gösteren ile cümle

gösteren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu bayrakları gösteren resimler günümüze kalmamıştır.A zászló elkészítésének vázlatai mind eltűntek az idők folyamán.
Baskılayıcı ağaç: Baskılayıcı bağlantıları gösteren yardımcı veri yapısı.Szék: a szaruzatot alátámasztó szerkezeti egység.
Bunun böyle olduğunu gösteren tarihi örnekler çoktur.A legtöbb numerikus példa ilyen görbe volt.
Avrupa'daki şehirler listesi Avrupa kıtası içindeki ülkelerin şehirlerini gösteren listeler.Országok listája Európa országai Európai országok terület szerinti listája
Apple, ülkeden ülkeye farklılık gösteren diğer ödeme yöntemlerini (Paypal gibi) de sunmaktadır.Az Apple más fizetési módokat is kínál (így például a Paypalt), azonban ezek országonként elérőek.
Uzun yıllar faaliyet gösteren Sümerbank Kendir fabrikası, yıllar önce kapanmıştır.Az így tárolt fermentált ételek évekig is elállnak.
Farklı sektörlerde faaliyet gösteren kuruluşlara eğitim ve danışmanlık desteği verdi.Az élet különböző területeire ad általa praktikusnak vélt tanácsokat.
Cinayeti gösteren video kaydının orijinalini almayı denediler.A filmben a merényletről készült eredeti filmhíradó egyes részletei is láthatóak.
İlerleyen dönemlerde bu uygulama normal filmler gösteren sinemalarda ortadan kalktı.A sikerek megnyitották számára az utat a normálterjedelmű filmek felé.
New York Daily News ön kapağına genç adamın delinmesini gösteren grafik bir fotoğraf bastı.The New York Daily News painatti etusivulleen kursailemattoman kuvan nuoren miehen onnettomuudesta.
Pironi bunu işaret etmek için elini kaldırdı ancak yarışın durduğunu gösteren sarı ışıklar yanmadı.Pironi kohotti kätensä ilmoittaakseen ongelmasta, mutta keltaista lippua ei nostettu startin keskeyttämiseksi.
Bunlar Perun'un Ön Slav panteonunun baş tanrısı olduğunu gösteren sağlam temelli kanıtlardır.Nämä todisteet osoittavat vahvasti, että Perun oli alkuperäisen slaavilaisen muinaisuskon ylijumala.
Yeni savaş dinamiklerini gösteren videolar paylaşıldı.Tuoreita videoita esittelevä Voicen uutuudet.
Buna karşılık baş gösteren ciddi konut sıkıntısı tam anlamıyla giderilemedi.Näytti siltä, että kovilla otteilla suoritettu kurinpalautus ei itsestään selvästi onnistuisi.
Ancak babası konusunda aynı ısrarcılığı gösteren başka meraklılar da vardır.Sorajalla oli samoja ominaisuuksia kuin isällään.
İşkolunda etkinlik gösteren kuruluşlar ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi'nde yer almaktadır.Barrios tunnetaan tehokkuudestaan rangaistusalueen sisällä.
Adagio aşağıdaki anlamlara gelebilir: Adagio, müziğin yavaş çalınacağını gösteren bir işaret.Adagio on lähinnä taidemusiikissa käytettävä termi, jolla tarkoitetaan, että kappale tulee soittaa hitaasti.
Daha önceleri dağınık halde yerleşim gösteren halk, köyde su bulunması nedeniyle köye yerleşmişlerdir.Paha kultti on kuitenkin heidän perässään saatuaan tietää kylässä olevan vettä.
Onun varlığını ya da yokluğunu gösteren bir takım kanıtlar gösterilebilir mi?Sisältääkö se jotain tosiseikkoja ja olemassaoloa koskevaa kokemusajattelua?
Şarkının klibi o dönemler nadir yabancı klip gösteren Türkiye kanallarında bile sık sık döndü.Hän matkusti laajalti, ja hänen runoissaan on usein Kanadan ulkopuolelle ulottuva poliittinen viesti.
Ara, iki birim arasındaki mesafeyi veya süreyi gösteren bir kavramdır.Määräaika on joko määrähetki tai kahden määrähetken välinen ajanjakso.
Rottingham kolayca kazanır ve Blood Island'ın yerini gösteren haritayı elegeçirir.Ο Rottingham εύκολα κερδίζει και παίρνει τον χάρτη για το νησί Blood.
Bu ödül Fédéral de Capacité sertifikasında üstün başarı gösteren bir öğrenciye verilir.Με το βραβείο αυτό τιμάται ένας ιδιαίτερα ταλαντούχος σπουδαστής του Certificat Fédéral de Capacité.
Reeve Carney Dorian Gray Kendine özen gösteren, yakışıklı ve ölümsüz bir karakter.Reeve Carney ως Ντόριαν Γκρέυ, ένας βέβαιος, μαγευτικός, αλλά μόνος, απομονωμένος άνθρωπος.
UCC'ler bağlı olduklarını gösteren özel rozetlere sahip "ortak" komutanlıklardır.Οι UCC είναι "κοινές" εντολές με συγκεκριμένα σήματα που υποδηλώνουν την υπαγωγή τους.
İşkolunda etkinlik gösteren kuruluşlar ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi'nde yer almaktadır.Οι εταιρείες που δραστηριοποιούνται στον τομέα αυτό βρίσκονται κυρίως στο Διαμέρισμα Μαρμαρά.
Bu madde, "1000 kişiye düşen motorlu araç sayısını gösteren ülkeler listesidir".Αυτό το άρθρο είναι ένας κατάλογος χωρών ανά αριθμό οδικών μηχανοκίνητων οχημάτων ανά 1.000 κατοίκους.
Son yıllarda çıkış gösteren takım Euro 2004'e katılmayı başarmıştır.Ήταν μέλος της ομάδας που κατέκτησε το Euro 2004.
Dört ayaklı sürüngenlerden memelilere geçiş aşamasını gösteren forma örnektir.Η δοκιμασία βάδισης στις μύτες των ποδιών, είναι θετική.
Bu zamana kadar, bu etkinin deneysel sonuçlarının kanıtlandığını gösteren sonuç ortaya çıkarılamamıştır.Όταν τελειώσει το πείραμα αποκαλύπτονται τυχών ψέματα που ειπώθηκαν κατά το πείραμα.
Bu durum kendilerine liderlik eden ve yol gösteren dedeler sayesinde olmuştur.Εις τους πρωτεργάτας αυτής εναπόκειται ήδη να την οδηγήσουν εις την οδόν της ευημερίας και της προόδου.
Gerçeği görmek, çaba gösteren herkes için mümkündür.Η αλήθεια για τον καθένα είναι η πραγματικότητα που βιώνει.
1998 Rusya ekonomik krizi veya Ruble krizi, 17 Ağustos 1998'de Rusya'da baş gösteren ekonomik kriz.Den russiske finansielle krise i 1998 (også kaldet "Rubelkrisen") ramte Rusland den 17. august 1998.
1941 yılının Eylül ayı başlarında kendini gösteren piyade açığı hiçbir zaman giderilmedi.Manglen på infanteri, som var åbenlys den 1. september 1941, blev aldrig afhjulpet.
Goethe-Enstitüsü, Almanya'nın dünya çapında etkinlik gösteren kültür enstitüsüdür.Goethe-Instituttet er Forbundsrepublikken Tysklands kulturinstitut i udlandet.
Çin'de baş gösteren SARS salgını sebebiyle anlaşma ertelendi.Mesterskabet blev imidlertid aflyst på grund af SARS-epidemien i Kina.
Günümüzde faaliyet gösteren birçok örgüt ve parti kendisini öncü parti kavramı kapsamında tanımlamaktadır.I dag er der stadig mange grupper og organisationer, som betragter sig selv om en del af denne bevægelse.
Seçilim değerini artıran özelliklere örnek, daha iyi hayatta kalma ve artış gösteren doğurganlıktır.Eksempler på træk, der kan øge egnethed er forbedret overlevelse og øget frugtbarhed.
İstanbul'da 1992 yılından beri faaliyet gösteren dayanışma derneği mevcuttur.Demonstrationer har ellers været forbudt i Algeriet siden 1992.
Ölüm tarihini 1359, 1360, 1361 ve 1362 gösteren kaynaklar da vardır.Nye epidemier fulgte 1361, 1369 og 1374.
Onlara bu yolu gösteren biziz.Giv mig fart på denne rejse.
Burhaniye'ye bağlı varlık gösteren Ayvalık, 19 Mayıs 1928 tarihinde ilçe olmuştur.Anerkendt som folkets Nar under Amalienborg 26. maj 1998.
Kümülatif yüzdeleri gösteren bir sütun da tabloya eklenir.Et lighedstegnstast (=) tilføjet til det numeriske tastatur.
Bu kurgusal hayat gösteren programın adı Matrix'tir.Der indføres nu et nyt begreb, der hedder matrix.
İçi gösteren kumaşlar, kadın giyiminde olduğu gibi, erkekte de kullanılmaz.Disciplinen udføres ligesom for herrerne, dog uden uniform.
Kontluk İngiltere törensel kontlukları arasında en düşük nüfus yoğunluğu gösterenidir.Øen er det mindste ceremonielle grevskab i England.
Çek, para talebini gösteren bir belgedir.Et gjeldsbrev er et dokument som gir uttrykk for et pengekrav.
Asıl gelişmesini Orta Çağda gösteren Arezzo, 1384'te Floransa'nın eline geçti.Imidlertid kom Arezzo under Firenzes innflytelse i 1384.
Bu, dünyanın her yerindeki Yahudi topluluklarında tutarlılık gösteren bir sonuçtur.Dette resultatet er i overensstemmelse med alle andre jødiske befolkninger rundt om i verden.
Bişapur'da, yerlerin bir kısmı, resmi ziyafetler gibi şölenleri gösteren mozaiklerle dekore edilmiştir.Ved Bishapur var noen av gulvene dekorert med mosaikk som viser scener fra festligheter som ved en bankett.
Serbest düşmenin evrenselliğini gösteren ilk deneyler Galileo tarafından yapılmıştır.Det første kjente forsøket på å bestemme lyshastigheten ble utført av Galileo Galilei.
Nehrin adının nereden geldiğini gösteren kesin hiçbir kaynak bulunmaz.Det er usikkert hvor navnet på øya stammer fra.
Neyin ne zaman, niçin ve nasıl yapılacağını gösteren bir taslaktır.Oppdragelsens hva, hvordan og hvorfor.
2013 Ulusal seçim takvimi, 2013 yılında dünya genelindeki ülkelerde yapılacak seçimleri gösteren takvimdir.2013 Innendørssesongen 2013 ble et gjennombrudd på nasjonalt nivå i USA.
Goethe-Enstitüsü, Almanya'nın dünya çapında etkinlik gösteren kültür enstitüsüdür.Goethe-Institut er Tysklands statlige og verdensomspennende kulturinstitusjon og er en allmennyttig forening.
İnsanların kendileri hakkındaki bilgiyi aramak, fark etmek ve yorumlamak için yol gösteren amaçları vardır.Man må selv oppsøke og tolke informasjonen man får.
Bu bayrakları gösteren resimler günümüze kalmamıştır.Dessverre er dette flagget borte for oss i dag.
2 Ama siz, adıma saygı gösterenler için ışınlarıyla şifa getiren doğruluk güneşi doğacak.4,2: Men for dere som frykter mitt navn, skal rettferds sol renne med legedom under sine vinger.
Bakterilerin besiyerindeki glikozu fermente edebilme yetisini gösteren testtir.De skulle vise hvordan man mest effektivt kunne drepe bakterier ved hjelp av lys.
Ordusuna hedef gösteren kutsal el, şimşek gibi uzadı...Herren over hærskarene skal gjøre dette i sin brennende iver.

İlgili Sayfalar