gösteren ile cümle
gösteren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Canada er et geografisk stort og etnisk blandet land.
Uluslararası bir festival olma özelliği gösteren festival Avrupa Festivaller Birliği üyesidir.Organisasjonen er med i den internasjonale organisasjonen European Festivals Association.
Cinayeti gösteren video kaydının orijinalini almayı denediler.Episoden ble senere restaurert ved å bruke hjemmevideoopptak av den opprinnelige kringkastingen.
Soylularla çalışanları bir arada gösteren bir resimdir.Opptrer tilsynelatende tilfeldig hos personer.
MÖ 441-440'ta Perikles ile Sisam'da baş gösteren ayaklanmayı bastırmak üzere görev aldı.Vinteren 400-401 utførte de plyndringtokt i Noricum og Raetia.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Sesungguhnya pada yang demikian itu terdapat tanda (kebesaran Tuhan) bagi orang-orang yang berpikir.
1998 Rusya ekonomik krizi veya Ruble krizi, 17 Ağustos 1998'de Rusya'da baş gösteren ekonomik kriz.Krisis finansial Rusia (juga disebut "krisis rubel") menimpa Rusia pada tanggal 17 Agustus 1998.
Brazzers, Kuzey Amerika'da faaliyet gösteren bir porno şirketidir.Brazzers adalah perusahaan produksi pornografi di Amerika Utara.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Prancis adalah sebuah negara dengan berbagai macam etnis.
AdMob, mobil reklamcılık sektöründe faaliyet gösteren Omar Hamoui tarafından kurulmuş bir şirkettir.AdMob adalah perusahaan iklan mobile yang didirikan oleh Omar Hamoui.
O’nun inayeti (ihsanı) kendisine yönelen, yakınlık gösteren bütün kişiler içindir.Ia juga selalu sopan terhadap siapa saja, bahkan terhadap musuh-musuhnya.
Bazı kraterler meteor düştüğünde yerin nemli olduğunu gösteren bir morfolojiye sahiptir.Beberapa kawah mempunyai morfologi yang menunjukkan bahwa tanah menjadi basah setelah meteor menubruk.
Bu keşfi kanserlerin bazı kimyasallarla kontrol edilebileceğini gösteren ilk buluştur.Inilah indikasi pertama bahwa kanker dapat dikendalikan oleh bahan kimiawi murni.
Bunun tersini gösteren bilimsel bir kanıt yoktur.Menurut tinjauan bacaan ilmiah, tidak ada bukti yang menunjukkan sebaliknya.
Neyin ne zaman, niçin ve nasıl yapılacağını gösteren bir taslaktır.Apa, Mengapa, dan Bagaimana.
Dünya haritası, Dünya yüzeyinin tamamını herhangi bir harita projeksiyonu kullanarak gösteren haritadır.Peta dunia adalah peta permukaan Bumi yang dapat dibuat menggunakan berbagai proyeksi peta.
Oyunu kaybeden takımın kurban edildiğini gösteren hiçbir tarihsel kaynak yoktur.Tidak ada poin diberikan untuk tim yang kalah.
Ayrıca Allah yolunda teslimiyet gösterene Müslüman denilir.Berperang hanya dijalan yang diperintahkan oleh Allah.
Onlara bu yolu gösteren biziz.Hal ini yang akan kami tunjukkan.
CTP, tüm belediyelerde aday gösteren tek parti oldu.RDPC adalah satu-satunya partai dengan wakil di semua distrik.
Ancak babası konusunda aynı ısrarcılığı gösteren başka meraklılar da vardır.Aku tahu Kalian adalah orang yang sama yang bertanya mengenai ayahnya.
Kajol uzun süredir film işinde faaliyet gösteren bir aileden geliyor.Ia berasal dari keluarga yang telah malang melintang di perfilman Spanyol sejak lama.
Ben'i kedicik gibi gösteren bir karakterin varlığından memnun olmam gerekir.Bastet digambarkan sebagai seorang perempuan dengan kepala kucing yang jinak.
Amniyo kesesi yırtılıp da doğum suyu akar akmaz, bu çocuğun çok yakında doğacağını gösteren bir belirtidir.Suatu hari Adinda merasakan kontraksi pertanda akan segera melahirkan.
1. sezonda kendini gösteren bir karakterdir.Di musim pertama, ia digambarkan menjadi karakter yang dingin.
Yol gösteren Allah’tır; kimi yolunu şaşırır."Ia memimpin dengan peraturan dan hukum Allah, ia membawa persatuan di antara orang-orang disekitarnya.
Teşkilatı daha bütünlük gösteren sıkı bir organizasyona sahip kılmıştır.Mereka menunjuk satu komite spesial yang sepenuhnya didanai.
Bu keşfi kanserlerin bazı kimyasallarla kontrol edilebileceğini gösteren ilk buluştur.Đây là phát hiện đầu tiên cho thấy bệnh ung thư có thể kiểm soát được bằng hóa chất.
Fakat teorinin tamamlanmadığını gösteren güçlü bulgular vardır.Tuy nhiên, có những dấu hiệu cho thấy lý thuyết chưa hoàn chỉnh.
Ayrıca, yeraltında faaliyet gösteren pek çok milliyetçi öğrenci grupları da bulunmaktaydı.Thêm vào đó, một số nhóm học sinh quốc gia hoạt động ngầm.
The Wyatt Family, WWE'de faaliyet gösteren profesyonel güreş grubu.The Wyatt Family là một nhóm đô vật chuyên nghiệp ở WWE.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.Trung Quốc là quốc gia đa dạng sinh học ở mức độ cao nhất trong mỗi hạng mục ngoài vùng nhiệt đới.
Google Moon Ay'ın uydu görüntülerini gösteren Google Earthin benzeri olan bir hizmettir.Google Moon là một dịch vụ tương tự Google Maps cho thấy các hình vệ tinh chụp bề mặt Mặt Trăng.
Goethe-Enstitüsü, Almanya'nın dünya çapında etkinlik gösteren kültür enstitüsüdür.Viện Goethe là một tổ chức văn hóa của Cộng hòa Liên bang Đức, hoạt động trên phạm vi toàn thế giới.
Bu kurgusal hayat gösteren programın adı Matrix'tir.Biệt danh của anh là Matrix.
Dolayısıyla tarım yapıldığını gösteren bir kanıt yoktur.Không có bằng chứng về các hoạt động nông nghiệp của họ .
Sen, teklik ikinci kişiyi gösteren söz.Tốp thứ nhì do bà Nghĩa (vợ Mười Chức) dẫn đầu.
Çin'de baş gösteren SARS salgını sebebiyle anlaşma ertelendi.Riêng năm 2003, Liên hoan này bị gián đoạn vì tình trạng dịch bệnh SARS xảy ra tại Trung quốc.
Oyun bittiğinde oyuncuların doğru cevapladığı soru sayısını gösteren bir skor tablosu çıkar.Đến cuối trò chơi, bóng của Hân sẽ hỏi cô một số câu hỏi.
Utkaçı bu kuşa (ruha) yol gösteren tanrıdır.聖伝を伝えていくにあたっては、聖神゜(聖霊)の導きがあるとされる。
İnsanlara yol gösteren, bilgelik ve hikmet sahibi kişilerdir.父:森義敏 - 名は俊、字は子睿。
Bu keşfi kanserlerin bazı kimyasallarla kontrol edilebileceğini gösteren ilk buluştur.この発見は、ガンが化学物質で制御できることを示す初めての成果だった。
Ancak Peruva'nın kral olduğunu gösteren bir belge bulunmamıştır.しかし、セブが王であったことを示す資料は無い。
Çalışma güneşin, ayın ve o dönemde bilinen beş gezegenin hareketlerini gösteren tablolar içerir.表の中には、太陽、月、当時から知られていた5つの惑星の運動に関するものある。
Sen, teklik ikinci kişiyi gösteren söz.惟信は惟貞の次男にあたる。
Google Moon Ay'ın uydu görüntülerini gösteren Google Earthin benzeri olan bir hizmettir.Google MoonはGoogle Earthに似たサービスであり、月の衛星写真を見ることができる。
Bunu takyonların varlığına delil olarak gösterenler vardır.それによってタサダイ族の存在が確認されたとされている。
Sol dizinin üstünde Londra metro'sunun haritasını gösteren, bir düellodan kalma bir yara izi vardır.左膝の上に、ロンドンの地下鉄地図の形をした傷がある。
1987'de NBA En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülü'nü almıştır.1987年にはNBA最優秀守備選手賞を受賞した。
Çirkini güzel gösteren, kabalığı hafifleten kinayeler.醜い物を美しく、美しい物を醜く映し出す。
Bu ödül Fédéral de Capacité sertifikasında üstün başarı gösteren bir öğrenciye verilir.この賞は、certificat Fédéral de Capacité(スイスの教育システムの中で与えられる免状のひとつ)を特に優秀な成績で収めた生徒に贈られる。
Gerçekte Japon İmparatorluğu'nun Kempeitai askeri polis birimi altında faaliyet gösteren 731.大日本帝国陸軍731部隊の施設の跡地に建設されている。
Teşkilatı daha bütünlük gösteren sıkı bir organizasyona sahip kılmıştır.彼はもっと効率の高い機関を設計することを目標としていた。
Dünyadaki 14 sekizbinliğe tırmanma başarısı gösteren dördüncü kişi olmuştur.14座全ての8000メートル峰の登頂に成功した4人目の人物となった。
Elektronların spini gösteren ms kuantum sayısı da +1/2 veya -1/2 değerlerini alabilir.量子力学では、電子のスピン量子数は +1/2 もしくは −1/2 に限られる。
"Yoldan Çıkanlar, Yol Gösterenler".懲罰を感じ、そこから逃れようとする者たち。
Baharda doğanın yenilenmesini, gücünün çoğalmasını gösteren bir bayram.春への希望を与える自然の大きな胎動がある。
İçi gösteren kumaşlar, kadın giyiminde olduğu gibi, erkekte de kullanılmaz.基礎化粧品は女性と同じ物を使う。
Gerçeği görmek, çaba gösteren herkes için mümkündür.人間に可能なことは全て可能な万能ぶりを見せる。
Son yıllarda çıkış gösteren takım Euro 2004'e katılmayı başarmıştır.EURO2004のメンバー入りも果たした。