Ana içeriğe geç
Sözlük

götürü ile cümle

götürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak her konu referanduma götürülmez, bu yola başvurmanın koşulları vardır, çünkü masraflı bir uygulamadır.Non è necessario che tutte le voci abbiano esposto il tema perché vi sia un'entrata supplementare.
İsa, "Şimdi biraz alıp şölen başkanına götürün" der.Disse loro Gesù: «Portate un po' del pesce che avete preso or ora».
Bu sırada Natalie elini tetiğe götürür ancak ateş etmez.Aeryn gli punta l'arma contro ma non riesce a far fuoco.
Drayton onu bağlayıp eve götürür.Damon allora stordisce Kai e lo porta a casa sua.
Şahgaga, Black’i güvenli bir yere götürür.Il nero vince portando il re in un santuario.
Bunun üzerine dava Yargıtay'a götürüldü ve Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozdu.Venne sequestrato dalla procura e il giudice ne impose la distruzione del negativo.
Beni istasyona götürür müsünüz?Вы могли бы меня подвезти до станции?
Bu yol istasyona götürür.Эта дорога ведёт к станции.
Bizi nereye götürüyorsun?Куда ты нас везёшь?
Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz."Потом Он умертвит вас, потом оживит, а потом вы будете возвращены к Нему».
Kim, son aşkını, güven içinde, Balmont'un ıtırlı baştan çıkarıcılıklarına götürür?Кто же, доверчивый, обратит последнюю Любовь к парфюмерному блуду Бальмонта?
Savaş esiri olarak Fransa'ya götürüldüler.Перевезён во Францию в качестве военнопленного.
Butterfly uykuya dalmış olan oğlunu arka odaya götürür.Баттерфляй уносит спящего сына в другую комнату.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Трупы Максимина и его сына были обезглавлены, а их головы отправлены в Рим.
Serbest bırakılan rehineler Riza Park'taki polis karakolunu götürüldüler.Отпущенные заложники были сопровождены в огороженный полицией участок в парке Ризал.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.После того как останки были исследованы, они были возвращены в церковь в полиэтиленовых пакетах.
Böylece kızkardeşi ile birlikte serbest bırakıldı ve 1944'te Filistin'e götürüldü.Он и его сестра были освобождены и сумели в 1944 году переехать в Палестину.
Bundan sonra, batı ova gorillerinin toplam nüfusu 150.000-200.000 götürüldü.После этого общая численность популяции западных равнинных горилл стала оцениваться в 150 000—200 000 особей.
Birkaç saatten sonra bir ermeni subayını yakalayarak il merkezine götürüyorlar.Через несколько часов они схватили армянского офицера и доставили его в областной центр.
Sarff Kolonisi üçünü alıp bir uzay istasyonuna götürür.Сарфф привозит заключённых на некую космическую станцию.
390 - Haleth halkını Eriador'a götürür ve 391 yılında Teiglin'den güneye giderler.390 — Халет уводит своих людей из Таргелиона и в 391 приводит их на земли южнее Тейглина.
Psycho rehineyi güvenli bir tahliye noktasına götürür ve Prophet ile Nomad kazı alanına doğru yola çıkarlar.Псих отправляется сопровождать заложницу в зону эвакуации, а Пророк с Номадом идут к раскопу.
Orada adamlarım onları çözer, sen de alıp götürürsün.Вам предстоит найти землю для них и для себя.
Kristi hastalanınca annesi ile Dennis onu hastaneye götürür.На следующий день Кристи заболела, и Джули с Деннисом везут её в больницу.
Daenerys onu çadırına götürür ve Mirri Maz Duur'u (Mia Soteriou) yardım etmesi için çağırır.Дейенерис берёт его в свой шатёр и посылает за Мирри Маз Дуур (Мия Сотериу), чтобы помочь ему.
Daha sonra Hurûfiler Edirne'de bir camiye götürülmüşlerdir.Затем паломники бегом устремляются в долину Муздалифа (ифада).
David onu hastaneye götürür.Дэвида отправляют в больницу.
Sizleri Kenan ülkesine götürüyorum.Вы принесли их нашей стране.
Slovenler, Saksonya'da çeşitli kamplara götürüldü.Многие поляки переехали в Нижнюю Саксонию.
İki Rus subayı Moskova'ya trenle götürülmek üzere Linge'ye refakat etti.В тот день он и двое других румынских предпринимателей собирались ехать в Москву за товаром.
Burada hastalanmış ve Dominik manastırına götürülerek tedavi görmüştür.Вскоре он заболел, и его приютили в доминиканском монастыре.
Onları götürüp kuleye bırakmış.Они их находят и идут к башне.
Bu sayede herkes onu papaz sanır ve kiliseye götürülür.Тогда приглашается священник и обращает их в католичество.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Вопреки запрету отца Тирион берёт проститутку Шаю (Сибель Кекилли) в столицу.
Aynı zamanda Auschwitz'e götürülen Yahudiler için bir geçiş noktasıydı.Также транзитным концлагерь был и для норвежских евреев, депортируемых в Освенцим.
Köpeklerin düzenli olarak veterinere kontrole götürülmeleri gerekir.Животных ловят на регулярной основе, чтобы проверить их состояние здоровья.
Thompson, Norris'i bir antrepoya götürür.Он и привёл Норриса на съёмочную площадку.
1983'te Bolivya'dan sınır dışı edildi ve Fransa'ya götürülerek yargılandı.В 1983 г. боливийские власти арестовали Барбье и экстрадировали во Францию.
Sanatçı hastaneye götürüldükten iki saat sonra çıktı.Он умер через два часа после поступления в больницу.
Takip onu Gambit'e götürür.Он ведёт их в Геди.
Bunlar omuza takılarak istenilen yere götürülürdü.Он должен начинаться сразу же за плечами.
Michaels ringden sedye ile götürüldü.Майкл толкнул рефери прямо на ринге.
Orada yakalandı ve Londra'ya götürülerek idam edildi.Он не был арестован, однако был депортирован обратно в Лондон.
Malcolm X'in ısrarları neticesinde Hinton, bir ambulans ile Harlem Hastanesi'ne götürüldü.После встречи с Хинтоном Икс настоял на помещении пострадавшего в гарлемскую больницу.
Peygamberler yakalandı, İlyas onları Kişon Vadisi’ne götürüp orada öldürdü.Тогда к Илию был послан человек Божий, возвестивший кару за их нечестие.
Final çıktıları geri döndürülemez hatalar ve hiç yenilgisiz başarılara direkt olarak götürür.Если же поставить перед собой ложные цели, они неизбежно приведут в никуда.
Son görüşler, yazım tarihini 550 ya da 558'e götürür ya da belki 562 gibi daha sonraya.Вероятные даты правления — с 512 по 534 или с 516 по 540 годы.
Ancak artık kendisinin de vücudu iflas eder ve makineler onu makine şehrini içlerine doğru götürürler.Однако их механик погибает, и байкеры решают отвезти его тело в родной город.
Bundan sonra esir kampına götürülmüştür.После этого был отправлен в лагерь для военнопленных.
Drayton onu bağlayıp eve götürür.Хармс забирает бревно и несёт его домой.
Eichmann, yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.В Израиле Эйхмана судили и приговорили к смертной казни.
Onu isyancıların yanına götürür.Однажды он берёт её на казнь бунтовщиков.
Beşerli gruplar halinde mağaraların içine götürüldüler.После переклички их группами по пять заводили в пещеры.
Götürü usule tabi mükellefler beyanname vermezler.По долгу службы они обязаны не выдавать тайн клиентов.
Hayvanlar daha çok otlak yerlere götürülüp otlatılır.У животных имеются общие места для испражнений.
El-Mübaraka esir alınıp Samarra'ya götürüldü.Аль-Мобарка был схвачен и доставлен в Самарру.
Diğer İstanbul Hükümeti temsilcileri ile birlikte Bilecik'ten Ankara'ya götürüldü.Вместе с другими рукописями была привезена в Англию.
Cesedi bir helikopterin iniş takımlarına sıkıca bağlanmış ve yakınlardaki Vallegrande'ye götürülmüştür.Таню привязали к полозу вертолета и перевезли в Валье-Гранде.
1169'da Erbil'de doğdu eğitim için Erbil'deki alimlerin yanında götürüldü, eğitimini orada tamamladı.До 1093 года они были отправлены в Уилтонское аббатство, где завершили своё образование.
Daha sonra gelin hamama götürülür.Они появятся позже, с созданием УПА.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod