Island'a götürüldü.De fire øvrige returnerte senere til Storbritannia.
Rose ile diğer kurtarılanlar RMS Carpathia ile New York'a götürülür.De overlevende blir omsider plukket opp av RMS «Carpathia» og ankommer New York.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Kepala dari mayat Maximinus dan puteranya dipenggal dan kepala mereka dibawa ke Roma.
Onlar Karin şehrine götürüldüler ve daha sonra kafalar kestiler.Mereka dibawa ke kota Karin dan kemudian dipenggal.
Will, New Directions'ı rakip kulüp Vocal Adrenaline'i performansı görmeye götürür.Will mengajak anggota New Directions untuk menonton penampilan Vocal Adrenaline, klub rival mereka.
Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz."Dialah Yang Menghidupkan maupun Yang Mematikan, bahwa kepada Dia, kalian berpulang.
Pueblo, Wonsan’daki limana çekilir ve mürettebatı esir kampına götürülür.Pueblo, Wonsan'daki port ditarik dan kru yang diambil tawanan perang.
Kardeşler çalınan paraları alırlar ve aklamak için Oklahoma'da ki bir Hint kumarhanesine götürürler.Mereka membawa uang yang dicuri ke sebuah kasino Indian di Oklahoma untuk pencucian uang.
Heykel yerin derinliğine çökmeye baslar ve Don Giovanni\de yerin dibine birlikte götürür.Patung tersebut pun akhirnya tenggelam ke dalam tanah dan menyeret Don Giovanni kedalamnya juga.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Alhasil, ketiganya digiring ke kantor polisi.