Ana içeriğe geç
Sözlük

götürü ile cümle

götürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kristi hastalanınca annesi ile Dennis onu hastaneye götürür.Kristie wordt hierna ziek en ze moet naar het ziekenhuis met Dennis en Julie.
Hapishaneye götürüldüğü araba kaza yapar ve firar eder.Hij raakt betrokken in een auto-ongeluk en wordt gearresteerd.
Oradan İngilizler tarafından Malta'ya götürülmüştür.Malta werd vervolgens veroverd door de Britten.
En sonunda onu bulan taşıyıcı kamyonu onu yarışa götürür.De rijder die dan in de baan komt rijdt vervolgens de race uit.
Her bina belli bir inşa puanı götürür, bu inşa puanları sunuculara göre değişir.Voor elke bouwsteen wordt een activiteitenplan opgesteld om deze bouwsteen voldoende sterk te maken.
Onu isyancıların yanına götürür.Dit deed hij om de rebellen tegemoet te komen.
Peter, Papa'yı oyuncak fabrikasına götürür.Charlie besluit zijn opa Joe mee te nemen naar de fabriek.
Fenena ve Yahudilerin zincirler altına ölüme götürüldüklerini görür.Het komt voor dat synagogen en joodse graven worden beklad.
O silahını Veronica'ya doğrultur ve onu zorla götürür.Jason weet hem echter weer toe te leiden naar Veronica en ze schiet hem neer.
Mısır’a giren her kitabın buraya götürülmesi mecburiyeti vardı.De opnamen moesten naar Frankrijk worden gebracht om daar te worden ontwikkeld.
Aksi halde kalbe yüklenen iş daha da artacağı için durumu daha da kötüye götürür.Indien het probleem van fysieke aard is, maakt u het hierdoor alleen maar erger.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Zenobia en haar zoon werden door de Romeinen gevangengenomen en in gouden kettingen naar Rome verbannen.
Götürü iş değil ya.Het is geen aangenomen werk.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Po zbadaniu kości przekazano je z powrotem kościołowi w plastykowych torbach.
Birçok paha biçilemez ikon, eser ve diğer nesneler çoğu Venedik'e gitmek üzere Batı Avrupa'ya götürüldü.Wiele bezcennych ikon, relikwii i innych przedmiotów zawieziono do zachodniej Europy, dużą cześć do Wenecji.
Anlatıcı kediyi evine götürür ama bir süre sonra bu kediden de nefret etmeye, hatta korkmaya başlar.Narrator zabiera je do domu, lecz szybko zaczyna czuć odrazę, a nawet strach do kota.
İçecek bir şeyler alamıyorsak yanımızda götürürüz.Jeśli nie będziemy mogliśmy pozwolić sobie na napoje, przyniesiemy w butelce swoje picie.
Nazım, Dünya’yı her gün işe götürüp getirmeye başlar.I będzie wychodził lud, i każdego dnia będzie zbierał według potrzeby dziennej.
Ancak bu kaçışa bir misilleme olarak Gesler'in muhafızları Melchtal'ı tutuklayıp götürürler.W odwecie gwardziści Geslera biorą Melchtala do niewoli.
1905 yılında bu köpekler Alaskaya götürüldü.Ten ostatni w 1905 roku został przeniesiony do Zaleszczyk.
Peter, Papa'yı oyuncak fabrikasına götürür.Kyle odnajduje dziadka w fabryce chipsów.
Bir Azavad Kurtuluş Ulusal Hareketi sözcüsüne göre tıbbi bakım için Burkina Faso'ya götürüldü.Zdaniem rzecznika MNLA został zabrany do Burkina Faso w celu opieki zapewnienia opieki medycznej.
Tutuklandı ve birkaç meslektaşı ile birlikte Moskova'ya götürüldü.Został przewieziony do Moskwy i aresztowany.
Tuileries Sarayı'na geri götürüldüler.Przewieziono go do pałacu des Tournelles.
Buradan sonrasını Kont Orlok'un atarabacısı, götürür.Jego następcą został hrabia Oropesa.
1797’de Napolyon tarafından savaş ganimeti olarak Paris’e götürüldü.W 1797, w wyniku wojen napoleońskich, został przewieziony do Paryża.
Diğer dört kişi ise Long Island'a götürüldü.Tylko 9 z nich przeżyło podróż docierając do Long Island.
Bu iki enerji birbirini götürür.Dwie powłoki atomowe mogą się wzajemnie przenikać.
Sibirya’daki bir esir kampına götürüldü.Przebywał w obozie dla jeńców wojennych na Syberii.
Sanatçı hastaneye götürüldükten iki saat sonra çıktı.Architekt zmarł dwa lata później w szpitalu.
Teslim olduktan sonra esir olarak Moskova'ya götürüldü.Przewieziono go do Moskwy jako zakładnika.
Çocuk hemen alınıp Tanrı'nın tahtının önüne götürüldü.W dramatycznym momencie dziecko zostaje uniesione do tronu Boga.
Nancy, annesi Marge tarafından rüya terapi kliniğine götürülür.Matka Nancy, Marge (Ronee Blakley), zabiera swoją córkę do kliniki badań nad snem.
İmhotep Anck-Su-Namun'u canlandırmak için bedenini Ölüler Şehrine (Hamunaptra) götürür.Każe zabić Anck-Su-Namun.
Aynı zamanda Auschwitz'e götürülen Yahudiler için bir geçiş noktasıydı.Był również organizatorem deportacji greckich Żydów do Auschwitz.
Sovyetler Birliği'ne götürüldü.Została wywieziona do Związku Radzieckiego.
Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.Dzisiaj nie wiadomo, gdzie one się znajdują.
Kapkaçırcılar onları Malfoy Malikanesi'ne götürür.Szmalcownicy wyłapali ich i doprowadzili ich dworu Malfoyów.
Aynı dönemde Nicholas-Claude Fabri de Peiresc tarafından Fransa'ya da götürülmüşlerdir.W pracach uczestniczył również uczony i kolekcjoner francuski Nicolas-Claude Fabri de Peiresc.
Sonra cesedi sırtına alarak götürür.Następnie wyrzuca do przodu resztę ciała.
Bu versiyonda ejderha, fırtına tanrısını yenince onun yüreğini ve gözlerini alıp götürür.W drugiej wersji mitu Wąż pokonując boga burzy zabiera mu serce i oczy, które odzyskał dla niego syn.
İlk vuruşunda kurbanının tüm canını götürür.Zaczynając od głowy, pochłaniają ofiarę w całości.
Atatürk: (Sevgili İskiliplilere teşekkürlerimi ve selamlarımı götürünüz.礼 rei) wyrażający szacunek i podziękowanie.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Później powraca na komisariat policji.
Jin onu hastaneye götürürken; Sun hamile olduğunu söyler.W szpitalu, Lynette powiedziała Susan, że jest w ciąży.
Hapishaneye götürüldüğü araba kaza yapar ve firar eder.Kiedy jest przewożona do więzienia, dochodzi do wypadku samochodowego.
Buna karşılık İspanya'ya da götürülmüştür.Został on wysłany do Hiszpanii.
Violetta'nın annesi öldükten sonra babası Violetta'yı Madrid'e götürür.Po tragicznym wypadku Violetta wraz z ojcem przeniosła się do Madrytu.
Dağavaryan, Ayaş Hapishanesi'ne götürülecek gruba dahil edilir.W jednym ze skrzydeł zamierza się zorganizować więzienie męskie.
Hastanede geçirilen kısa bir sürenin ardından Ma, Jack'i alır ve anne babasının evine götürür.Wkrótce Jack dostaje zawału serca i rodzice decydują o tym, że zostanie w domu.
Oradan da Çukurova bölgesine götürüldü ve orada tutuldu.Następnie wywieźli ich do Wylazłowa i tam rozstrzelali.
Mahallenin mezarlığına götürüyorlar bizi.Przylegały one do miejskiego cmentarza.
Otobotlar Optimus'u götürür.Może łączyć się z Optimusem.
Yakalandıktan sonra Malfoy'ların evine götürülürler.Luna jest więziona w domu Malfoyów.
Daha sonra kamyonun arka tarafına konuldu ve Bulovka Hastanesi'ndeki acil servise götürüldü.Zaraz potem samochód przyspieszył i pojechał do szpitala Parkland Hospital.
1688 yılında Avusturyalılara teslim oldu ve Viyana'ya götürüldü.W 1687 powrócił do Austrii, osiedlając się w Wiedniu.
Sonra onu tabut şeklinde götürürler.Następnie wywieziony do Kaługi.
1983'te Bolivya'dan sınır dışı edildi ve Fransa'ya götürülerek yargılandı.W 1983 roku został zwolniony i wyemigrował do Francji.
Yahudiler öldürülüp sağ kalanlar toplama kamplarına götürüldü.Umierających Żydów zastępowano robotnikami przywożonymi z obozów koncentracyjnych.
Duaları Tanrıya götürür.Tłum modli się do Boga.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod