gösteriyorlar ile cümle

gösteriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Am început să mă gândesc: deci vin cu astfel de gesturi şi se implică.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Dlatego zaczęłam się zastanawiać, jak to jest, przychodzą ci wszyscy ludzie, biorą udział w zajęciach.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Elkezdtem tehát azt firtatni, tudják, hogy rendben, így jönnek be ide, és részt vesznek.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Então, eu comecei a questionar-me: Ok, temos pessoas que entram assim, e participam.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Entonces empecé a pensar que estas personas llegan así, y todos participan.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Het zette mij aan het denken. Mensen komen zo binnen en ze nemen deel.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Ho cominciato a chiedermi -- ok, ci sono qui queste persone che partecipano.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Ich dachte also darüber nach. Man trifft auf diese Menschen und sieht, wie sie sich beteiligen.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.그래서 생각하기 시작했습니다. 네 그렇죠. 사람들이 들어와서 이런식의 행동을 하도록 해서 그러는 척 하도록 한다고 해서
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Så jag började undra... Vi har människor som kommer in på det här sättet... och de deltar.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Så jeg begyndte at undre mig, man får disse personer ind på denne måde, og de deltager.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Takže jsem si řekla, dobrá, máme tu lidi, kteří jsou aktivní.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Takže som sa nad tým začala zamýšľať. Máte tú takýchto ľudí a oni sa zapájajú.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Začela sem se spraševati, v redu, imam študente v učilnici, ki sodelujejo.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Άρχισα λοιπόν ν' αναρωτιέμαι, έχεις αυτούς τους ανθρώπους που εισέρχονται έτσι, και συμμετέχουν.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Започнах да се чудя: "Добре, тези хора влизат така и те участват.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Приходят одинаково подготовленные люди, и они принимают участие в уроках.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.Тож, знаєте, я стала задаватись питанням. Ці люди входять в аудиторію і приймають участь у заняттях.
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.לכן התחלתי לתהות, יש את הסטודנטים שבאים ככה, והם לוקחים חלק בשיעורים. האם אפשר לגרום לאנשים להעמיד פנים
Sonra kendi kendime dedim ki, tamam önümüzde bu şekilde gelen insanlar var katılım gösteriyorlar.授業に積極的に参加する こんな感じの学生がいますが それを形だけでも真似したなら もっと積極的に 参加できるように なるのだろうか?
Tam olarak ne yapıyorlar? Gözlemlenebilir kalıpları fark edip onlara tepki gösteriyorlar.Mereka mengenali dan beraksi terhadap pola yang terobservasi
Tam olarak ne yapıyorlar? Gözlemlenebilir kalıpları fark edip onlara tepki gösteriyorlar.Sie alle erkennen und handeln anhand von beobachteten Mustern.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.Arata exact caracteristicile pe care societatea le asociaza cu noi. si razi de tine insuti.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.Člověk ukazuje přesně to, co je nám společnosti připisováno a člověk si dělá srandu sám ze sebe.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.Človek ukazuje presne to, čo je nám spoločnosťou pripisované a človek si robí srandu sám zo seba.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.De visar exakt de egenskaper som samhället tillskriver oss. och man skrattar åt dig själv.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.De viser lige præcis de karakteristika som samfundet tilskriver os. og du ler af dig selv.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.Essi mostrano proprio quelle caratteristiche che la società ci attribuisce e ridono di sé stessi.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.Ho the hien chinh xac nhung dac diem ma xa hoi gan ghep cho chung ta. va ban cuoi vao chinh ban than minh.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.Ils montrent précisément ces caractéristiques que la société nous attribu et on rit de soi même.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.Näytetään tarkalleen ne tunnusmerkit, joihin yhteiskunta meidät liittää. ja tehdään itsestä naurunalainen.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.Pokazują oni dokładnie to, co przypisywane jest nam w społeczeństwie i śmieją się z samego siebie.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.Δείχνουν ακριβώς τα χαρακτηριστικά που η κοινωνία τους αποδίδει. και γελάς με τον εαυτό σου.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.Те показват точно характеристиките преписвани ни от обществото. и ти се смееш на себе си.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.A opravdu dělají, co propagují. Tato kancelář totiž nemá žádné elektrické osvětlení.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.A žijú tým čo kážu, lebo táto kancelária nemá žiadne elektrické osvetlenie.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.E applicano davvero quello che predicano, perché quest'ufficio non ha nessuna illuminazione elettrica.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.Ja he todella elävät oppiensa mukaan, sillä tässä toimistossa ei ole lainkaan sähkövaloa.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.그들은 정말 회사 사명을 실천하는데, 저 사무실엔 전기로 된 조명이 전혀 없습니다.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.Naprawdę praktykują to, co głoszą -- to biuro nie posiada elektrycznego oświetlenia.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.Şi chiar practică ce predică, pentru că acest birou nu are nici un fel de iluminare electrică.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.Và họ thực sự áp dụng những lí thuyết họ thường tư vấn, vì văn phòng này hoàn toàn không có bóng đèn điện.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.Ze doen echt wat ze verkondigen, want dit kantoor heeft helemaal geen elektrische verlichting.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.Πραγματικά εφαρμόζουν αυτό που πρεσβεύουν αφού στα γραφεία δεν υπάρχει καθόλου ηλεκτρικός φωτισμός.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.И они действительно следуют своим принципам, так как в этом офисе совершенно нет электрического освещения.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.И те настина правят това, което проповядват, защото този офис няма никакво изкуствено осветление.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.ובמקרה שלהם, באמת, נאה דורש נאה מקיים, שכן למשרד הזה אין תאורה חשמלית כלל.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.وهم يمارسون ما يُشيرون الناس إليه و هذا المكتب لا يملك أي إنارة كهربائية على الإطلاق.
Ve gerçekten yapmak istedikleri şeyi gösteriyorlar, çünkü ofiste elektrik aydınlatması yok.このオフィスに電気照明は全くありません オフィスの片側に
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.E mentre stiamo parlando, stiamo monitorando il comportamento di questi nautilus.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.Et pendant que nous parlons, ces nautilus sont en train de nous révéler leur comportement.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.지금 말씀드리려는 건, 이 앵무조개들이 자신의 자취를 알려준다는 거죠.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.Meidän tässä puhuessamme, helmiveneet paljastavat meille käyttäytymistään.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.Og mens vi taler nu, sporer vi disse nautilus'ers adfærd.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.Op dit moment, volgen we deze nautilus.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.Și chiar în timp ce vorbim acum, aceste nautile ne expun comportamentul lor.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.Während wir hier Sprechen, verfolgen wir das benehmen der Perlboote.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.Właśnie teraz, te łodziki ujawniają nam swoje zachowania.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.Y mientras hablamos ahora, estos nautilus nos están mostrando su comportamiento.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.Και όπως μιλάμε τώρα, αυτοί οι ναυτίλοι αποκαλύπτουν τη συμπεριφορά τους σε εμάς.

İlgili Sayfalar