gösteren ile cümle
gösteren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu düğünlerde boy gösteren pehlivanları unutmamak gerekir tabi.Pendant ces fêtes la célébration des mariages est interdite.
27 Mayıs Raw programında WWE, The Wyatt Family'nin ana kadroya yükseleceğini gösteren bir klip yayınladı.Le 27 mai à Raw, une vidéo est publié annonçant la venue prochaine de la Wyatt Family.
Afrika direyi, Afrika kıtasının genel anlamda çeşitlilik gösteren iklimi nedeniyle oldukça çeşitlidir.Cela est relativement téméraire étant donné l'état des divisions de l'Afrikakorps.
1904 yılında aynı dizaynlı pullar (fakat VII. Edward'ı gösteren) basıldı.C'est seulement en 1970 que parut Tutte le poesie (ed.
MÖ 441-440'ta Perikles ile Sisam'da baş gösteren ayaklanmayı bastırmak üzere görev aldı.Silos 41 à 50 : Ils ont suivi le silo 40 dans sa révolte.
Open rate : Gönderilen e-maillerin kaç tanesinin görüntülenerek açıldığını gösteren orandır.Exemple : On considère qu'un nombre de pages est proportionnel au nombre d'heures passées à les écrire.
Genlerin durumuna göre çeşitlilik gösteren fenotip sınıflarına pleitropik fenotipler denir.Dans le cas contraire, on appelle phases ses parties homogènes.
Ülke genelinde faaliyet gösteren işçilerin üçte ikisi bu sektörde faaliyet göstermektedir.Les deux tiers des employés de la Commission chargés de l'exécution de l'aide travaillent sur le terrain.
Bir ölçümün doğruluğu, hatalardan ne kadar arındırılmış bir ölçüm olduğunu gösteren bir ifadedir.L'exactitude est plus aisée à définir par l'erreur de mesure.
Brugada sendromu genetik geçiş gösteren bir hastalıktır.Le syndrome LEOPARD est une maladie génétique.
ABD'de, yalnızca Teksas ile New Mexico eyaletlerinde yayılım gösteren endemik bir türdür.C'est un petit mammifère endémique des États-Unis où il est présent au Texas et au Nouveau-Mexique.
Sancakları gösteren harita (1907).Autoportrait au chapeau (1909).
Bunun tersini gösteren bilimsel bir kanıt yoktur.Il n'existe pas d'explication scientifique à ce phénomène.
Skellam dağılımı: İki bağımsız Poisson dağılımı gösteren rassal değişken arasındaki farkın dağılımıdır.La loi de Skellam, distribution de la différence de deux variables de Poisson indépendantes.
Tablonun sağ ucunda, kucağındaki bebeğe bacayı gösteren bir çocuk vardır.Sur le côté gauche, il y a l'image d'une mère tenant un fils dans ses bras.
Başlıca üretici ülkelerin yıllara göre kabuklu fındık üretim miktarını gösteren tablo (ton).Le tableau ci-contre montre les consommations par pays par année (en tonne).
1980'lerde, özellikle asit yağmuru şeklinde etkisini gösteren bu sorun son yıllarda azalmıştır.L'acidification et en particulier les retombées acides ont nettement diminué depuis les années 1980.
Bunu nasıl yapacağımı bana gösteren Tom'du.Fue Tom el que me mostró cómo hacer esto.
Bunun nasıl çalıştığını bana gösteren Tom'du.Tom fue quien me enseñó como funcionaba.
Yol gösteren Allah’tır; kimi yolunu şaşırır."La buena dirección se distingue claramente del descarrío.
Rottingham kolayca kazanır ve Blood Island'ın yerini gösteren haritayı elegeçirir.Rottingham gana fácilmente y toma el mapa a la Isla Blood.
Onlara bu yolu gösteren biziz.Él nos está mostrando el camino.
Baş gösteren isyanlarda ayaklanmacılar asılarak veya yakılarak idam edildi.Los líderes de la revuelta son ahorcados o fusilados.
1998 Rusya ekonomik krizi veya Ruble krizi, 17 Ağustos 1998'de Rusya'da baş gösteren ekonomik kriz.La crisis financiera en Rusia (también llamada la "crisis del rublo") golpeó a Rusia el 17 de agosto de 1998.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Kenia es un país de gran diversidad étnica.
Değişken direnç (R2), galvanometre sıfırı gösterene kadar değiştirilir.La resistencia variable R2 se modifica su valor hasta que la lectura en el galvanómetro sea nula.
Dünyadaki 14 sekizbinliğe tırmanma başarısı gösteren dördüncü kişi olmuştur.Es famoso por haber sido la primera persona del mundo en escalar las 14 cumbres de más de 8.000 metros.
Ancak babası konusunda aynı ısrarcılığı gösteren başka meraklılar da vardır.Además de su inigualable sensibilidad hacia su padre.
Bunların Panama’ya kadar gidebildiklerini gösteren kanıtlar bulunmaktadır.Hay pruebas que sugieren que viajaron hasta Sudamérica.
M12'nin konumunu gösteren harita.El M400 es la versión de pista del M12.
5 farklı iğne üzerinde etki gösteren 5 tane ayrı devre bulunuyordu.Había cinco circuitos separados que accionaban cinco agujas diferentes.
Biz bütün dinlere saygı gösteren bir toplumuz.Son un orgullo para todos los habitantes.
Bu keşfi kanserlerin bazı kimyasallarla kontrol edilebileceğini gösteren ilk buluştur.Este fue el primer descubrimiento que mostraba que el cáncer podría ser controlado por fármacos.
Ama bana göre benim mesleğim değişim gerekliliği gösteren bir iş.Sé que es mi responsabilidad de hacer algo diferente.
Sanatçıya yol gösteren sanatçının sezgisidir.Guía completa para el artista.
Bunun tersini gösteren bilimsel bir kanıt yoktur.No hay ninguna investigación empírica creíble que sugiera lo contrario.
Siyah beyaz bir kediyi gösteren özgün simge hâlâ mekânın üstünde bulunur.El cartel original, representando a un gato blanco y negro se mantiene en el edificio.
Open rate : Gönderilen e-maillerin kaç tanesinin görüntülenerek açıldığını gösteren orandır.Outputs: cuántos outputs discretos de audio tiene disponibles.
Ancak bu gruba tepki gösteren yaklaşık 3 bin kişilik karşıt görüşlüler gruba saldırdı.A esta reunión atendieron alrededor de treinta personas que compartían preocupaciones similares.
Sovyet Silahlı Kuvvetleri'nde 25 yıl hizmet gösteren Gazilere verildi.Veinticinco Años de Poder soviético.
The Hype Bros, WWE'de faaliyet gösteren bir profesyonel güreş takımı.The Hype Bros fue un tag team de lucha libre profesional que compitió en la WWE.
Bunu takyonların varlığına delil olarak gösterenler vardır.Entre todas ellas destaca la presencia del tejo.
Maggie, dizi boyunca dahi bir bebek olduğunu gösteren çeşitli beceriler sergilemiştir.Ian muestra un sorprendente abanico de habilidades a lo largo de su tiempo con el Doctor.
Sancakları gösteren harita (1907).Autorretrato (1907).
Hamile fotoğrafçılığı, gebeliğin son dönemini gösteren görece olarak yeni fotoğrafçılık dalı.Silla utilizada para fotografiar a los recién llegados.
Zaman zaman polis tarafından kendisine itaatsizlik gösteren kişilere karşı da kullanılır.El perdón es concedido por ello en ocasiones a personas a las que se ha acusado injustamente.
Ayrıca, yeraltında faaliyet gösteren pek çok milliyetçi öğrenci grupları da bulunmaktaydı.También arribaron centenares de observadores internacionales invitados por el Gobierno.
X Cauchy dağılım gösteren bir rassal değişken olsun.Sea X una variable aleatoria con una distribución Cauchy.
Farklı takımlarla kupayı kazanma başarısı gösteren iki teknik direktör vardır.Esta es la lista de los técnicos que llegaron a dirigir a los dos equipos.
1994'te NBA En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülü'nü almıştır.En 2003 recibió el premio al Jugador con mayor progresión de la NBA.
Neyin ne zaman, niçin ve nasıl yapılacağını gösteren bir taslaktır.Escribir, cómo y por qué.
Renault 4, rallilerde de boy gösteren bir otomobildir.Renault 4, un modelo de automóvil.
2004 yılından itibaren Şeki'de faaliyet gösteren "Tour-İnvest" şirketinin kurucusudur.Desde el año 2004 es el fundador de la compañía de «Tour-Invest» en Shaki.
Atmacagiller şekil ve büyüklük bakımdan çok çeşitlilik gösteren bir ailedir.Es una familia muy diversa en cuanto a su morfología y a su comportamiento.
CouchSurfing (CS), internet üzerinde faaliyet gösteren uluslararası bir misafirperverlik servisidir.CouchSurfing, servicio de hospitalidad basado en web.
Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur.Aun así tiene una serie de particularidades que lo hacen diferente.
Turizm de artış gösteren sektörlerdendir.El turismo es otra de las actividades que están realzando.
Eserleri, sıradan anları gösteren, sakin, şiirsel tarzı ile karakterizedir.Los personajes aparecen en actitudes tranquilas, reposadas, estáticas.
Faaliyet gösteren Rus şirketi de kapatıldı.La Revolución rusa acabó con la firma.
Sürüyü ava yönlendiren ve sürüye yol gösteren kraliçedir.Una oveja que vive como líder del rebaño y quien organiza las ideas.