Padişahtan en aşağı saray görevlisine kadar herkesin yemekleri bu mutfaklarda pişerdi.Стало традицією готувати в цій кухні для офіцерів всіх частин, які приходили.
Üvey annesi, Iris Melander bir sağlık görevlisi olarak çalıştı.Pěstounská matka Iris Melanderová byla zaměstnána v roli pečovatelky.
Sidse Babett Knudsen Elizabeth Sinskey, Dünya Sağlık Örgütü Görevlisi.Langdon se setkává s Elizabeth Sinskeyovou, šéfkou WHO.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Ana Lucia tak odložila policejní odznak a našla si práci na letišti jako bezpečnostní služba.
Aynı sırada Cho binanın ikinci katına çıkıp öğrencileri ve öğretim görevlilerini vurmaya başladı.Vstoupil postupně do dvou učeben, v nichž začal střílet po žácích i učitelích.
Resmi olarak belirlenen görevlileri arasında komite başkanı dışında onursal genel sekreterlik de vardır.Oficiální funkcí je kromě předsedy čestný generální tajemník.
Hoca şu anlamlara da gelebilir: İmam - Camideki din görevlisi.Pulpit tušil: Může se stát, že nejsem trenérem Příbrami.
Şu anda Manchester Üniversitesi'nde görevlidir.Nyní pracuje na University of Manchester.
Yetiştiriciler: Bir Cem’in nüfusunu sabit tutmakla görevli kast.Mezi průměrné byli řazeni ti, kteří dávali (lidem) dostatečnou obživu.
Yatakhane görevlilerince "tuhaf çocuk" diye tanımlanmıştır.Pro autora byli Kulišáci „nechtěné dítě“.
Görevlileri seçer ve Dünya Siyonist Teşkilâtı ve Yahudi Ajansı politikaları üzerinde karar verir.Volí své zástupce a rozhoduje o plánech Světové sionistické organizace a Židovské agentury.
Sağlık ocağı, sağlık evi ve görevlisi mevcuttur.Je to dnešní ústav sociální péče, Celní ul.č.
Horus'un 4 çocuğu insanın en önemli dört organını koruyan görevlilerdi.Čtyři z Henzelových synů zastávali vysoké úřady.
Ağaçları korumakla ve bekçiliğini yapmakla görevlidir.Radosti i strasti při ochraně stromů.
Kendisi Black Mesa kazasından önce Black Mesa'da bir güvenlik görevlisidir.Bezpečnostní stráže – Ochranka v Black Mesa.
Salih Yemen'in en yüksek rütbeli askeri görevlisidir (Mareşal).Byl maršálkem-seniorem Sejmu (nejstarší člen).
Sultanın mutfak görevlileridir.Klimatičtí vyjednavači sepsali kuchařku.
Kazadan önce Ana Lucia Cortez, Los Angeles Polis Teşkilatı'nda görevli bir polistir.Ana Lucia byla důstojníkem u policie v Los Angeles.
Üniversitede 1989 yılında pek çok kez güvenlik görevlileri ile öğrenciler arasında çatışmalar yaşanmıştır.Během několika dní probíhaly střety mezi policií a studenty.
Önçalışmalar yapan görevli grup, hattın aslına uygun olarak yeniden inşa edilmesinin mümkün olduğunu saptadı.Chátrající vězení má skutečnou naději, že dojde konečně na jeho rekonstrukci.
Fakat görevli sağlık personeli bulunmamaktadır.Ty na ošetřovné nemají nárok.
Hitmixes yapım görevlileri AllMusic'ten alınmıştır. ^ "Fame: Lady Gaga".Klára Dostálová z Hořic - Lady Pro .
2015 yılı itibarıyla personel sayısındaki genişleme ile görevli sayısı 700'e yükselmiştir.Od 07.10.2015 se počet generálních advokátů navýší na 11.
Gemide devlet görevlileri, gemiciler ve mürettebattan oluşan toplam 69 kişi bulunmaktaydı.V době vyplutí bylo na palubě celkem 94 mužů posádky, námořní pěchoty a vědecké skupiny.
Hükümet görevlileri kızı Sam'in yanından alırlar.Práci přidělí Samovi jeho šéf.
Animius projesine yeni denekler bulma konusunda da görevlidir.V souvislosti s asanací také zpracovával své poslední architektonické návrhy.
Cesedi orada çalışan bir görevli bulur.Její tělo najde kolemjdoucí strážník.
Babası ticaret filosunda görevli bir denizciydi.Jeho otec byl Žid, který pracoval u obchodního námořnictva.
2015'ten itibaren Warwick'te 25,600 tam zamanlı öğrenci ve 2,400 öğretim görevlisi ve araştırmacı vardır.V celém Mandžukuu bylo 600 tisíc školou povinných žáků a 25 tisíc učitelů.
Sabah çöpçüleri mahallelerde belirli bölgeleri süpürmekle görevlidir.Na některých místech kotliny vyčnívají výběžky sousedních hřbetů.
O uçakta kargaşa çıkartırken gözükür ve birkaç görevli tarafından uçaktan indirilirken gösterilir.Vyvolá v letadle ohromnou paniku a několik studentů vystoupí.
Kalede Çerkes kale görevlileri yaşamaktaydı.Od té doby na zámku žili pouze úředníci.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Požádá taxikáře, aby zastavil.
Sağlık ocağı ve vardır ama sağlık görevlisi yoktur.Má poštu, školu, ale nemá policii ani zdravotní středisko.
Hakkâri'de görevli sekiz subay, iki astsubay ve bir er öldü.Momentálně je k městu na plný úvazek přiděleno osm strážníků, jeden důstojník a jeden náčelník.
Hitmixes yapım görevlileri AllMusic'ten alınmıştır. ^ "Fame: Lady Gaga".Acreditări pentru Hitmixes adaptate de Allmusic. ^ „Fame: Lady Gaga”.
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.Menținerea păcii și securității și apărarea Statelor Unite.
İslam dinine göre Cehennem'de görevli olan meleklere zebâni adları verilmiştir.Conform Coranului, Allah a creat îngerii din lumină, iar pe djinni din cenușă și foc fără fum.
Praefectus urbi, ya da Praefectus urbanus: Şehir prefect'i, Roma şehrinin yönetilmesiyle görevliydi.Praefectus urbi sau praefectus urbanus: era prefectul orașului, a cărui funcție era adinistrația Romei.
Martin East, Reginald Lee rolünde: Gözcü yerindeki diğer görevli.Martin East în rolul lui Reginald Lee: Celălalt gabier din cuibul vulturului.
Düşen uçaklarda dört CIA görevlisi hayatını kaybedecektir.Din partea americanilor, patru piloți de aviație și-au pierdut viața.
Ülkede şu an iki kadın tıp görevlisi general rütbesinde bulunmaktadır.Până în prezent, doi ofițeri medici de sex feminin au fost promovați la rangul de general.
Şiddet caydırıcılığının yanında KFOR, insani görevleri korumakla da görevliydi.Pentru restul omenirii a fost prea târziu pentru a lua măsuri de protecție.
Özel güvenlik görevlileri ise VIP alanları ve iletişim güvenliğini kontrol altında tutmaktadır.Un departament special de securitate se ocupă de protecția VIP și de securitatea telecomunicațiilor.
Burada öğretim görevlisi olarak çalıştı.Aici a lucrat ca învățătoare.
Praefectus fabrum: Fabri görevlisi subay, iyi eğitimli mühendis ve zanaatçı.Praefectus fabrum: ofițer responsabil al corpului de fabri, ingineri și artizani.
Kazadan önce Ana Lucia Cortez, Los Angeles Polis Teşkilatı'nda görevli bir polistir.Înainte de timpul petrecut pe insulă, Ana Lucia era polițist în Los Angeles.
1879) 1972 - J. Edgar Hoover, Amerikalı kamu görevlisi ve FBI Başkanı (d.1879) 1972: J. Edgar Hoover, american, primul director al FBI (n.
Kapıdaki görevli bunları cennete gönderir.Preoții îi calauzau pe oameni spre paradis.
Konsolosluk görevlileri, diplomatik temsilci değildirler.Din acest motiv, ambasadorilor nu li sa oferit tratamentul cuvenit reprezentanților diplomatici.
Gençliğinde bir kasap ve otel görevlisi olarak çalıştı.În tinerețe a lucrat ca șofer și muncitor în construcții.
Hâlen IBM Thomas J. Watson Araştırma Merkezi'nde araştırma görevlisidir.A început să lucreze la IBM Thomas J. Watson Research Center(d) de la IBM.
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Garda Elvețiană - corp de militar destinat apărării papei.
Babası ticaret filosunda görevli bir denizciydi.Tatăl ei era un căpitan în marina comercială.
Devlet ile toplum arasında iletişim ve irtibatı sağlamakla görevlidir.Scopul organizației este asigurarea comunicării și cooperării între statele reprezentate.
Osmanlı döneminde okulun müdürleri din görevlileri arasından seçilirdi.După completarea cu clasele V–XII directorul urma să fie ales dintre profesorii calificați ai gimnaziului.
Bu sırada Seyit Onbaşı Rumeli Mecidiye Tabyası'nda görevliydi.La acest moment Seyit ali este adus pe linia fortificației de la Rumeli Mecidiya.
İlk elde tabelacının (skorları kaydetmekle görevli oyuncu) sağındaki oyuncu kartları dağıtır.Jucătorul din stânga dealer-ului joacă prima carte (atacă).
Madde 15 Toplum tüm kamu görevlilerinden, görevleriyle ilgili olarak hesap sorma hakkına sahiptir.La fiecare 15 minute, gardienii verifică dacă fiecare deținut respectă regulile.
Bunların çoğu da görevli askerler ve aileleriydi.Cei mai mulți dintre cei rămași erau ofițeri și ofițeri politici.