Aynı sırada Marge, Lisa ve Bart Cargill tarafından tutsak edilmiş, şehre geri götürülmektedirler.Enquanto isto, Marge, Lisa, Maggie e Bart são capturados por Cargill e retornados para Springfield.
Onu yaşlı adama götürürler.Chama o velho.
Peter, Papa'yı oyuncak fabrikasına götürür.Em um subenredo menor, Peter finge tocar piano em uma loja de brinquedos.
Nizâmülmülk’ün taraftarlarınca Rey’e götürülen Berkyaruk üzerine bir ordu gönderdi.E eles conspiraram contra ele, eo apedrejaram por mandado do rei, no pátio da casa do Senhor."
El ilanlarını Barney'e götürür.Ele disse que iria emprestar sua voz para Barney.
Gina'yı da kendi evine götürür.George leva ela pra casa dele.
Rick ve Michonne, Carl'ı revire götürür.Rick e Michonne correm para a enfermaria.
İçecek bir şeyler alamıyorsak yanımızda götürürüz.Se você ver a gente bebendo, pode nos expulsar do local.
Onları kurtarır ve gizli üsse götürür.Ele o proteje e o leva a um lugar seguro.
Küçük bir yetenek olarak pazarlayamadığı Lujin'i babasına geri götürür.Valentinov retorna Luzhin para seu pai uma vez que ele não é mais comercializável como uma criança prodígio.
Yine oğlan evinin çalgıları misâfirlerini alır ve oğlan evine geri götürür.Mais tarde, as crianças sentem saudades de casa e querem regressar ao seu lar.
Takip onu Gambit'e götürür.A ideia é conduzi-lo até Miami.
Bir süre itiraz etmeye çalışır fakat kalabalık onu bir yere götürür.Ela tenta chegar até ele, mas é atrapalhda pela multidão.
Ekibimiz zırhı götürür.Detendo O Armagedom.
Buradan tekrar Emirdağ’a götürüldü.Nota: "MACC" redireciona aqui.
Hayvanlar daha çok otlak yerlere götürülüp otlatılır.Deste modo, as espécies mais sensíveis desaparecem dos locais mais poluídos.
Kafası kesilir ve Tahran sokaklarına götürülerek dolaştırılır.Satisfeito, ele a leva consigo de volta, tirando-a das ruas.
Grup dayanışması onları fetihler yapmaya da götürür.In Queda que as mulheres tem para os tolos.
Orada yakalandı ve Londra'ya götürülerek idam edildi.Um grupo de pescadores o pegou e ele foi enviado de volta a Londres.
Bununla birlikte İngiltere'ye de götürülmüştür.Todos foram levados para a Inglaterra.
Daha sonra bir plaja inen Tolga aracı bir tamirciye götürür.Por fim aparece um modelo dirigindo uma caminhonete.
Speer birkaç Nazi yetkilisi ile beraber gözaltı merkezlerine götürüldü ve sorguya çekildi.Speer foi levado a diversas prisões e interrogado.
Polis, burgulu peruk takmış olan Gaga'yı yakalar ve arabaya götürür.Lady GaGa é levada para a polícia com um penteado em formato de cone e é presa.
Onu isyancıların yanına götürür.Este decide atacar aos rebeldes.
Bir kara şövalye zırhı İngiltere'ye götürülecektir.Um experiente esquadrão anti-bombas é enviado ao Britannic.
Jon, istediğini yapınca Yabanıllar onu Duvarın Ötesindeki Kral olan Mance Rayder'a götürür.Jon o faz e é levado à presença de Mance Rayder, o selvagem Rei Além-da-Muralha.
Bunun üzerine Ali Muhsin Beyi dişçiye götürür ve dişçi Muhsin Beyin dişini çeker.Seu maior receio é ir ao dentista, por isso escova os dentes muito bem.
Polis, başı tıraşlı Eike Batista'yı Bangu'ya götürür.Polícia leva Eike Batista, de cabeça raspada, a Bangu.
Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz."Hij zal jullie laten sterven en vervolgens weer tot leven brengen, waarop jullie tot Hem terugkeren.”
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Nadat alle stoffelijke resten onderzocht waren, werden ze teruggebracht naar de kerk in plastic zakken.
Oberon Puck'a Huon'u Tunus'a götürüp İbrahim evine teslim etmesini emreder.Oberon beveelt Puck Huon naar Tunesië en het huis van Ibrahim te brengen.
Bunun üzerine Tommy Lance'i kurtarır ve hastaneye götürür.Natuurlijk moet Tommy hem bevrijden en naar het ziekenhuis brengen.
Bunun üzerine Ho ve diğer iki tasarımcıya bayrağı kendileri yapmaları için teklif götürüldü.Ho en twee anderen werden vervolgens door de Volksrepubliek gevraagd om de vlag te ontwerpen.
Aynı sırada Marge, Lisa ve Bart Cargill tarafından tutsak edilmiş, şehre geri götürülmektedirler.Ondertussen worden Marge, Lisa, Maggie, en Bart gevangen door Cargill en teruggebracht naar de stad.
Buna karşılık İspanya'ya da götürülmüştür.Hij neemt deze in bezit voor Spanje.
O gece kitabı evine götürür ve büyük bir merakla okur.Die nacht neemt hij het boek mee naar huis en leest het vol bewondering en ontzag.
Birçok paha biçilemez ikon, eser ve diğer nesneler çoğu Venedik'e gitmek üzere Batı Avrupa'ya götürüldü.Vele onbetaalbare iconen, relikwieën en andere objecten doken later in West-Europa op, de meeste in Venetië.
Son görüşler, yazım tarihini 550 ya da 558'e götürür ya da belki 562 gibi daha sonraya.De huidige consensus dateert het werk in het algemeen tussen 550 en 558, mogelijk zelfs pas in 562.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Hij doet mij neerliggen in grazige weiden; Hij voert mij zachtjes aan zeer stille wateren.
Bunun için onu Mısır’a götürür.Hij wil hiervoor naar Egypte.
Orada yakalandı ve Londra'ya götürülerek idam edildi.Na twee jaar werd hij opgepakt en in Londen terechtgesteld.
Jud, kısa süre sonra aileyi bir hayvan mezarlığına götürür.Jud laat hem een pad achter zijn huis zien dat leidt naar een dierenbegraafplaats in het bos.
Tedavi için hastaneye götürüldü ve bir sonraki gün taburcu edildi.Hierop werd hij naar het ziekenhuis gebracht, waar hij een dag later werd ontslagen.
Gordon ile Citadel'a ulaşmaya çalışan Alyx kaçırılır ve Citadel'a götürülür.Tijdens de strijd wordt Alyx door de Combine gevangengenomen en weggevoerd naar de Citadel.
Kavalcı onları yakındaki bir ormana götürür.De vrienden kamperen vlak bij een bos.
1905 yılında bu köpekler Alaskaya götürüldü.In 1921 werd deze zwerfkei naar Hilversum overgebracht.
Blackwater Nehri'nde o gün kan götürüyordu.Deze weg ging waarschijnlijk over de rivier Blakewater.
David onu hastaneye götürür.Daniël besluit haar naar het ziekenhuis te brengen.
Cenazesi önce Memfis'e, oradan İskenderiye'ye götürüldü ve burada altın bir tabuta kondu.Het lijk werd tijdelijk in Memphis opgeslagen voordat het in Alexandrië werd begraven in een gouden graftombe.
Noren onu Yüzlerin Annesi'ne götürür.Het is Norman die haar vraagt om naar het oude huis van zijn moeder te gaan.
Rosa onu ziyarete gidip para ve çamaşır götürüyordu.Franciscus bezocht haar en bracht haar schone kleren.
İkisini de uzay gemilerine götürürler.Beiden ondergingen hun ruimtedoop.
Luke, Leia'nın götürülüşünü görür.Luke kan echter wel contact maken met Leia.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Onderweg komt Tyrion zijn voormalige concubine, de prostituee Shae, tegen in de vertrekken van zijn vader.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.Hij werd naar de gevangenis van Winchester overgebracht.
Cumhuriyet Şehri'ne götürürler.Daarop willen ze naar de stad.
Günümüzde bazı hastalar psikolojik şifa için buraya götürülmektedir.Hier is tegenwoordig een psychiatrische inrichting gevestigd.
Birçok köye yardım götürülemedi.Veel landen boden hulp aan.
Savaş esiri olarak Fransa'ya götürüldüler.Hij werd samen met Franse krijgsgevangenen naar Frankrijk overgebracht.
Kısa süre sonra Darth, Sidious tarafından bulunur ve Corucant'a götürülür.Hij overleeft dit alles maar net, en wordt door Darth Sidious meegenomen naar Coruscant.