Ana içeriğe geç
Sözlük

görevli ile cümle

görevli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Pridejo pa tudi cestninarji, da bi jih krstil, in mu reko: Učenik, kaj naj storimo mi?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Přišli pak i celní křtíti se, i řekli jemu: Mistře, co budeme činiti?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Przyszli też i celnicy, aby byli chrzczeni, i rzekli do niego: Nauczycielu! a my cóż czynić będziemy?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Så kommo ock publikaner för att låta döpa sig, och de sade till honom: »Mästare, vad skola vi göra?»
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.También fueron unos publicanos para ser bautizados y le preguntaron: --Maestro, ¿qué haremos
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Vennero anche dei pubblicani a farsi battezzare, e gli chiesero: «Maestro, che dobbiamo fare?»
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Ηλθον δε και τελωναι δια να βαπτισθωσι, και ειπον προς αυτον Διδασκαλε, τι θελομεν καμει;
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Дойдоха и бирниците да се кръстят, и му рекоха: Учителю, ние какво да правим?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Прийшли ж і митники хреститись, і промовили до него: Учителю, що нам робити?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Пришли и мытари креститься, и сказали ему: учитель! что нам делать?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.ויבאו גם מוכסים להטבל ויאמרו אליו רבי מה נעשה׃
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.وجاء عشارون ايضا ليعتمدوا فقالوا له يا معلّم ماذا نفعل.
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.又 有 稅 吏 來 要 受 洗 、 問 他 說 、 夫 子 、 我 們 當 作 甚 麼 呢
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.又 有 稅吏來 要 受洗 、 問 他 說 、 夫子 、 我們當 作 甚 麼呢
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Bien, básicamente tenemos líderes públicos, oficiales públicos que están fuera de control.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Então, basicamente nós temos líderes públicos, funcionários públicos que estão fora de controlo.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Im Grunde genommen haben wir öffentliche Führungskräfte und Beamte, die außer Kontrolle geraten sind.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Jadi, pada dasarnya kita mempunyai para pemimpin rakyat, para pejabat negeri yang tak terkontrol.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Niektórzy liderzy i urzędnicy państwowi wymknęli się spod kontroli
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Nos, olyan vezetőink, olyan hivatalnokaink vannak, akiknek már elment a józan eszük.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Pe scurt, avem lideri publici si oficiali care sunt in afara controlului.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Pour faire simple, nos dirigeants, nos agents publics, sont devenus incontrôlables.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Praticamente, abbiamo leader pubblici, figure pubbliche che sono fuori controllo.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Så, dybest set, har vi statsledere, offentlige autoriteter som er ude af kontrol.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Takže, ide o to, že máme verejných činiteľov, vládnych úradníkov, ktorý sú odtrhnutí z reťaze.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Våra offentliga ledare och våra tjänstemän är utom kontroll.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.V podstatě máme veřejné vůdčí osobnosti veřejné představitele, kteří jsou jak utrženi z řetezu
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Βασικά έχουμε ηγέτες, και δημοσίους υπαλλήλους που είναι εκτός ελέγχου.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Итак, наши государственные лидеры и чиновники вышли из-под контроля.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Отже, в основному ми маємо публічних лідерів, державних службовців, які знаходяться поза контролем.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Така, общо взето имаме публични лидери, публични чиновници, които са извън контрол.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.而家我哋嘅領袖同政府官員 都好似中咗毒咁
Ben bu bölgeyi yok etmekle görevli devlet simyacısıyım.Jag är statsalkemisten som har hand om utrotningen i den här sektorn.
Ben bu bölgeyi yok etmekle görevli devlet simyacısıyım.Jeg er statsalkymisten, der tager sig af udryddelse i denne afdeling.
Ben bu bölgeyi yok etmekle görevli devlet simyacısıyım.Olen tämän sektorin tuhoamisesta vastaava valtionalkemisti.
Ben bu bölgeyi yok etmekle görevli devlet simyacısıyım.Państwowy alchemik, odpowiedzialny za eksterminację tego sektora.
Ben bu bölgeyi yok etmekle görevli devlet simyacısıyım.Sono l'Alchimista di Stato incaricato di sterminare questo settore.
Ben bu bölgeyi yok etmekle görevli devlet simyacısıyım.Sou o Alquimista Nacional incumbido de exterminar este sector.
Ben bu bölgeyi yok etmekle görevli devlet simyacısıyım.Soy el alquimista nacional encargado de exterminar esta zona.
Ben bu bölgeyi yok etmekle görevli devlet simyacısıyım.Είμαι ο Κρατικός Αλχημιστής που θα εξολοθρεύσει αυτό το μέρος.
Ben bu bölgeyi yok etmekle görevli devlet simyacısıyım.Я - Государственный Алхимик, ведающий за уничтожение сектора.
Ben de aslında bu sorunları bertaraf etmek için görevli, vekil olarak seçilmiştim.저는 이러한 문제들을 다루는 권좌에 선출되었습니다. 거의 임무에 가까운 것이었는데요,
Ben de aslında bu sorunları bertaraf etmek için görevli, vekil olarak seçilmiştim.ואני נבחרתי על המנדט, משימה, למעשה להתמודד עם אותן בעיות,
Ben de aslında bu sorunları bertaraf etmek için görevli, vekil olarak seçilmiştim.و كنت قد أنتخبت لغرض او بالأحرى مهمة لمعالجة هذه المشاكل
Ben de aslında bu sorunları bertaraf etmek için görevli, vekil olarak seçilmiştim.当選しました 問題とは 政治における
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliAl final del interrogatorio un oficial le dijo a otro,
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliApós acabarem o interrogatório, um oficial disse a outro: "Foi falso alarme.
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliAprès l'interrogatoire, un officier a dit à un autre,
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevli "bu sahte bir belgedir" dedi.Kiedy skończono mnie przesłuchiwać, jeden z urzędników powiedział do drugiego: " To był fałszywy donos.
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliDa de var færdige med at stille spørgsmål, sagde en betjent til en anden:
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliDupă ce au terminat interogatoriul, un funcționar i-a spus altuia,
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliFinito di interrogarmi, un ufficiale disse ad un altro:
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliKeď sa vypočúvanie skončilo, jeden z policajtov povedal tomu druhému,
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevli저에게 심문을 끝내고 나서 한 경찰관이 다른 경찰관에게
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliKyselyjen loputtua yksi viranomainen sanoi toiselle:
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliMiután abbahagyták a vallatást, az egyik tisztviselő azt mondta a másiknak,
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliNachdem sie mit dem Ausfragen fertig waren, sagte ein Beamter zum anderen:
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliNa het verhoor zei een ambtenaar tegen een andere:
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliNär de var klara med utfrågningen, sade en tjänsteman till en annan,
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliPo výslechu řekl jeden policista druhému:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod