Ana içeriğe geç
Sözlük

görevli ile cümle

görevli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Görevliler askerlere seslenmeyi bitirince, orduya komutanlar atayacaklar.Vừa khi các quan trưởng nói xong với dân_sự , thì_phải lập những tướng làm_đầu dân_sự .
Görevliler askerlere seslenmeyi bitirince, orduya komutanlar atayacaklar.Когда надзиратели скажут все это народу, тогда должно поставить военных начальников в вожди народу.
Görevliler askerlere seslenmeyi bitirince, orduya komutanlar atayacaklar.והיה ככלת השטרים לדבר אל העם ופקדו שרי צבאות בראש העם׃
Görevliler askerlere seslenmeyi bitirince, orduya komutanlar atayacaklar.وعند فراغ العرفاء من مخاطبة الشعب يقيمون رؤساء جنود على راس الشعب.
Görevliler askerlere seslenmeyi bitirince, orduya komutanlar atayacaklar.官 長 對 百 姓 宣 告 完 了 、 就 當 派 軍 長 率 領 他 們
Görevliler askerlere seslenmeyi bitirince, orduya komutanlar atayacaklar.官長對 百姓 宣告 完了 、 就 當派軍長 率領 他們
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söyledi입양관계자들은 입양이 이루어질때 까지 1년이 걸린다고 말해주었죠.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediCei de la centru de adopții ne-au spus că va dura un an până ca adopția să fie gata.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediDe adoptieambtenaren zeiden ons dat het een jaar zou gaan duren.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediLa gente ci disse che l'adozione avrebbe richiesto un anno per procedere.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediLes gens de l'adoption nous ont dit que ça allait prendre un an pour que l'adoption soit effective.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediLos de la adopción nos dijeron que el proceso de adopción iba a demorar un año.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediLudzie od adopcji powiedzieli nam, że jej sfinalizowanie zajmie rok.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediNhững người phụ trách cho nhận con nuôi nói phải mất khoảng 1 năm để giấy tờ được thông qua.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediΜας είχαν πει πως θα χρειαζόταν να περάσει ένας χρόνος για προχωρήσει η υιοθεσία.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediЛюди, занимающиеся удочерением, сказали нам, что этот процесс займет год.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediСоциалните работници, ни казаха, че ще отнеме година, докато се осъществи процедурата.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediאנשי האימוץ אמרו לנו שזה ייקח עוד שנה עד שהאימוץ יושלם.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söylediو قد قال لنا المسؤلون عن التبني أنه سيستغرق عاما لتتم الإجراءات.
Görevliler bize evlat edinme işlemlerinin bir yıl kadar süreceğini söyledi一年で何ができるってんでしょう?
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.A könyvtárosok rettegtek, hogy emiatt elveszítik az állásukat, de valójában nem ez történt.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Bibliotecarii se temeau că meseria lor avea să dispară. Dar de fapt nu asta s-a întâmplat.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Bibliotekarze bali się, że ich stanowiska znikną. Nic takiego się nie stało.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Các thủ thư đã lo sợ công việc của họ sẽ biến mất. Nhưng trên thực tế điều đó đã không xảy ra.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.De bibliothecarissen waren bang dat hun banen zouden verdwijnen. Maar dat gebeurde niet.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Die Bibliothekare fürchteten um ihre Jobs. Aber das ist nicht passiert.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.I bibliotecari avevano paura che i loro lavori sparissero. ma in realtà non è quello che è successo.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Knihovníci se báli, že jejich pracovní místa zaniknou. Ale tak se ve skutečnosti nestalo.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.사서들은 그들의 직업이 사라질까봐 두려워했죠. 하지만 그런 일은 일어나지 않았습니다.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Los bibliotecarios temían que sus trabajos fueran a desaparecer. Pero, de hecho, eso no sucedió.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Pustakawan merasa takut pekerjaan mereka akan menghilang. tapi itu tidak terjadi.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Οι βιβλιοθηκάριοι φοβόντουσαν ότι θα χάσουν τις δουλειές τους. Αλλά στην πραγματικότητα δεν συνέβη αυτό.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Библиотекари боялись, что останутся без работы. Но на деле случилось совсем не это.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Библиотекарите се страхували, че ще изгубят работата си. Но не това се случило в действителност.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Бібліотекарі боялися, що їхні робочі місця зникнуть. Але насправді сталося зовсім інше.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.הספרנים פחדו שעבודתם עומדת להיעלם. אבל זה לא מה שקרה, למעשה.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.و أمناء المكتبة كانو متخوفين من اختفاء وظائفهم في الحقيقة ماحصل هو
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.でも 現実は違いました この種の職の雇用は 1957年以降 ずっと増え続けました
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.A tak hľadali krásnu devu po všetkých krajoch Izraelových a našli Abizagu Sunamitskú a doviedli ju ku kráľovi.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.이스라엘 사방 경내에 아리따운 동녀를 구하다가 수넴 여자 아비삭을 얻어 왕께 데려 왔으니
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.Så lette de i hele Israels land efter en vakker pike, og de fant Abisag fra Sunem og førte henne til kongen.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.Så søgte de efter en smuk ung Pige i hele Israels Land og fandt Abisjag fra Sjunem og bragte hende til Kongen.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.Si cercò in tutto il territorio d'Israele una giovane bella e si trovò Abisag da Sunem e la condussero al re
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.И искали красивой девицы во всех пределах Израильских, и нашлиАвисагу Сунамитянку, и привели ее к царю.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.ויבקשו נערה יפה בכל גבול ישראל וימצאו את אבישג השונמית ויבאו אתה למלך׃
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.ففتشوا على فتاة جميلة في جميع تخوم اسرائيل فوجدوا ابيشج الشونمية فجاءوا بها الى الملك.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.於 是 在 以 色 列 全 境 尋 找 美 貌 的 童 女 、 尋 得 書 念 的 一 個 童 女 亞 比 煞 、 就 帶 到 王 那 裡
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.於是 在 以色列 全境 尋 找 美貌 的 童女 、 尋得書 念 的 一 個 童女 亞比煞 、 就 帶到 王那裡
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.A služobníci Saulovi to oznámili jemu, Saulovi, a riekli: Tak a tak hovoril Dávid.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Các tôi tớ của Sau-lơ thuật lại cho vua câu trả lời của Ða-vít.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Các tôi_tớ của Sau-lơ thuật lại cho vua câu trả_lời của Ða - vít .
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Detta omtalade Sauls tjänare för honom och sade: »Så har David sagt.»
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.E os servos de Saul lhe anunciaram isto, dizendo: Assim e assim falou Davi.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.És megmondák Saulnak az õ szolgái, mondván: Ezt meg ezt mondta Dávid.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.I ministri di Saul gli riferirono: «Davide ha risposto in questo modo»
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.In hlapci Savlovi mu zopet povedo, rekoč: Take besede je govoril David.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.사울의 신하들이 사울에게 고하여 가로되 다윗이 여차여차히 말하더이다
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Les serviteurs de Saül lui rapportèrent ce qu`avait répondu David.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Los servidores de Saúl dieron a éste la respuesta diciendo: --Estas palabras ha dicho David
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Og Sauls Folk meddelte ham det og sagde: "Det og det sagde David."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod