Ana içeriğe geç
Sözlük

götürü ile cümle

götürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Drayton onu bağlayıp eve götürür.Elisabeth rozpoznaje go i zabiera do domu.
Davanın Yüksek Mahkeme'ye götürülmesine ilişkin başvuru kabul edilmemiştir.Wniosek do Sądu Najwyższego nie został zaakceptowany.
Bu yol istasyona götürür.Droga prowadzi do stacji.
390 - Haleth halkını Eriador'a götürür ve 391 yılında Teiglin'den güneye giderler.390: Haleth leder sitt folk från Eriador och år 391 kommer de till länderna söder om Taeglin.
Tutuklandı ve birkaç meslektaşı ile birlikte Moskova'ya götürüldü.Han arresterades och fördes till Moskva tillsammans med flera av sina kollegor i regeringen.
20 Ağustos gecesi tutuklanan Dubček, görüşmeler için Moskova'ya götürüldü.Dubček, som hade arresterats den 20 augusti, förhördes i Moskva.
Jake Gyllenhaal'a Hardy'nin yerine Rick Flag rolü için teklif götürüldü fakat kabul etmedi.Jake Gyllenhaal fick då erbjudandet att ersätta Hardy som Flag, men tackade nej till rollen.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Efter att benen undersökts återlämnades de till kyrkan i plastsäckar.
310 - Bëor Edain'in halkının bir grubunu Beleriand'a götürür ve Finrod tarafından keşfedilir.310: Bëor leder Det första Huset av Edain till Beleriand: de blir upptäckta av Finrod.
İkicilik, Platon, Aristotales ve Hint felsefesindeki Sankhya ve Yoga ekollerine kadar geri götürülebilir.Dualismen kan spåras till tillbaka till Platons, Aristotles Samkhyas och Yogas hinduistiska filosofi.
Victorinox çakıları Everest Dağına ve Kuzey Kutubu'na da götürülmüştür.Victorinoxknivar har använts under bestigningar av Mount Everest såväl som på arktiska expeditioner.
Buna karşılık İspanya'ya da götürülmüştür.Dessa tog han med tillbaka till Spanien.
Savaş esiri olarak Fransa'ya götürüldüler.Dessa skulle fraktas till Tyskland som krigsfångar.
Drayton onu bağlayıp eve götürür.Ingrid rycker brevet till sig och skyndar hem.
Bu ırmak yeni ölenlerin ruhlarını oraya götürür.Dessa vapen kan uppbåda döda själar.
Onu yaşlı adama götürürler."Så långt den gamle mannen.
Takip onu Gambit'e götürür.Han följer efter henne till Hollywood.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Därefter rapporterades det till en polisstation.
Adam onları köyün yakınındaki bir nehre götürür.Vatten kunde man hämta i en flod i närheten.
Bu vagon daha sonra Almanya'ya götürüldü.Dessa föremål transporterades till Tyskland.
Hastaneye götürülür.Flickan fördes till sjukhus.
Zeus Sunağı da Berlin'e götürülmüş ve onarılarak oradaki Pergamon Müzesi'ne (Pergamon Museum) koyulmuştur.Glaserat tegel från Istarporten fördes till Berlin där den återuppbyggdes inuti Pergamonmuseet.
Bununla birlikte İngiltere'ye de götürülmüştür.Samtidigt blev det tryggt att lämna England.
26 Kasım 2015'te tutuklu yargılanmak üzere cezaevine götürüldü.Han sitter idag 2015 i fängelse.
Gordon ile Citadel'a ulaşmaya çalışan Alyx kaçırılır ve Citadel'a götürülür.Under striderna blir Alyx tillfångatagen och förd till Citadellet.
Kısa bir süre sonra götürüldükleri gördüm.Märkena togs bort efter en kort tid.
Küçük kervanlar, Temmuz ve Ağustos aylarının dışında muayyen vakit ve zamanlarda mal götürüp getirirlerdi.Han spelade så dåligt att han bänkades till och från under juli och början av augusti.
Bu mayınların ikisi, detaylı bir inceleme için Malta'ya götürüldü.Дві виловлені міни були відправлені на Мальту для подальшого вивчення.
Anlatıcı kediyi evine götürür ama bir süre sonra bu kediden de nefret etmeye, hatta korkmaya başlar.Оповідач бере цього кота додому, але скоро починає ненавидіти цю істоту, навіть боятися її.
Sonraki gün, Marge çocukları da yanına alarak yılbaşı alışverişi için alışveriş merkezine götürür.Наступного дня Мардж з дітьми відпраляється до торговельного центру.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Після того, як останки були розглянуті, вони були повернуті до церкви в поліетиленових пакетах.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Голови Максиміна та його сина на списах були відправлені до Риму.
Mısır'a götürüldü.Його відправлено до Єгипту.
Psycho rehineyi güvenli bir tahliye noktasına götürür ve Prophet ile Nomad kazı alanına doğru yola çıkarlar.Псих відправляється супроводжувати заручницю в зону евакуації, а Пророк із Номадом ідуть до розкопу.
Bu olay onları Angola iç savaşına götürür.Що призвело до громадянської війни в Анголі.
Sibirya’daki bir esir kampına götürüldü.Помер у таборі полонених у Сибіру.
Adam onu evindeki bir partiye götürür.Вони пообіцяли підвезти його до вечірки на своїй машині.
Burada hastalanmış ve Dominik manastırına götürülerek tedavi görmüştür.Згодом він захворів, ним заопікувалися в домініканському монастирі.
Köpeklerin düzenli olarak veterinere kontrole götürülmeleri gerekir.Потрібно регулярно перевіряти собаку.
Bu arada John, bir telefon kulübesinden çağrı alır ve boş bir depoya götürülür.По дорозі додому з місця злочину, Джона забирає невідома машина й привозить на порожній склад.
390 - Haleth halkını Eriador'a götürür ve 391 yılında Teiglin'den güneye giderler.390 - Галет відвела своїх людей з Таргеліону і у 391 році приводить їх на землі південного Тейгліну.
Thompson, Norris'i bir antrepoya götürür.Якраз Макквін привів Норріса на знімальний майданчик.
Onu isyancıların yanına götürür.Він бере її на страту бунтівників.
Babası da onu götürüp bir yatılı okula bırakır ve bir daha hiç ortada görünmez.Мого батька теж забрали, заарештували у старій школі, її вже немає.
Aynı gün evine yakın bir yerde bulundu ve hastaneye götürüldü.Дорогою до дому він втратив тяму та був доправлений до лікарні.
Kent Paul'dan Lance'in tutulduğu yeri öğrenen Tommy onu Diaz'ın adamlarından kurtarır ve hastaneye götürür.Кент Пол повідомляє Томмі про те що трапилось і Томмі рятує Ленса.
Yağ kaçağı varsa araç servise götürülmelidir.У випадку виявлення шкідника проводиться знезараження вантажів.
Bu sayede herkes onu papaz sanır ve kiliseye götürülür.Тоді всі побожно хрестяться й ідуть до церкви.
O da samandan bir avuç alarak atına yem alarak götürürmüş.Для потреб ОУН віддав пару коней разом з возом.
Dom yakalanıp yargılanmak üzere götürülür.Його заарештовують і судять.
Kapkaçırcılar onları Malfoy Malikanesi'ne götürür.Рідкодуби віднесли до Красилівського району Хмельницької області.
Küçük ve büyük baş sürüler yazın yüksek çayırlara götürülür.Влітку навіть молоде і ніжне листя додають до салатів.
Mahallenin mezarlığına götürüyorlar bizi.Похований на місцевому кладовищі.
Rosa onu ziyarete gidip para ve çamaşır götürüyordu.Гієзей повернувся був додому і заховав гроші і одяг.
Bundan sonra, batı ova gorillerinin toplam nüfusu 150.000-200.000 götürüldü.Найімовірніше кількість західних горил — близько 150 000—200 000 осіб.
Lincoln'ün cenazesi trenle Illinois'e götürüldü.Похований на кладовищі Рествейл у Ворті, Іллінойс.
Kavalcı onları yakındaki bir ormana götürür.Шукач допомогає їй втекти до лісу.
Aynı gün nikah kıyılır, kız evinden oğlan evine çeyiz götürülür.Таким остриженным на половину він і гуляв на весіллі своєї дочки.
Kendine geldikten sonra hastaneye götürülmelidir.До лікарні його довезти не встигли.
Daha sonra mezar yakınları tarafından zaman zaman mezara yiyecek götürülüyor ve ölü adına dualar okunuyordu.Після похорону живі родичі мали іноді приносити їжу до гробниці й читати молитви за покійного.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod