Ana içeriğe geç
Sözlük

götürü ile cümle

götürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sorgulanmak üzere Washington'a götürüldü.Hänet vietiin Britanniaan kuulusteltavaksi.
Nizâmülmülk’ün taraftarlarınca Rey’e götürülen Berkyaruk üzerine bir ordu gönderdi."Kunnianarvoisa kapteeni, lähetän Teille pojan joka haluaa palvella kuningastaan armeijassa.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Hän vie minut vihreille niityille, hän johtaa minut vetten ääreen, siellä saan levätä.
Andrea ve Michonne, Woodbury kasabasına götürülür.He huomaavat Andrean ja Michonnen ja heidät viedään Woodburyyn.
Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.He eivät kuitenkaan tiedä, minne heitä ollaan viemässä.
Büyücünün Yeğeni okuyucuyu Narnia'nın çok öncesinde bir yere götürüyor.Kirjassa Taikurin sisarenpoika kerrotaan Narnian perustamisesta.
Zenobia ve Vaballathus, Aurelian tarafından Roma'ya esir olarak götürülmek üzere yola çıkartıldı.Zenobia ja Vaballathus otettiin vangiksi, ja vietiin Roomaan.
Hükümdar seyahate veya sefere gittiğinde taşthane de onunla birlikte götürülürdü.Venäläisten lähdettyä perääntymään Tigerstedt joutui lähtemään heidän mukaansa.
21 Ağustos sabahı Dubček ve diğer önde gelen reformistler tutuklandı ve daha sonra Moskova'ya götürüldüler.Miehityksen alettua Dubček ja muita uudistuspoliitikkoja vietiin vangittuina Moskovaan.
Aynı zamanda Auschwitz'e götürülen Yahudiler için bir geçiş noktasıydı.Falstadia käytettiin myös kauttakulkuleirinä norjalaisten juutalaisten siirtämiseksi Auschwitziin.
Jandarmalar Eko’yu rahip zannederler ve köyüne geri götürürler.Theseuksen joukot ottavat Antigonen ja Ismenen takaisin.
II. Perseus zencirlenemiş olarak Roma'ya götürüldü.Rooma II. Suomentanut Natasha Vilokkinen.
Köpeklerin düzenli olarak veterinere kontrole götürülmeleri gerekir.Koira on vietävä heti eläinlääkäriin.
Ekibimiz zırhı götürür.Komentajat johtavat armeijoita.
Cynthia grubu karşılar ve Alan'ı "İyi Aydınlanmış Oda"ya (Well-Lit Room) götürür.Nainen osoittautuu Cynthia Weaveriksi, joka vie heidät ”hyvin valaistuun huoneeseen”.
Aynı gün evine yakın bir yerde bulundu ve hastaneye götürüldü.Hänen löydettiin tienvarresta ja toimitettiin sairaalaan.
Adam onları köyün yakınındaki bir nehre götürür.Ne sijoittuvat Reivilän halki kulkevan kylätien varrelle.
Leprikon Bridget'i kendi mağarasına götürür.Sitten hän kohtaa Bricksterin hänen palatsinsa päällä.
Bu vagon daha sonra Almanya'ya götürüldü.Hänet siirrettiin tämän jälkeen Saksaan.
Otomobili bataklığa götürür ve gömülmesini sağlar.Se munii kasan päälle ja hautoo siinä.
Bu özelliğinden dolayı, insanlar tarafından doğal yayılımının dışında bulunan bölgelere de götürülmüştür.Hauen suosion takia sitä on istutettu monille alueille sen luontaisen elinympäristön ulkopuolelle.
Onu tam geride bırakıp gidecekken geri gelip onu hastaneye götürür.Pian oikea ambulanssi tulee ja vie hänet sairaalaan.
Lennon, Roosevelt hastanesine götürülürken öldü.Hän kuoli verenhukkaan Rooseveltin sairaalassa.
Merhametli olan adam, onları Argos'a götürür ve Aerope burada evlenir.Pallavi menee naimisiin rakastettunsa kanssa ja Viren lähtee Lontooseen.
Avrupa Birliği sürecinde Türkiye'den çok sayıda dava Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürülmüştür.Hän on vienyt paljon tapauksia Euroopan ihmisoikeustuomioistuimeen Strasbourgiin.
Müfettiş onu morga götürür ve kocasının cesedini teşhis ettirir.Rose tunnistaa miehensä kengät ja menee ruumishuoneelle tunnistamaan miehensä ruumiin.
Katniss ve Peeta, diğer yarışmacılarla birlikte Capitol'a götürülür.Katniss matkustaa Peetan kanssa Capitoliin valmistautumaan peliin.
Mason ve Samantha'yı karısının ailesiyle tanışmaya götürür.Παίρνει τον Μέισον και τη Σαμάνθα και επισκέπτονται τους γονείς της συζύγου του.
Ancak kızgın baba kızı alıp götürür.Ωστόσο ο θυμωμένος σύζυγος την διώχνει.
Hastaneye götürülür.Στο νοσοκομείο.
Bu özelliğinden dolayı, insanlar tarafından doğal yayılımının dışında bulunan bölgelere de götürülmüştür.Πρόκειται για είδη που εξαπλώνονται σε περιοχές πέραν του φυσικού τους περιβάλλοντος.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Κατόπιν οδηγούνται όλοι στο αστυνομικό τμήμα.
Bu olay sırasında Peyton, bacağından vurulur ve Lucas tarafından kütüphaneye götürülür.Πυροβολεί την Πέητον στο πόδι και εκείνη φιλά τον Λούκας που την προσέχει στην βιβλιοθήκη.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.Στη συνέχεια μεταφέρθηκε πίσω στη φυλακή της Προύσας.
Drayton onu bağlayıp eve götürür.Η Φαίδρα τον ακολουθεί και τον συναντάει στο σπίτι.
Michael, Ukrayna'ya kumar makineleri kurmaya gittiği bir işe onu da yanında götürür.Ο Μίχαελ, τελικά, τον παίρνει μαζί του στην Ουκρανία, ώστε να εργαστεί φρουτάκια.
Blackwater Nehri'nde o gün kan götürüyordu.Πρωτεύουσα είναι η Μπλακ Ρίβερ.
Bu vagon daha sonra Almanya'ya götürüldü.Κατασκεύασε το σκάφος αργότερα στην Γερμανία.
Logan’ı Japonya’ya götürür.Ο Γκοτζίλα κατευθύνεται προς την Ιαπωνία.
Aynı zamanda Auschwitz'e götürülen Yahudiler için bir geçiş noktasıydı.Σχεδόν ταυτόχρονα έφθασαν εκεί και οι Εβραίοι που μετάχθηκαν από το Άουσβιτς.
Sovyetler Birliği'ne götürüldü.Επισκέπτεται τη Σοβιετική Ένωση.
Esirler şehre götürüldü ve başları kesildi.Οι αιχμάλωτοι μεταφέρθηκαν στην πρωτεύουσα, όπου και αποκεφαλίστηκαν.
TARDIS onları Noel adında bir kasabaya götürür.Ο Δήμος Καρδίτσας έδωσε σε μία οδό της πόλης το όνομά του..
Aksi halde kalbe yüklenen iş daha da artacağı için durumu daha da kötüye götürür.Ό,τι και να παίξει, θα χειροτερέψει την θέση του.
Sonra onu tabut şeklinde götürürler.Έπειτα τα επιστρέφουν στον τάφο.
Tam bu sırada adanın yerlisi olduğunu düşündüğümüz bir kadın onu alır ve mağarasına götürür.Όταν θα φτάσει στο νησί μια πλούσια γυναίκα αυτός θα την ερωτευτεί και θα την ακολουθήσει στην Αθήνα.
Tür, hem ABD'ye, hem de Yeni Zelanda'ya götürülmüştür.Το είδος έχει εισαχθεί στις Ηνωμένες Πολιτείες και στη Νέα Ζηλανδία.
Ertesi sabah, Hubert'i Antonin'in annesinin işyerine damla boyaya yardım etmesi için götürür.Το επόμενο πρωί, η Άννι αναγκάζει τον Πολ να κάψει το ακυκλοφόρητο βιβλίο του.
Rabin, en yakın hastaneye götürüldü ve ameliyat masasında can verdi.Αμέσως μεταφέρθηκε στο Νοσοκομείο ΚΑΤ στην Κηφισιά Αττικής, όπου υπεβλήθη σε χειρουργική επέμβαση.
Sizleri Kenan ülkesine götürüyorum.Ετάφη στην Μονή της Χώρας.
Martina'nın kötü ününe rağmen imparator onu seferlere yanında götürürdü.Παρά τον γάμο του με την πριγκίπισσα Αλεξάνδρα, ο Εδουάρδος διατηρούσε και πολλές εξωγαμιαίες σχέσεις.
15 yaşındayken en iyi arkadaşı Alicia Muzzio tarafından drama derslerine götürüldü.Στα 15 του,ο καλύτερος φίλος του τον πήγε να παρακολουθήσει μαθήματα θεάτρου στην τάξη της Alicia Muzzio.
Aristonikos Roma'ya götürüldü.Ο Αριστόβουλος στάλθηκε σιδηροδέσμιος στη Ρώμη .
Önce cezaevine konuldu, ardından Oropo toplama kampına götürüldü.Τελικά τον έπιασαν, τον φέραν στο κατάστρωμα της φρεγάτας.
Nyuu'yu evlerine götürürler ve onunla yaşarlar.Οι DigiDestined τον ακολουθούν και επιστρέψουν στην πατρίδα τους.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Efter de jordiske rester var blevet undersøgt, blev de returneret til kirken i plastikposer.
Daenerys onu çadırına götürür ve Mirri Maz Duur'u (Mia Soteriou) yardım etmesi için çağırır.Daenerys tager Drogo i hendes telt og sender bud efter Mirri Maz Duur (Mia Soteriou) for at hjælpe ham.
Speer birkaç Nazi yetkilisi ile beraber gözaltı merkezlerine götürüldü ve sorguya çekildi.Speer blev forhørt i adskillige interneringscentre for nazister.
Will, New Directions'ı rakip kulüp Vocal Adrenaline'i performansı görmeye götürür.Will tager New Directions hen for at se Vocal Adrenaline, en rivaliserende klub, performe.
Boş zamanlarında, Mike, Benjamin'i barlara ve genelevlere götürür.I fritiden introducerer Mike, Benjamin for bodellerenes prostituerede, barer og 2. verdenskrigs farer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod