gösteriyorlar ile cümle
gösteriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Ale bonobové nám také ukazují druhou stranu mince.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.De a bonobók megmutatják nekünk az érem másik oldalát.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.하지만 보노보는 우리에게 그 반대의 모습을 보여줍니다.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Maar bonobo's laten ons de andere kant van de medaille zien.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Ma i bonobo ci mostrano l'altro lato della medaglia.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Maimuțele bonobo ne arată cealaltă parte a poveștii.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Mais les bonobos nous montrent le revers de la médaille.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Mas os bonobos mostram-nos o outro lado da moeda.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Men bonober visar oss den andra sidan av myntet.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Namun bonobo menunjukkan kepada kita sisi lain dari koin itu.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Nhưng tinh tinh lùn cho chúng ta thấy mặt còn lại của một đồng xu.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Pero los bonobos nos muestran el otro lado de la moneda.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Szympansy karłowate pokazują coś innego.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Οι μπονόμπο μας δείχνουν την άλλη πλευρά του νομίσματος.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Але карликові шимпанзе показують нам іншу сторону медалі.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.В то время как бонобо показывают нам, что у монеты есть и оборотная сторона.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.Но бонобо ни показват другата страна на монетата.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.אבל הבונובו מראים לנו את הצד השני של המטבע.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.لقد أرتنا " قردة البابون " الجانب الآخر من القصة
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.それと反対のことを教えてくれます チンパンジーの群れは
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Arată filme, fac prezentări, etc.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Elles montrent des films, donnent des conférences, etc.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Fanno vedere documentari, tengono conferenze, e così via.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Filmeket vetítenek, beszélgetéseket szerveznek, stb.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Họ trình chiếu những thước phim, bài thuyết trình v.v...
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.영화를 보여주기도 하고, 토론을 하기도 하고 말이죠.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Mereka memutar film, berbicara, dan sebagainya.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Muestran las películas, dan charlas, etc.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Organizują projekcje filmów, pogadanki, itp.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Sie zeigen Filme, halten Reden, und so weiter.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Ze tonen films, geven voordrachten, enzovoort.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Показват филми, изнасят беседи и така нататък.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.הם מראים סרטים, הם מרצים, וכיו"ב.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.يعرضون أفلاما ، يلقون كلمات، وهلم جرا.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.これは楽しく創造的な作業です
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Amint látjuk, az embereket érdekli a bántalom és törődés.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Asi que, como pueden ver, la gente se preocupa por temas de daño y cuidado.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Bạn có thể thấy mọi người có quan tâm về các vấn đề tác hại và quan tâm.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Come vedete, le persone si interessano a problemi di dolore/affetto.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Deci, asa cum vedeți, oamenilor le pasă de genul acesta de probleme.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Donc, comme vous le voyez, les gens s'intéressent aux questions de bien et de mal.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Jak widać, ludzie przejmują się sprawami krzywdy i opieki.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Je ziet dat mensen geven om schade- en zorgkwesties.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.보시다시피 가해와 돌봄은 사람들의 관심사입니다.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Kuten näette, ihmiset välittävät pahanteosta ja välittämisestä.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Så som I kan se bekymrer fok sig om skade og omsorg.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Seperti yang Anda lihat, orang peduli dengan bahaya dan perlindungan.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Sie können also sehen dass den Leuten 'harm' und 'care' Probleme wichtig sind.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Έτσι, όπως μπορείτε να δείτε, οι άνθρωποι ενδιαφέρονται για τα ζητήματα πρόκλησης βλάβης και φροντίδας.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.И, как вы видите, люди придают значение проблемам вреда и заботы.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.Както виждате, хората се интересуват от въпросите за вредата и загрижеността.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.ובכן, כמו שאתם יכולים לראות, לאנשים אכפת בנושאים של פגיעה בחלש ודאגה לאחר.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.لذا , كما ترون الناس تهتم بمسائل الضرر والرعاية.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.三派とも強い支持を示しています
Gözlemlenebilir kalıpları fark edip onlara tepki gösteriyorlar.Ellos reconocen y reaccionan a patrones observados.
Gözlemlenebilir kalıpları fark edip onlara tepki gösteriyorlar.Ils reconnaissent et réagissent à des modèles observés.
Gözlemlenebilir kalıpları fark edip onlara tepki gösteriyorlar.Riconoscono e reagiscono ai modelli osservati.
Gözlemlenebilir kalıpları fark edip onlara tepki gösteriyorlar.Ze herkennen en reageren op de geobserveerde patronen
Gözlemlenebilir kalıpları fark edip onlara tepki gösteriyorlar.Те разпознават и реагират на наблюдаваните от тях модели.
Gözlemlenebilir kalıpları fark edip onlara tepki gösteriyorlar.医師が診察するときは、学んだことを心の中で参照してしているだけです。