gösteren ile cümle
gösteren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu, diğer müzik türlerinden farklılık gösteren bir müzikti.Orgulhava-se de ser uma mistura diversa de todos os tipos de música.
Donald'a karşı kuvvetli bir yakınlık gösteren biri olarak tasvir edilir.Ela é geralmente mostrada tendo uma grande afinidade com Donald.
Neyin ne zaman, niçin ve nasıl yapılacağını gösteren bir taslaktır.Estratégia é escolher realmente o que fazer, como fazer e quando fazer.
Canadian Hot 100, Kanada'da en iyi performans gösteren single çalışmalarının sıralandığı bir listedir.A Canadian Hot 100 é uma tabela musical que classifica o melhor desempenho de singles do Canadá.
Denklem, iki niceliğin eşitliğini gösteren bağıntıdır.Isso mostra a honra igual devida a ambos.
Fuchs Trinity testi’nde Los Alamos bilim insanları arasında boy gösterenlerden biriydi.Foi um dos muitos cientistas de Los Álamos presentes na Prova Trinity.
Büyük mitarda enerjisi olmasına rağmen, üstünde enerji miktarını gösteren bir gösterge yoktur.Portanto, mesmo no zero absoluto, o sistema ainda possui uma quantia significativa de energia.
Hint yarımadasında konuşulan tonal özellik gösteren bir diğer Hint-Avrupa dili de Punjabi dilidir.Esta é a escrita oficial para a língua punjabi no estado indiano do Punjabe.
Bu zamana kadar, bu etkinin deneysel sonuçlarının kanıtlandığını gösteren sonuç ortaya çıkarılamamıştır.Não surpreende que a necessidade de mostrar os resultados do trabalho entretanto cumprido.
Bir çiftin ev içerisindeki dansını gösteren klip oldu.Ele mostra um casal fazendo uma dança interpretativa em sua casa.
Orasıda kendilerini ajan olarak gösteren bir grup insan ile karşılaşırlar ve sorgulamaya alınırlar.Acho que há alguns homens por aqui que precisam checar a si mesmos, diretamente.
Fransa ve Çin-Sovyet ayrılığını sebep gösteren Çin hükümetleri antlaşmayı imzalamamışlardır.Contudo, nem a França nem a China, ambos Estados com armas nucleares, assinaram o TIP.
Üçüncü single "G.U.Y." ise Gaga'nın listelerde en az başarı gösteren single'ı oldu.Um terceiro lançamento, "G.U.Y.", tornou-se o single de Gaga com o desempenho mais fraco até a data.
The Revival, WWE'nin Raw brand'inde faaliyet gösteren profesyonel güreş takımı.The Revival é uma dupla de luta livre profissional que trabalha na WWE no programa Raw.
Son yıllarda çeşitli dallarda faaliyet gösteren sanayi kuruluşları kurulmuştur.A cooperação entre empresas tem, no ultimo ano, proliferado por variadas áreas de negocio.
Bu ödül Fédéral de Capacité sertifikasında üstün başarı gösteren bir öğrenciye verilir.Deze prijs wordt toegekend aan de meest verdienstelijke leerling van het certificat fédéral de capacité.
Antibiyotik tedavisi ilaçlara kötü reaksiyon gösteren yetişkinlere verilmeyebilir.Behandeling met antibiotica is wellicht niet nodig bij volwassenen die slecht op medicatie reageren.
Uzunluk ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu konuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir.Hij formeerde toen het Kalmar Ochestra met medestudenten en dirigeerde dit dikwijls.
Bu bayrakları gösteren resimler günümüze kalmamıştır.Oude afbeeldingen tonen de vlag zoals deze nu nog is.
Oyun ayrıca oyuncuların ilerlemesini gösteren antrenman ve fitness modlarını da içerir.Het spel bevat ook een training- en fitnessmodus waarin de voortgang van de speler in kaart wordt gebracht.
Bu duruma bağlı ya da durumsal olarak yatkınlık gösteren bir panik atak biçimini alabilir.Deze kan voorkomen in de vorm van een situatiegebonden of door de situatie ingegeven paniekaanval.
Walter Brennan bu ödülü üç kere kazanma başarısını gösteren tek oyuncudur.Walter Brennan is de eerste die dat presteerde, en tevens de enige acteur die de prijs drie keer won.
En çok değişkenlik gösteren lokus CEB1 (D2S90)'dir.De laagste toon die kan worden voortgebracht is de Bes1 (contra-bes).
Sen, teklik ikinci kişiyi gösteren söz.U is een Nederlands persoonlijk voornaamwoord in de tweede persoon.
Rocky serisi boyunca 6 filmde de boy gösteren Sylvester Stallone ve Burt Young haricindeki tek oyuncuydu.Burton is één van de drie acteurs die in alle Rockyfilms speelden, naast Sylvester Stallone en Burt Young.
1931 yılında Sun Yat-sen'i gösteren sonuncular.Het idee van een dam werd voor het eerst in 1919 door Sun Yat-sen voorgesteld.
Ayrıca, su sıcaklığını gösteren termometresi de vardır.Er hing ook een grote thermometer die de temperatuur van het water aangaf.
O’nun inayeti (ihsanı) kendisine yönelen, yakınlık gösteren bütün kişiler içindir.Een besluit is verbindend in al zijn onderdelen voor degene(n) tot wie zij is gericht.
Hint yarımadasında konuşulan tonal özellik gösteren bir diğer Hint-Avrupa dili de Punjabi dilidir.In latere tijden heeft van alle Indo-Europese talen alleen het Punjabi dit systeem behouden.
O tarihten itibaren, metal yalıtkan geçiş özelliği gösteren malzemeler üzerinde çalışılmıştır.Hier werden dus voorwerpen van edelmetaal getest op zuiverheid.
27 Mayıs Raw programında WWE, The Wyatt Family'nin ana kadroya yükseleceğini gösteren bir klip yayınladı.Vanaf 27 mei 2013, in een aflevering van Raw, vertoonde de WWE wekelijks vignetten van The Wyatt Family.
Büyük turnuva kazanma başarısı gösteren ve Avrupa'yı Ryder Cup'ta temsil etmiş olan büyük beşliden biridir.Het was het laatste toernooi voordat bekend werd welke Europese spelers in de Ryder Cup zullen spelen.
Çin'de baş gösteren SARS salgını sebebiyle anlaşma ertelendi.Het toernooi ging niet door wegens de uitbraak van SARS in China.
Gerçek zamanlı saat (GZS), güncel zamanı gösteren bilgisayar saati.Het uurwerk is het standaard automatisch uurwerk met datumvermelding.
Sayıyı daha az ya da daha çok olarak gösteren kaynaklar da vardır.Veel regels hebben ook een lager of hoger aantal factoren.
Oyun bittiğinde oyuncuların doğru cevapladığı soru sayısını gösteren bir skor tablosu çıkar.Het spel eindigt als een speler het juiste aantal etappes heeft neergelegd.
Başlangıçta utangaç ve kendini yalandan kekeme olarak gösteren biriydi.Ze werden in het begin als nogal eigenzinnig en nukkig bestempeld.
MÖ 441-440'ta Perikles ile Sisam'da baş gösteren ayaklanmayı bastırmak üzere görev aldı.Hiervoor liet keizer Honorius in 401 en 402 grote verbeteringen in de muur aanbrengen.
1998 Rusya ekonomik krizi veya Ruble krizi, 17 Ağustos 1998'de Rusya'da baş gösteren ekonomik kriz.De Russische financiële crisis, ook wel bekend als de Roebelcrisis, trof Rusland in de zomer van 1998.
İşkolunda etkinlik gösteren kuruluşlar ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi'nde yer almaktadır.De bedrijven in de sector zijn voornamelijk gelegen in de Marmara-regio.
Uzun yıllar faaliyet gösteren Sümerbank Kendir fabrikası, yıllar önce kapanmıştır.De fabrikant die de onderdelen maakte, is al jaren gesloten.
Transilien, Fransa'nın Île-de-France bölgesinde faaliyet gösteren SNCF'ye ait bir banliyö treni hizmetidir.Transilien is de merknaam voor spoorwegdiensten van de SNCF binnen Île-de-France.
Cinayeti gösteren video kaydının orijinalini almayı denediler.In de videospeler wordt het originele beeldmateriaal afgespeeld.
Fundación Pies Descalzos, Kolombiya'da faaliyet gösteren bir sivil toplum örgütüdür.Met haar stichting Pies Descalzos komt Shakira op voor straatkinderen in Colombia.
Utkaçı bu kuşa (ruha) yol gösteren tanrıdır.A Guide for the Godless: The Secular Path to Meaning (ang.) (ang.)
Brazzers, Kuzey Amerika'da faaliyet gösteren bir porno şirketidir.Brazzers – firma produkująca filmy pornograficzne w Ameryce Północnej.
Kanada'da faaliyet gösteren Imperial Oil şirketi ile de bağlıdır.Spółka jest powiązana z Imperial Oil, które działa w Kanadzie.
Çin'de baş gösteren SARS salgını sebebiyle anlaşma ertelendi.Jednak ta transakcja nie doszła do skutku z powodu wybuchu epidemii SARS w Chinach.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”On jest tarczą dla tych, którzy mu ufają”.
M12'nin konumunu gösteren harita.Następca modelu M12.
2010 yılında ekonomi teşviki alanında faaliyet gösteren NRW.INVEST kuruluşu 50. yıl dönümünü kutladı.W roku 2010 towarzystwo wspierania gospodarki NRW.INVEST świętowało pięćdziesięciolecie swojego istnienia.
Bu anıt Amerika Birleşik Devletleri'nin dört başkanını gösteren dev heykellerden oluşur.Pomnik składa się z czterech głów prezydentów USA, szczególnie znaczących dla historii tego kraju.
Pratikte, çok zaman verilerin yaklaşık olarak bir normal dağılım gösteren anakütleden geldiği varsıyılır.W praktyce oznacza to, iż ściśle określony procent populacji uzyskuje dany wynik z z rozkładu normalnego.
Engebesiz bir yapı gösteren ülke topraklarının çoğunı Arap Çölü kaplamaktadır.Ogromną większość powierzchni hrabstwa zajmują niezamieszkane tereny pustynne.
Denklem, iki niceliğin eşitliğini gösteren bağıntıdır.Poczucie sprawiedliwości jest, więc rezultatem równości obu stosunków.
2011'de WNBA Most Improved Player (WNBA en çok gelişim gösteren oyuncu) ödülüne layık görüldü.W 2013 była jedną z kandydatek do WNBA Most Improved Player Award.
Onlara bu yolu gösteren biziz.Potrafię wskazać drogę do tych miejsc.
Son yıllarda çıkış gösteren takım Euro 2004'e katılmayı başarmıştır.Z drużyną narodową awansował do Euro 2004.
İstilaya tepki gösteren protestolar sadece yedi gün sürdü.Szokiem dla wszystkich było, że publiczna zbiórka pieniędzy na ten cel trwała jedynie siedem tygodni.
Yer ilahesini gösteren herhangi bir resmin olmadığı söylenir.Zdecydowanie nie jest tu mowa o wizji błogosławionej.