gösteriyorlar ile cümle

gösteriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Hareket etmeye başlayınca ise öndeki ekrana çarpan canlılar uyarılarak biyolümünesans gösteriyorlar.Die Biolumineszenz der Tiere, die dabei gegen den Schirm stoßen, wird stimuliert.
Hareket etmeye başlayınca ise öndeki ekrana çarpan canlılar uyarılarak biyolümünesans gösteriyorlar.하지만 전진하면, 동물들이 스크린에 부딛치면서 자극을 받고 생물 발광을 하지요.
Hareket etmeye başlayınca ise öndeki ekrana çarpan canlılar uyarılarak biyolümünesans gösteriyorlar.ובעודו עושה זאת, יצורים המתנגשים באקרן מקבלים גירוי הגורם להם לפלוט אור.
Hareket etmeye başlayınca ise öndeki ekrana çarpan canlılar uyarılarak biyolümünesans gösteriyorlar.ولكن ما إن تفعل ذلك، الحيوانات التي تصطدم بالشاشة تحفز لتوليد الضوء الحيوي.
Hareket etmeye başlayınca ise öndeki ekrana çarpan canlılar uyarılarak biyolümünesans gösteriyorlar.衝撃で発光します 最初にこれを行った時には
HIV karşısında daha az davranış değişikliği gösteriyorlar.HIV에 보다 소극적인 행동 변화를 보였다는 것을 알 수 있습니다.
HIV karşısında daha az davranış değişikliği gösteriyorlar.מאשר נשים צעירות החיות באזורים בהם תמותת אמהות נמוכה.
HIV karşısında daha az davranış değişikliği gösteriyorlar.أكثر من الشابات اللواتي يعشن في المناطق التي تنخفض فيها معدلات وفيات الأمهات
HIV karşısında daha az davranış değişikliği gösteriyorlar.他にもリスクがあると すでにあるリスクにはあまり反応しないのです
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Afortunadamente hay gente tratando de pensar cómo solucionar este problema.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Din fericire oamenii încearcă să descopere cum să rezolve asta.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Felizmente, há quem esteja a tentar ultrapassar este obstáculo.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Gelukkig denken er mensen over na hoe we dit kunnen ondervangen.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Glücklicherweise versuchen Menschen dies nun zu beheben.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Google Chromeを使っていて中国語のサイトに遭遇すると
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Heureusement, des gens essaient de résoudre ce problème.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.다행스럽게도 사람들은 이 문제를 해결하려고 노력하고 있지요.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.May mắn là một số người đang cố gắng sửa chữa vấn đề này.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Naštěstí se lidi snaží přijít na to, jak s tím něco dělat.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Na szczęście, ludzie próbują wymyślić, co z tym zrobić.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Per fortuna c'è qualcuno che sta cercando di capire come risolvere il problema.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Szerencsére vannak, akik megpróbálják ezt orvosolni.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Untungnya orang mulai belajar untuk memperbaiki ini.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Ευτυχώς υπάρχουν άνθρωποι οι οποίο προσπαθούν να βρουν μια λύση σε αυτό.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.За щастие, хората се опитват да търсят начини за оправяне на този проблем.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.К счастью, люди пытаются придумать, как это решить.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.למרבה המזל אנשים מנסים להבין איך לתקן את זה.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.لحسن الحظ هناك أناس يحاولون التوصل لإصلاح الوضع.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Azt csiripelte egy jó ajánlatot, és volt egy nagyon mozgalmas levegőt, mintha megmutatja neki a dolgokat.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.다른 부시. 그는 좋은 거래 chirped하고 매우 바쁜했다 공기는 마치 그가 그녀 물건을 보여주는했다.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Dia berkicau banyak yang baik dan memiliki sangat sibuk udara, seolah-olah ia menunjukkan hal itu.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Egli cinguettò un buon affare e aveva una molto occupato aria, come se stesse mostrando le sue cose.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.El ciripea o afacere bună şi a avut o foarte ocupat de aer, ca şi cum el ar fi fost lucruri care arată ei.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Ele tocou um bom negócio e tinha um muito ocupado ar, como se ele estivesse mostrando a ela as coisas.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Er zwitscherte ein gutes Geschäft und hatte ein sehr beschäftigter Luft, als ob er zeigen ihre Sachen.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Hän chirped paljon ja oli hyvin kiireinen ilmaan, ikään kuin hän olisi osoittavat hänen asioita.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Han kvittrade en hel del och hade en mycket upptagen luften, som om han visar hennes saker.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Han pippede en god handel og havde en meget travl luften, som om han viste sine ting.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Hij kwetterde een goede deal en had een zeer drukke de lucht, alsof hij met haar spullen.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Il gazouilla une bonne affaire et avait une très occupé l'air, comme s'il était lui montrant des choses.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.On chirped dober posel in je zelo zaseden zrak, kot da bi pokazali svoje stvari.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Ông chirped một thỏa thuận tốt và đã rất bận rộn không khí, như thể ông là hiển thị những thứ của cô.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.On grały dużo i był bardzo zajęty powietrza, jak gdyby pokazano jej rzeczy.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.On švitorila veľa a mal veľa práce vzduchu, ako by ukazovali na jej veci.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.On švitořilo hodně a měl hodně práce vzduchu, jako by ukazovaly na její věci.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Que sonó mucho y tenía un muy ocupado aire, como si estuviera mostrando sus cosas.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Ο chirped μια καλή συμφωνία και είχε μια πολύ απασχολημένος αέρα, σαν να ήταν δείχνουν τα πράγματα της.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Він щебетали багато і були дуже зайняті повітря, як ніби він показував їй речі.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Он щебетали много и были очень заняты воздух, как будто он показывал ей вещи.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.Той изчурулика добра сделка и е много зает въздух, тъй като, ако той показващи я неща.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.שיח אחר. הוא צייץ עסקה טובה והיה לו מאוד עסוק באוויר, כאילו הוא מראה לה דברים.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.شجيرة إلى أخرى. زقزق أنه صفقة جيدة ، وكان مشغولا جدا الهواء ، كما لو كان عرض أشيائها.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.空気は、まるで彼が彼女のことを示していた。 すべてが奇妙で沈黙していたと彼女は何百マイルも離れてからのように思えた
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor. Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.나는 그 쇼들의 상당수가 역설적인 결과를 낳는다고 생각한다. 그 쇼들은 사회가 우리 동성애자들을 어떻게 생각하는지를 정확히 보여줄 뿐이라고 생각한다.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor. Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.أعتقد أن الكثير منهم يفعل ذلك مع السخرية. أنها تظهر على وجه التحديد أن هذه الخصائص سمات المجتمع لنا
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor. Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.人はまた自分自身を笑い飛ばします。同性愛者というのは半裸で道を歩き回っている気違いばかりなのかと、
Şimdi bu turuncu noktalar bir doğru gösteriyorlar.Also, diese orangenen Punkte zeigen jetzt eine Linie
Şimdi bu turuncu noktalar bir doğru gösteriyorlar.עכשיו הסמנים הכתומים מראות קו, אז כשאבחר בסמן הכתום פה,
Şimdi bu turuncu noktalar bir doğru gösteriyorlar.هذه النقط تظهر خطوطا فعندما امرر يدي فوق هذه النقطة البرتقالية
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Alors je me suis dit : ok, vous avez ces personnes qui arrivent et qui participent.

İlgili Sayfalar