Ana içeriğe geç
Sözlük

görevli ile cümle

görevli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Para pegawai itu memberitahukan kepada Saul jawaban Daud itu
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Saulin palvelijat ilmoittivat hänelle tämän, sanoen: "Näin on Daavid puhunut".
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Sauls tjenere fortalte ham dette og sa: Således sa David.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Slujitorii lui Saul i-au spus ce răspunsese David.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Tedy słudzy Saulowi oznajmili mu, mówiąc: Tak powiedział Dawid.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Tedy služebníci Saulovi oznámili jemu, řkouce: Taková slova mluvil David.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Toen Sauls mannen dit aan hem doorgaven,
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Und die Knechte Sauls sagten es ihm wieder und sprachen: Solche Worte hat David geredet.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Και ανηγγειλαν οι δουλοι του Σαουλ προς αυτον, λεγοντες, Κατα τους λογους τουτους ελαλησεν ο Δαβιδ.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.И донесли Саулу слуги его и сказали: вот что говорит Давид.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.И служителите на Саула му известиха, казвайки: Така и така казва Давид.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.ויגדו עבדי שאול לו לאמר כדברים האלה דבר דוד׃
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.فاخبر شاول عبيده قائلين بمثل هذا الكلام تكلم داود.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.掃 羅 的 臣 僕 回 奏 、 說 、 大 衛 所 說 的 、 如 此 如 此
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.掃羅 的 臣僕 回奏 、 說 、 大衛 所 說 的 、 如此 如此
Görevliler de yöneticinin emri ile atanýr.Die Mitarbeiter des Zentrums werden im Auftrag des Direktors ernannt.
Görevliler de yöneticinin emri ile atanýr.El personal del mismo se designa por orden del director.
Görevliler de yöneticinin emri ile atanýr.Le personnel est nommé sur décision du directeur.
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.A sluhovia prišli zpät k najvyšším kňazom a farizeom, ktorí im povedali: Prečo ste ho nedoviedli?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Elmenének azért a szolgák a fõpapokhoz és farizeusokhoz; és mondának azok õ nékik: Miért nem hoztátok el õt?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.In služabniki pridejo k višjim duhovnikom in farizejem; in ti jim reko: Zakaj ga niste pripeljali?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.하속들이 대제사장들과 바리새인들에게로 오니 저희가 묻되 어찌하여 잡아오지 아니하였느냐
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Tedy přišli služebníci k předním kněžím a k farizeům, i řekli jim oni: Proč jste ho nepřivedli?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Tjenerne kom da til yppersteprestene og fariseerne, og disse sa til dem: Hvorfor har I ikke ført ham hit?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Итак служители возвратились к первосвященникам и фарисеям, и сии сказали им: для чего вы не привели Его?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Прийшли тодї слуги до архиєреїв та Фарисеїв, і казали їм вони: Чом не привели Його?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.וישובו המשרתים אל הכהנים הגדולים והפרושים והמה אמרו אליהם מדוע לא הבאתם אתו׃
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.فجاء الخدام الى رؤساء الكهنة والفريسيين. فقال هؤلاء لهم لماذا لم تأتوا به.
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.差 役 回 到 祭 司 長 和 法 利 賽 人 那 裡 . 他 們 對 差 役 說 、 你 們 為 甚 麼 沒 有 帶 他 來 呢
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.差役 回到 祭司 長和 法利賽人 那裡 . 他 們對 差役 說 、 你 們為 甚 麼沒 有 帶 他 來呢
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Aprozii au răspuns: ,,Niciodată n'a vorbit vreun om ca omul acesta.``
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Bọn lính thưa rằng : Chẳng hề có người nào đã nói như người nầy !
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Bọn lính thưa rằng: Chẳng hề có người nào đã nói như người nầy!
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Die Knechte antworteten: Es hat nie ein Mensch also geredet wie dieser Mensch.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Felelének a szolgák: Soha ember úgy nem szólott, mint ez az ember!
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler."Het is zo bijzonder wat die Man zegt", antwoordden de tempeldienaars. "Zoiets hebben wij nog nooit gehoord."
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.하속들이 대답하되 그 사람의 말하는 것처럼 말한 사람은 이때까지 없었나이다 하니
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Les huissiers répondirent: Jamais homme n`a parlé comme cet homme.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Los guardias respondieron: --¡Nunca habló hombre alguno así
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Odpověděli služebníci: Nikdy tak člověk nemluvil, jako tento člověk.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Odpowiedzieli oni słudzy: Nigdy tak nie mówił człowiek jako ten człowiek.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Palvelijat vastasivat: "Ei ole koskaan ihminen puhunut niin, kuin se mies puhuu".
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Pengawal-pengawal itu menjawab, "Wah, belum pernah ada orang berbicara seperti Dia!
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Responderam os guardas: Nunca homem algum falou assim como este homem.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Risposero le guardie: «Mai un uomo ha parlato come parla quest'uomo!»
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Sluhovia odpovedali: Nikdy tak nehovoril človek ako tento človek.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Služabniki odgovore: Nikoli noben človek ni tako govoril.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Tjänarna svarade: »Aldrig har någon människa talat, som den mannen talar.»
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Tjenerne svarede: "Aldrig har noget Menneske talt således som dette Menneske."
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Tjenerne svarte: Aldri har noget menneske talt således som denne mann.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Απεκριθησαν οι υπηρεται Ουδεποτε ελαλησεν ανθρωπος ουτω, καθως ουτος ο ανθρωπος.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Відказали слуги: Ніколи так не говорив чоловік, як Сей чоловік.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Всички, които са дошли преди Мене, са крадци и разбойници; но овцете не ги послушаха.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Служители отвечали: никогда человек не говорил так, как Этот Человек.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.ויענו העבדים מעולם לא דבר איש כאיש הזה׃
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.اجاب الخدام لم يتكلم قط انسان هكذا مثل هذا الانسان.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.差 役 回 答 說 、 從 來 沒 有 像 他 這 樣 說 話 的
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.差役 回答 說 、 從來沒 有 像 他 這樣說 話的
Görevlileri düzen kurup onu sarayında öldürdüler.A sprisahali sa proti nemu jeho služobníci a zabili ho v jeho dome.
Görevlileri düzen kurup onu sarayında öldürdüler.Các đầy tớ người mưu phản, giết người tại trong cung điện người.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod