görmez ile cümle

görmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Buda basitçe tüm konuyu görmezden gelir.Buddha ignorerar helt enkelt hela ämnet.
Buda basitçe tüm konuyu görmezden gelir.Buddha pur si simplu a ignorat subiectul.
Buda basitçe tüm konuyu görmezden gelir.Буда просто игнорира цялата тема.
Buda basitçe tüm konuyu görmezden gelir.בודהה פשוט מתעלם מכל הנושא.
Buda basitçe tüm konuyu görmezden gelir.يتجاهل بوذا ببساطة الموضوع برمته .
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.그 사실은 20대의 알렉스에게 성장에 있어 안정을 갖게 했고, 우리는 그냥 앉아서 시간을 흘러 보냈던 거예요.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Das machte Alex' 20er zur optimalen Entwicklungszeit und wir saßen da und verschwendeten sie.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Det gjorde Alex' 20'ere til en ideel tid for udvikling, og der sad vi og spildte den.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Dit is een perfecte tijd voor Alex om zich te ontwikkelen. Wij verspilden deze tijd gewoonweg.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Dwadzieścia lat to okres kluczowego rozwoju, a my to marnowałyśmy.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Esto hizo que los 20s de Alex fueran el momento perfecto y lo estábamos desperdiciando.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Pontosan ez tette Alex 20-as éveit egy fejlődési fényponttá, mi pedig ott ültünk és elszúrni készültünk.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Pro Alex to měla být doba maximálních výhod a my jsme tam vysedávaly a marnily čas.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Rendeva i vent'anni di Alex un momento cruciale nello sviluppo, e noi eravamo sedute lì a farcelo scappare.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Thay vào đó là một thời kỳ tốt để khai thác và phát triển thế mà chúng ta lại đang ở đó và phung phí nó.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.To je pomenilo, da so Alexina dvajseta najboljši razvoji trenutek in midve sva tam sedeli in ga zapravljali.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.To z nich spravilo skvelú príležitosť na rozvoj a my sme len tak pozerali a mrhali časom.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Αλλά έκαναν τα είκοσι-κάτι της αναπτυξιακή παραγωγική στιγμή, και εμείς καθόμασταν και την κοιτούσαμε.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Това превръщаше 20-те години на Алекс в точния момент, а ние просто си седяхме и го пропилявахме.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Третий десяток — золотое время для развития, а мы сидели и бездарно растрачивали его.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Це перетворило 20-ті роки життя Алекс на ударну точку в плані розвитку, а ми сиділи та відкидали її.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.זה הפך את שנות העשרים של אלכס לנקודת המפתח, וישבנו שם והחרבנו את זה.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.بل جعله أكثر فعالية، و كنا نجلس هناك و نضيع الفرصة.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.私たちはその時期を 無為に浪費していたのです そのとき私が悟ったのは
Bu felaketler çoğunlukla serbestçe ulaşabileceğimiz fakat kasten görmezden geldiğimiz bilgilerden doğar.그것은 자유롭게 이용할 수 있는, 바로 저기 놓여진 그러나 우리가 기꺼이 눈을 감은 정보로부터 옵니다.
Bu felaketler çoğunlukla serbestçe ulaşabileceğimiz fakat kasten görmezden geldiğimiz bilgilerden doğar.הן קורות מתוך מידע קיים, הזמין לכולם, אבל שאנו ביודעין מתעלמים ממנו,
Bu felaketler çoğunlukla serbestçe ulaşabileceğimiz fakat kasten görmezden geldiğimiz bilgilerden doğar.بل تأتي من المعلومات المتاحة بحرية، لكننا نغض البصر عنها عمدًا،
Bu felaketler çoğunlukla serbestçe ulaşabileceğimiz fakat kasten görmezden geldiğimiz bilgilerden doğar.その情報が生まれる対立を処理できない 処理したくないと 我々が意識的に目をそむけたことに
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Das wird immer ausgelassen.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.De lämnar alltid det därhän.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Det udelader de altid.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Ho luon loai bo no di.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Intotdeauna este omisa.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Non si riesce sempre a parlarne.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Ona zawsze zostaje pominięta.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.On omet toujours d'en parler.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.To je pogosto izpuščena tema.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.To je pořád vynecháváno.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.To je stále vynechávané.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Πάντοτε την παραλείπουν.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Ее обходят стороной.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Те винаги пренебрегват тази тема.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Die regel was: je mocht de werkelijkheid van de ander niet ontkennen, je kon er alleen op bouwen.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Essa regra era: "Não podemos negar a realidade do próximo, "só podemos construir sobre ela".
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Et la règle était, vous ne pouviez pas nier la réalité de l'autre, vous pouviez seulement bâtir dessus.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.그 규칙이란 타인의 현실을 인정해야 하고, 그런 현실에 따라 극을 만들어야 한다는 거죠.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Och regeln var att du kan inte förneka den andra personens verklighet, du kan bara bygga på den.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Og reglen var, at du ikke kunne fornægte den anden persons virkelighed, kun bygge oven på den.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Ta zasada to, nie możesz odrzucić rzeczywistości innej osoby, możesz tylko na niej budować.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Und diese Regel lautete, dass du jemandes Realität nie leugnen durftest, sondern nur darauf aufbauen konntest.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Và quy tắc đó là, bạn không thể phủ nhận thực tế của người khác, bạn chỉ có thể xây dựng thêm trên nền đó.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Y la regla era: no se puede negar la realidad del otro, sólo se puede construir sobre ella.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.А правилото беше - не можеш да отречеш реалността на друго лице, можеш само да градиш върху нея.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.И правило было: нельзя отрицать восприятие реальности другим человеком, можно только его дополнять.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.והחוק היה שאתה לא יכול להתכחש למציאות של האחר. אתה יכול רק להסתמך עליה.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.وهي تتمثل في عدم قدرتك إنكار واقع الآخر بإمكانك فقط البناء عليه
Bu madde açıkça görmezden gelinmişti.1887年 ドーズ法が成立
Bu madde açıkça görmezden gelinmişti.Acea clauză a fost evident ignorată.
Bu madde açıkça görmezden gelinmişti.Biên bản đó hoàn toàn bị lờ đi.
Bu madde açıkça görmezden gelinmişti.Cette clause est de toute évidence ignorée.

İlgili Sayfalar