Ana içeriğe geç
Sözlük

görevli ile cümle

görevli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?A-kích nói cùng tôi_tớ mình rằng : Kìa , các ngươi thấy người đó điên_cuồng ! Cớ_sao các ngươi dẫn nó đến ta ?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?Akisch dit à ses serviteurs: Vous voyez bien que cet homme a perdu la raison; pourquoi me l`amenez-vous?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?Da sa Akis til sine tjenere: I ser jo det er en gal mann; hvorfor kommer I til mig med ham?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?Då sade Akis till sina tjänare: »I sen ju huru vanvettigt mannen beter sig. Varför fören I honom till mig?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?Da sagde Akisj til sine Folk: "I kan da se, at Manden er gal; hvorfor bringer I ham til mig?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?Então disse Áquis aos seus servos: Bem vedes que este homem está louco; por que mo trouxestes a mim?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?És monda Ákhis az õ szolgáinak: Ímé látjátok, hogy ez az ember megõrült, miért hoztátok õt hozzám?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?아기스가 그 신하에게 이르되 너희도 보거니와 이 사람이 미치광이로다 어찌하여 그를 내게로 데려왔느냐
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?Silloin Aakis sanoi palvelijoilleen: "Näettehän, että mies on hullu. Miksi toitte hänet minun luokseni?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?Tedy řekl Achis služebníkům svým: Hle, viděvše člověka blázna, pročež jste ho ke mně přivedli?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?Vtedy povedal Achiš svojim služobníkom: Hľa, vidíte, že človek blázni, prečo ste ho doviedli ku mne?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?И сказал Анхус рабам своим: видите, он человек сумасшедший; для чего вы привели его ко мне?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?Тогава Анхус каза на слугите си: Ето, виждате, че тоя човек е луд; тогава защо го доведохте при мене?
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?ויאמר אכיש אל עבדיו הנה תראו איש משתגע למה תביאו אתו אלי׃
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?فقال اخيش لعبيده هوذا ترون الرجل مجنونا فلماذا تأتون به اليّ.
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?亞 吉 對 臣 僕 說 、 你 們 看 、 這 人 是 瘋 子 . 為 甚 麼 帶 他 到 我 這 裡 來 呢
Akiş görevlilerine, ‹‹Şu adama bakın!›› dedi, ‹‹Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?亞吉對臣 僕說 、 你 們看 、 這人 是 瘋子 . 為甚麼帶 他 到 我這裡 來呢
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Ale ja viem, že ani ty ani tvoji služobníci sa ešte nebojíte tvári Hospodina, Boha.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Ale ty i słudzy twoi, wiem, że się jeszcze nie boicie oblicza Pana Boga.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Ale vím, že ani ty, ani služebníci tvoji ještě se nebudete báti tváři Hospodina Boha.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Dar ştiu că tu şi slujitorii tăi tot nu vă veţi teme de Domnul Dumnezeu.``
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››De tudom, hogy te és a te szolgáid még nem féltek az Úr Istentõl.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Dock vet jag väl att du och dina tjänare ännu icke frukten för HERREN Gud.»
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Dog, jeg ved, at du og dine Tjenere endnu ikke frygter for Gud HERREN."
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Ich weiß aber, daß du und deine Knechte euch noch nicht fürchtet vor Gott dem HERRN.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››그러나 왕과 왕의 신하들이 여호와 하나님을 아직도 두려워 아니할 줄을 내가 아나이다
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Maar ik weet heel goed dat u en uw dienaren nog steeds geen ontzag voor de HERE hebben."
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Mais je sais que toi et tes serviteurs, vous ne craindrez pas encore l`Éternel Dieu.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Ma quanto a te e ai tuoi ministri, io so che ancora non temerete il Signore Dio»
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Men om dig og dine tjenere vet jeg at I ennu ikke frykter for Gud Herren.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Mutta et sinä eivätkä sinun palvelijasi, sen kyllä tiedän, vielä nytkään pelkää Herraa Jumalaa."
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Nhưng tôi biết rằng bệ hạ và quần thần chưa kính sợ Giê-hô-va Ðức Chúa Trời.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Nhưng tôi biết rằng bệ_hạ và quần_thần chưa kính sợ Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời .
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Pero yo sé que ni tú ni tus servidores teméis todavía la presencia de Jehovah Dios
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Tetapi saya tahu bahwa Tuanku dan para pejabat belum juga takut kepada TUHAN Allah.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Todavia, quanto a ti e aos teus servos, eu sei que ainda não temereis diante do Senhor Deus.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Vem pa, da se ti in služabniki tvoji še ne bojite GOSPODA Boga. –
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››πλην συ και οι θεραποντες σου, εξευρω οτι ακομη δεν θελετε φοβηθη απο προσωπου Κυριου του Θεου.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››но я знаю, что ты и рабы твои еще не убоитесь Господа Бога.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Обаче зная, че ти и слугите ти още не ще се убоите от Господа Бога.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››ואתה ועבדיך ידעתי כי טרם תיראון מפני יהוה אלהים׃
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››واما انت وعبيدك فانا اعلم انكم لم تخشوا بعد من الرب الاله.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››至 於 你 和 你 的 臣 僕 、 我 知 道 你 們 還 是 不 懼 怕 耶 和 華 神
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››至於 你 和 你 的 臣僕 、 我 知道 你 們還 是 不 懼怕 耶和華 神
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliA kako učinkovita je, zares, ta večopravilnost?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliAle jak efektivní multitasking opravdu je?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliAle jak naprawdę efektywna jest wielozadaniowość?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliDar cât e de eficient, în realitate, acest multitasking?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliDe valójában mennyire is hatékony a multitaszking?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliDo akej miery je však tento viacúlohový systém efektívny?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimli하지만 이 멀티태스킹이 얼마나 효율적일까요 ?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliMaar hoe efficiënt is dit multitasken echt?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliMais quelle est l'efficacité, vraiment, de ce multitâche ?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliMa quanto è efficiente, in realtà, il multitasking?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliMas quão eficiente é realmente esta multifuncionalidade?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliMen hur effektiv är multitasking, egentligen?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliMen hvor effektivt er det, virkeligt, dette multitasking?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliNamun seberapa efisien tugas ganda itu?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliNhưng hiệu quả thực sự của việc đa nhiệm như thế nào?
Ama bu, aynı anda bir kaç işi birden yapmak (çok görevlilik) gerçekten ne kadar verimliPero, ¿qué tan eficiente es, en realidad, esta multitarea?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod