gösterme ile cümle

gösterme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat beklenen performansı göstermeyince sözleşme karşılıklı olarak feshedildi.Da er sich über zu wenig Einsätze beklagt hatte, wurde sein Vertrag in beiderseitigem Einvernehmen aufgelöst.
Araştırmalar bu tür seramiklerin güneye doğru hareket ettikçe azaldığını göstermektedir.Dies zeigt, dass diese Art von Keramik nach Süden abnahm.
Fakat izleyiciler artık gösterilerine ilgi göstermez.Die früheren Fans interessieren sich nicht mehr für die Band.
Herkes sahip olduklarını insanlara gösterme derdinde ve bu böyle sürecek.Wissen Sie, auf diese Leute wird jeden Tag geschossen, ich spreche von Leuten, die eine gute Zeit haben.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ Fox-Brewster, Thomas.(Rezension sehepunkte) Wetzstein, Thomas.
Rengi Coca Cola ile benzerlik göstermektedir.Nur noch so süß wie Coca Cola.
Günümüzde yaklaşık 6000 farklı grup olup bunların 200'ü küresel alanda faaliyet göstermektedir.Heute sind rund 400 Mitarbeiter in verschiedenen Projekten auf der ganzen Welt beschäftigt.
Cenaze töreni bölgeler arasında farklılıklar göstermektedir.Die Begräbnisstätten zeigen starke Statusdifferenzen.
Bu sırada Push Push daha fazla artış göstermekteydi.Danach machte sich der Einfluss Debussys deutlich bemerkbar.
Kayma yöntemi ve büyüklük açısından farklılık göstermektedir.Die Umgangsbegleitung ist von der Umgangspflegschaft und der Umfangspflegschaft zu unterscheiden.
1945'te bir kez daha kapatılarak binada Beyoğlu Kız Lisesi faaliyet göstermeye başladı.Im Jahre 1945 wurde die Schule nochmals geschlossen, das Gebäude diente dann als Beyoğlu Mädchen-Gymnasium.
Dişlerini fırçalamaya özen göstermediği için onun çürük dişleri var.Comme il avait négligé le brossage de dents, le garçon avait des caries.
Çocuklarına iyi örnek göstermelisin.Tu devrais montrer le bon exemple à tes enfants.
Onun saygı göstermesini istiyorum.Je voulais leur rendre hommage.
Bu sonuca ulaşmak için çaba göstermeliyim.Je dois m'efforcer d'atteindre ce résultat.
Bana apartmanını göstermek ister misin?Tu veux bien me montrer ton appartement ?
Onları göstermem.Je ne les mets pas.
Sana büroda bir şey göstermek istiyorum.Je veux te montrer quelque chose dans le bureau.
Size çok özel bir şey göstermek istiyorum.Je veux vous montrer quelque chose de très spécial.
Size göstermek istediğim bir şey var.Il y a quelque chose que je voudrais vous montrer.
Tom, Mary'ye bunu nasıl yapacağını göstermek istiyor.Tom veut montrer à Mary comment faire cela.
Benim yaptığım insanlara haritaların nasıl kullanılacağını göstermek, çünkü bunu unutmuşlar.Ce que je fais, c’est montrer aux gens comment utiliser ces cartes parce qu’ils ont oublié.
Örnek, farklı programlar, versiyonları ve hangi portları kullandıklarını göstermektedir.La liste suivante montre les différents programmes, leur version et quels ports ils utilisent.
Bu sistem İsviçre sistemiyle benzerlik göstermektedir.Ce système s'apparente au système suisse.
Rishon Modeli bu alandaki tipik çabaları göstermektedir.Le modèle Rishon illustre certains efforts typiques dans le domaine.
Fosil kayıtları, Panthera cinsinin 2 ile 3,8 milyon yıl önce ortaya çıktığını göstermektedir.Les preuves fossiles estiment l'émergence du genre Panthera à 2 ou 3,8 millions d'années,.
Yerçekimi kuyuları fiziksel modeller bazen yörünge mekaniği göstermek için kullanılır.Les modèles physiques des puits gravitationnels sont parfois utilisés pour illustrer la mécanique spatiale.
Hatta olmasını tercih ederim, daha iyi performans göstermek için odaklandım."Je préfère même qu’il y en ait, je suis plus concentré et je fais de meilleures performances",.
Bir sene sonra Graves İdris Şah’tan el yazmasını göstermesini ister.Un an plus tard, Graves demande à Shah de fournir le manuscrit.
Şarkının videosu Rain ile oldukça benzerlik göstermektedir.Cette vidéo est comparée à celle de Rain.
Şarkı, G-Unit ve D12 arasındaki ilişkiyi göstermektedir.Le single montre la relation entre les groupes G-Unit et D12.
ABD Ordusu bu arabaya hiçbir zaman ilgi göstermedi.L'armée de terre des États-Unis n'avait manifesté aucun intérêt pour le véhicule.
Irr II olarak kodlanan galaksiler ise biçimsel galaksi sınıflarını andıran hiçbir yapı izi göstermezler.Les galaxies Irr II ne présentent aucune structure permettant de les classer.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ "Hodge 301".L'amas en haut à droite est Hodge 301 (en).
Her ABD elçisinin bir aday gösterme hakkı vardır.Les ambassades des États-Unis ont le droit de recommander une femme comme candidate.
Çoğu durumda zamirlerin şekli gramer fonksiyonunu göstermek için değişmez.Dans la plupart des cas, la forme du pronom ne change pas de montrer la fonction grammaticale.
Cibuti limanı 1892'den beri faaliyet göstermektedir.Le port de Djibouti opère depuis 1892.
93. ^ gösterme)93.)
Yüzünü asla göstermemektedir.Elle ne montre jamais son visage.
Kendisi bu kaynakları göstermektedir.Il donne ses sources.
Batıya doğru ilerleyen dalga 11 Ağustos tarihinde atmosferik konveksiyon belirtileri göstermeye başladı.Se dirigeant vers l'ouest, la dépression commence à montrer des signes de organisation convective le 11 août.
Kurduğu firma halen faaliyet göstermektedir.La société qu'elle a créée est toujours en activité.
Hatta bazı ailelerin soyadı da bunu göstermektedir.C'est aussi le nom de plusieurs familles.
Öğretici metinler ele alındıkları türlere göre farklılık göstermektedir.Ses tâches sont donc naturellement différentes selon la discipline enseignée.
Framework'ün nasıl kullanılacağını göstermek için birkaç örnek sunulmuştur.Les applications de quelque exemple sont fournies pour montrer comment utiliser le framework.
WTS – göstermek istiyorum.Manu-L – Give Me a Sign.
Diğer taraftan UuoH+, RnH+'den daha düşük bir ayrışma enerjisi göstermektedir.Néanmoins, l'ion OgH+ aurait une énergie de dissociation inférieure à celle de l'ion RnH+.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ "Diophantus".(Real As Fuck) P***, c'est plié !
Crick erken yaşta bilime ilgi göstermeye başlamıştı.Ra's s'intéresse à la science à un âge précoce.
Bu açıdan bakıldığında da Jüpiter bir pulsara benzerlik göstermektedir.À cet égard, Jupiter est similaire à un pulsar.
Araç takip aracın yerini harita üzerinde gösterme işlemidir.Il présente également un radar montrant le lieu dans lequel se trouve la voiture par rapport à la carte.
Bu da onun muhalif gruptan olduğunu göstermektedir.Elle lui fait comprendre qu'ils sont une équipe.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ "Türkiye'de Tenis". tenis.Reprise de volée, en tennis.
Ancak Rus Ortodoks Kilisesi'ne de saygı göstermektedir.Elle dépend de l'Église orthodoxe russe.
Bilgiler göstermektedir ki, kütlesi bizim yıldızımızın %32'si kadardır.Sa luminosité atteint 13 % de celle de notre étoile.
Aynı zamanda elbisenin fiziksel görünümü ruh gücünün seviyesini de göstermektedir.La forme de la robe permet également d’allonger l’apparence du corps.
Bu durum Pers istilasının ne denli ürkütücü göründüğünü göstermektedir.Elle nous montre à quel point la population du bourg était pieuse.
Güvenli kameraları ise gerçeği göstermekteydi.Les caméras de surveillance en témoignent.
Compaoré bölgesel konularda bir arabulucu olarak faaliyet göstermektedir.Compaoré a joué un rôle de médiateur dans des problèmes régionaux.
Erkekler ve kadınların yarışma takvimi oldukça benzerlik göstermekteydi.Autre fois, les chaussures des hommes et des femmes étaient relativement semblables.

İlgili Sayfalar