gösterme ile cümle

gösterme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yerleşim dağınık bir yayılış göstermektedir.Городу свойственна разбросанность застройки.
Anlaşıldığı kadarıyla birlikleri daha fazla direniş göstermemiştir.В своём продвижении войска не встречали сопротивления.
Bazı araştırmalar DRAM yongalarındaki hataların çoğunun kozmik ışınlar yüzünden çıktığını göstermektedir.Космические лучи вызывают большинство устранимых ошибок в DRAM.
(Bkz: Kaynak gösterme) "Ödüllerin listesi".Список наград (англ.).
Antik Roma'da eşcinsellik, çağdaş Batı medeniyetinden belirgin farklılıklar göstermektedir.Гомосексуальные отношения в Древнем Риме воспринимались иначе, чем в современном западном мире.
Bu sistem İsviçre sistemiyle benzerlik göstermektedir.Прочие условия те же, что в швейцарской системе.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ a bРКП (б); Введ.
0-2 yaş döneminin sonuna doğru basit zihinsel etkinlikler göstermeye başlar.В возрасте 2-3 лет начинают осваивать логически-образное представление действительности.
2011 yılından bu yana aktif faaliyet göstermektedir.С 2011 года проект является неактивным.
Bu durum, Hindistan’da bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir.Всё это варьируется от региона к региону.
Bu da, bu zamanlarda mahallede yerleşimin bulunduğunu göstermektedir.У нас есть основания полагать, что она находится где-то в этом районе.
Valmet, NASDAQ OMX Helsinki Borsası'nda işlem görmektedir ve 30 ülkede faaliyet göstermektedir.Акции Metso котируются на бирже NASDAQ OMX Helsinki Finland.
Konuşmazken bile o parlak dişlerini tek tek göstermeyi becerebilir.Когда он говорит, двигаются только его зубы.
Diğer Brezilya belediyelerine karşılaştırılınca Sorocaba ekonomisi gayet çeşitlilik göstermektedir.По сравнению со многими другими округами Албании экономика Влёры достаточно разнообразна.
Usul hukuku, kişilerin haklarını, yükümlülüklerini vb. göstermez.Природа вещей не уступает своих прав.
Ortalama değer dışında seyreden varyanslar ve çeşitlilik bu durumda azalma göstermeye başlar.Избегая подобных крайностей приведём несколько средних примеров.
Bu liste Afganistan'da bulunan askeri ve sivil havalimanlarını göstermektedir.В этом списке перечислены гражданские аэропорты и военные авиабазы в Пакистане.
Tanrı'nın varlığına dair argüman ve iddialar bölge ve etnik gruplara göre değişiklik göstermektedir.Отличается в своей общине худобой и стройностью.
Bu durum, gökadanın Dünya'ya doğru hareket ettiğini göstermektedir.Это означает, что галактика движется в направлении Земли.
Şirket yaklaşık 113.000 kişiye istihdam sağlamakta ve yaklaşık 180 ülkede etkinlik göstermektedir.Группа обслуживает около 30 млн туристов, работает в 180 странах.
Jack'in pusulası artık ona yol göstermemektedir.Джек говорит, что он не позволит ему рисковать так сильно.
Neste, 14 ülkede faaliyet göstermektedir.Работы изданы в 14 странах.
Gezegenin kütlesi ve yarıçapı, Jüpiter'e benzer bir gaz devi olduğunu göstermektedir.Масса и радиус планеты свидетельствуют о том, что это газовый гигант, подобный Юпитеру.
Genetik olarak kuşaktan kuşağa geçiş göstermektedir.Он окончательно переходит на сторону генетиков.
Boş kutular şimdilik bilinmeyen ya da doğrulanmamış bilgileri göstermektedir.Газетная утка — непроверенные или недостоверные сведения.
Parantezler içindeki sayılar hangi ülkenin kaç atleti yarışmaya katıldığını göstermektedir.От позиции каждой страны занятой в рейтинге зависело, сколько спортсменов она может представлять.
Continental üreticisi 50 yıldan fazla bir süredir faaliyet göstermektedir.Плодоносит актинидия на одном месте более 50 лет.
Daha sonra Milano ve Napoli'de de film şirketler boy göstermeye başladı.В Неаполе и Милане они выступили в ряде опер.
Bu rakamlar otomobil için yeni bir dönemin başladığını göstermektedir.Этот шаг ознаменовал начало новой эры для компании.
Örneğin kolaylık gösterme düzenlemeleri ve geri değiştirme hükümleri.Это, например, реакции обмена и замещения.
Liste takımların katılım ve dağılımlarını göstermektedir.Учитель заказывает передачу или её фрагменты.
Günümüzde etkin olmayan saat 8:47'yi göstermektedir.Иди и впредь не греши Ин. 8:11.
Kırmızı noktalar, elipsin odaklarını göstermektedir.Ячейки, обведённые красным, указывают на проводившиеся дома чемпионаты.
Birçok hikâye Andrews ailesinin kökenlerinin İskoçya'ya uzandığını göstermektedir.Существуют различные объяснения причин того, почему люди попадают в френдзону.
Ancak bir yöneticinin varlığı, kendini mimari olarak doğrudan doğruya göstermemektedir.Однако сам архитектор не присоединяется у функционалистскому движению.
O babasının memluklularına ve emirlerine hiç saygı göstermedi.О чувствах и интересах отца она не заботилась.
Bu kanıtlar, domuzun evcilleştirilme sürecinin başlarında olunduğunu göstermektedir.Празднование совпало с окончанием периода убоя свиней.
Stuart, Newport'ta ilk kez gelecek vadeden bir ressam olduğunu göstermeye başladı.Форман наконец понимает, что пациент в третьем сценарии с самого начала был Хаусом.
Onun için isminin düzgün telaffuz edilmesine büyük özen göstermektedir.Он очень злится, когда его имя произносят неправильно.
Allah Habil'in cesedini nasıl gömeceğini göstermek üzere bir karga gönderdi.Считается, что Бог уделяет пропитанием истинно уповающих так же, как питает своих птиц.
Resmi açıklamalar gerçek işsizlik oranlarını göstermemektedir.Полная занятость предполагает практическое отсутствие безработицы.
Nuh Tufan Nuh Suresi Gılgamış Destanı ^ gösterme)Упоминается в суре Нух Корана.
Araplar herhangi bir direniş göstermediğinden Fransızlar 24 Temmuz 1920 yılında Şam'ı kolaylıkla ele geçirdi.24 июля 1920 года французские войска без сопротивления заняли Дамаск.
Amacı ona üzgün olmanın ne demek olduğunu göstermektir.Он поражен тем, насколько он скорбит о её потере.
Konusu ise çocukların sorunları karşısında göstermeleri gerekenleri gösterir.Теперь им надо как-то сообщить детям о том, что случилось.
İstatistikler 20 Mart 2013'e kadarki zamanı göstermektedir.Вся приведённая статистика отображает состояние дел на 20 марта 2019 года.
İyiyi kötüden ayırmak isteyen her birey, aklın yol göstermesine muhtaçtır.Любые попытки отличить добро от зла обречены на провал.
Ancak General Hanno, kesin sonuçlu bir çatışmaya girişme atılganlığını göstermemiştir.Генерал Ли не сразу понял намерений Гранта.
Bölüm Zaman Savaşı'nın daha önce gösterilmiş son anlarını göstermektedir.Серия рассказывает о последних днях войны.
Yer yer karasal iklim özellikleri de göstermektedir.Сложный рельеф местности сформировал и особые климатические условия.
Daha sonra canlı performans göstermeyi bıraktı.Далее последовала череда живых выступлений.
19'ncu yüzyıldan itibaren Katolik Kilisesi de yeniden Flensburg'da faaliyet göstermeye başlamıştır.В середине XIX века деятельность Католической церкви в Исландии была возобновлена.
Sokrates, buna da bir çözüm getirir ve o ikisinden bu bilginin özünü göstermelerini ister.Сократ спрашивает у них, что является целью, которую они хотят достичь этим обучением.
Önce Birmingham'da bir striptiz kulübüne kaydoldu ve Londra'daki gece kulüplerinde boy göstermeye başladı.Карьеру начала как стриптизёрша в Бирмингеме, а позже переехала в стрип-клубы Лондона.
Ancak grubun tarzı her dönemde değişkenlik göstermektedir.Со временем стиль группы постоянно менялся.
Etiyopya işgalini, ırkçı görüşleriyle destekleyerek makul göstermekten de geri kalmadı.При этом они являются сторонниками апартеида и не скрывают своих расистских взглядов.
Yaratıcı düşünme ve araştırma ruhunu geliştirmek, düşünme uğraşısının kendi başına değerini göstermek.Воспитывали уважение к человеку и его разуму, учили самостоятельно мыслить.
Göstermelik bir iki olay dışında kimse yargılanıp cezalandırılmadı.Без суда никто не может быть наказан; 2.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ Miller, Ross.Rotz; нем. Ross).
Bir sene sonra Graves İdris Şah’tan el yazmasını göstermesini ister.Спустя год Грейвз просил Шаха предоставить манускрипт.

İlgili Sayfalar