Ana içeriğe geç
Sözlük

götürü ile cümle

götürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şahgaga, Black’i güvenli bir yere götürür.Саїд прив'язує його до дерева і приводить Людину в чорному.
Mısır’a giren her kitabın buraya götürülmesi mecburiyeti vardı.Окремі томи Книги Пам'яті України вийшли в кожній області.
Babası çocuğun yanına gidip daireye taşıyarak götürür, ama çocuk çığlık atar.Хлопця хотіли забрати до дитячого будинку, але він утік.
Bunun için onu Mısır’a götürür.Тому він її відправляє до Кореї.
Will, New Directions'ı rakip kulüp Vocal Adrenaline'i performansı görmeye götürür.Will bere New Directions, aby viděli jejich konkurenční sbor, Vocal Adrenaline vystupovat.
Gramsci, milletvekili dokunulmazlığına rağmen tutuklandı ve ünlü Roma hapishanesi Regina Coeli'ye götürüldü.I přes parlamentní imunitu byl Gramsci zatčen a uvězněn v známé římské věznici Regina Coeli.
Bu yüzden yeterli hizmet götürülememektedir.Tím dojde ke spuštění příslušné obsluhy.
Bu özelliğinden dolayı, insanlar tarafından doğal yayılımının dışında bulunan bölgelere de götürülmüştür.Lidmi byli rozšířeni i mimo oblast svého přirozeného výskytu.
Bundan sonra esir kampına götürülmüştür.Následně byli převezeni do zajateckého tábora.
Genellikle kurban edilecek adak hayvanlarını altara götürürken görülürlerdi.Často se totiž při spatření medvěda dali na útěk.
Jake Gyllenhaal'a Hardy'nin yerine Rick Flag rolü için teklif götürüldü fakat kabul etmedi.Role tak byla nabídnuta Jakeu Gyllenhaalovi, ten ji odmítl.
Bunun için onu Mısır’a götürür.Ten jí poradil, aby se uchýlila do Egypta.
Mahallenin yaşlıları ve çocukları esir alınarak Sivrihisar’ın Hamamkarahisarı’na kadar götürülür.Do tábora jsou spolu s „třídními nepřáteli“ zavírány i jejich děti a další příbuzní.
Antlaşmalar, kanundur ve Anayasa Mahkemesi'ne götürülemez.Stejně tak mohou jednat jménem Veřejného ochránce práv před soudy a Ústavním soudem.
Tehdit edip onu Summersların evine götürür.Ti odmítají a vydávají se k domu Hardestových.
Öğleye doğru Damadı köy yunağına yıkamaya (Çimdirmeye) götürürler.Poledne tráví zavrtané v bahně.
Yakalandıktan sonra Malfoy'ların evine götürülürler.Později se s Lenkou setkají v domě Malfoyových.
Öyküye göre 1774 yılında Pigot adlı bir Fransız subayı, bu elması Hindistan'dan satın alarak ülkesine götürür.Pověst vypráví, že v 18. století francouzský úředník Pigot dostal tento diamant od indického maháradži.
Carol'a araba çarpar ve Beth'in olduğu hastaneye götürülür.Nasedl zpátky do auta a varoval Betty, že budou uneseni.
Kavalcı onları yakındaki bir ormana götürür.Vojáci jej odnášejí do blízké chýše.
Patrik'in asıldığı günden sonra, idama götürülürken dışarı çıkartıldığı odanın kapısı kilitlenmiştir.Poté je otec odsouzen Pravdou k životu v Bráně, odkud přišel.
Sığırcıklar doğal olarak sadece Eski Dünya'da bulunur, bazı türleri doğu Avustralya'ya götürülmüştür.Původem je ze starého světa, ale některé druhy rodu se rozšířily i do Austrálie.
Tutuklananlari soymaktan sonra, bazıları ormana götürüldü.Po zatčení byli spiklenci uvězněni v Templu.
Katniss ve Peeta, diğer yarışmacılarla birlikte Capitol'a götürülür.Katniss a Peeta se dostávají do Kapitolu, kde se potkávají se svými protivníky.
Tür, hem ABD'ye, hem de Yeni Zelanda'ya götürülmüştür.Druhotně byl rozšířen do obou Amerik i na Nový Zéland.
II. Perseus zencirlenemiş olarak Roma'ya götürüldü.Oba konzulové se do Říma vrátili s hanbou.
Jerry ağaçkakanı tekrar yuvasına götürür, ama küçük kuş Jerry'i izleyerek deliğine geri döner.Dvojice se nevrací do západu slunce, Jerry se jde po svých přátelích podívat.
Damat, sağdıçla birlikte yatsı namazını kılmaya götürülür.Babička zemře, když se společně s Barunkou modlí.
Talat, oğlunu iki arkadaşı ile doktora götürür.Muž přijme chlapce do rodiny a zavede ho ke své ženě a dvěma dětem.
Daha sonra oğlu İbrahim Paşa tarafından İznik’e götürülüp türbesine gömüldü.Poté bylo předáno jeho synu Alexandrovi, který je pohřbil v Lýsimacheii.
Lenin derhal Kremlin'deki odasına götürüldü.Velín byl umístěn přímo v kostele.
Tablo daha sonra, İmparator II. Rudolf'un koleksiyonuna dahil oldu ve Prag'a götürüldü.Obraz měl původně patřit do sbírky císaře Rudolfa II. na Pražském hradě.
Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.Nevím, kam nás nyní vezou.
Hastanede geçirilen kısa bir sürenin ardından Ma, Jack'i alır ve anne babasının evine götürür.Poté, co stráví několik dní v nemocnici, odjíždí Joy s Jackem do domu svých rodičů.
Logan’ı Japonya’ya götürür.Dílo odvezl do Japonska.
Ah, adamım, bir şarkı var, onu 'You must be my luck-eee starrrr!' gibi eskiye götürüyoruz ...Oh, frate, este un cântec, ne-am dorit să ne întoarcem la «You must be my luck-eee starrrr!» ...
Anlatıcı kediyi evine götürür ama bir süre sonra bu kediden de nefret etmeye, hatta korkmaya başlar.Naratorul ia pisica acasă, dar curând începe să o urască și chiar să se teamă de ea.
Az sayıda üst rütbeli subay Moskova'ya götürüldü ve propaganda amaçları yönünde kullanıldı.Câțiva ofițeri de frunte au fost duși la Moscova în scopuri propagandistice.
Speer birkaç Nazi yetkilisi ile beraber gözaltı merkezlerine götürüldü ve sorguya çekildi.Speer a fost dus în cîteva centre de internare pentru oficialii naziști și a fost interogat.
871 Şubat'ta kale düştü ve Sawdan tutuklandı ve zincirlerle Benevento'ya götürüldü.În februarie 871, citadela a capitulat, iar Sawdan a fost capturat și dus în lanțuri la Benevento.
Zenobia ve Vaballathus, Aurelian tarafından Roma'ya esir olarak götürülmek üzere yola çıkartıldı.Zenobia și Vaballathus au fost luați ostatici la Roma de către Aurelian.
Gece yarısı koğuşundan alınarak idama götürüldü.La scurt timp după miezul nopții, aceștia au fost însoțiți de camera nupțială.
Bonnie MacFarlane adındaki bir çiftçi, John'u yaralı bir halde bulur ve onu iyileşmesi için doktora götürür.Fermierul local Bonnie MacFarlane îl găsește grav rănit și îl duce la ferma sa pentru însănătoșire.
Kardeşler çalınan paraları alırlar ve aklamak için Oklahoma'da ki bir Hint kumarhanesine götürürler.Ei duc banii furați la un cazinou indian din Oklahoma pentru a fi spălați.
Trepper Lubyanka hapishanesinde götürüldü.Aici a fost ținut prizonier în închisoarea Lubianka.
Tutuklandı ve birkaç meslektaşı ile birlikte Moskova'ya götürüldü.El a fost arestat și dus la Moscova pentru negocieri.
Sonra onu tabut şeklinde götürürler.Apoi este pus în mormânt și în sicriu.
Macheath'i yakalarlar ve hapse götürürler.Poliția îl capturează pe Magwitch și îl pune în închisoare.
Frank, Jenifer'i barınaktan alıp evine götürür ve ona yatacak bir yer hazırlar.Jiří îl duce acasă și-l pune în pat.
Buna karşılık İspanya'ya da götürülmüştür.Acesta a revendicat-o în numele Spaniei.
Bununla birlikte İngiltere'ye de götürülmüştür.Atunci el a fost transferat în Anglia.
Ancak o adam ısırılır ve Carol Denise'i revire götürür.În cele din urmă se calmează și o duce pe Carol acasă.
Lennon, Roosevelt hastanesine götürülürken öldü.Warneford a murit în drum spre spital.
Bunun için onu Mısır’a götürür.Cu el a plecat în Afganistan.
Orada yakalandı ve Londra'ya götürülerek idam edildi.Ei au fost prinși, și apoi închiși la Londra.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Acesta din urmă o ia la secția de poliție de unde este livrată Gestapoului.
Prenses dirilttiği şairi bir aynanın içinden geçirerek yeraltı dünyasına götürür.Vasiliscul nu putea fi ucis decât punându-i-se în față o oglindă în care să-și reflecte privirea.
Çünkü, bütün sorunlar sonunda özlerin betimlenmesi sorununa geri götürülebilir.Doar la sfârșitul comediei toate neînțelegerile vor fi rezolvate.
Orada adamlarım onları çözer, sen de alıp götürürsün.Plecați, vă spun, și să scăpăm de voi.
Serbest bırakılan rehineler Riza Park'taki polis karakolunu götürüldüler.Ostaticii au fost eliberați din hotelul de lux.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod