Kazadan önce Ana Lucia Cortez, Los Angeles Polis Teşkilatı'nda görevli bir polistir.Antes de chegar à ilha, Ana-Lucía era uma policial no Departamento de Polícia de Los Angeles.
Cami bulunmakta olup camide din görevlisi vardır.Cambé possui o serviço do Serviço de Atendimento Móvel de Urgência.
Onun bu kararına üssün önde gelen diğer görevlileri de destek verecektir.Esta votação determinará o restante de participantes na equipe MAJOR.
Sadece Diana'nın koruma görevlisi, Trevor Rees-Jones hayatta kaldı.O guarda-costas de Fayed, Trevor Rees-Jones, foi o único ocupante do carro que sobreviveu ao acidente.
Tuvalet görevlisi bir kadın kurtuldu.Tem uma queda pela dona da casa de banho.
O uçakta kargaşa çıkartırken gözükür ve birkaç görevli tarafından uçaktan indirilirken gösterilir.Este problema foi detectado por câmeras durante a decolagem, e, notado por engenheiros durante a missão.
Önemli devlet görevlileri, bu makama gelmektedirler.Seus poderes no Estado vinham destes magistérios.
Beyaz Rusya'da görevliydi.Foi embaixador na Rússia.
Çatışmalarda 7 güvenlik görevlisi öldü.3 combatentes das Forças Democráticas morreram nos combates.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ama devlet tarafından sağlık görevlisi atanmamıştır.Há um sistema de seguro de saúde, mas abrange apenas os funcionários do governo.
Erkek hemşirelik eğitimi almış ve sağlık görevlisi olarak çeşitli hastanelerde çalışmıştır.Como médico psiquiatra, trabalhou em diversos hospitais.
Naziler Polonya'yı işgal edince, Romanya Polonya'dan kaçan hükümet görevlilerine sığınak sağladı.A Romênia permaneceu oficialmente neutra, concedendo refúgio a membros em fuga do governo da Polônia.
John burada tarihi bir kilisenin restorasyonunda görevlidir.Painel com a descrição história da igreja.
İmparatorun yetkileri güçlendi ve diğer devlet görevlilerinin konumu zayıfladı.Seu reinado, no entanto, viu um enfraquecimento adicional nos poderes do senado.
İslam dinine göre Cehennem'de görevli olan meleklere zebâni adları verilmiştir.De Engelen zijn geschapen uit licht, daarentegen zijn djinns geschapen uit een rookloze vlam van vuur.
Sarayın başka yerlerinde ise, üç görevli öldü ve yaklaşık otuz görevli yaralandı.Elders in het paleis werden drie bedienden en bewakers gedood en ongeveer 30 personeelsleden raakten gewond.
Görevliler her aksayan işin sorumluluğunu bunlara yüklemekte idiler.Tot ieders verrassing wonnen zij hun partij.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.3854 leraren, 120 docenten aan universiteiten en 47 rechters zijn ontslagen.
(KTÜ) Öğretim Görevlisidir.Hij (of zij) moet een ervaren leraar (instructor/sifu) hebben.
1978-1979 yıllarında Bielefeld Üniversitesi'nde konuk araştırma görevlisiydi.Van 1978 tot 1979 was hij gastonderzoeker aan de Bielefeld-universiteit.
1950'den 1969'a kadar Grenoble'da École Supérieure des Beaux-Arts'ta öğretim görevlisiydi.Van 1950 tot 1969 was hij docent aan de École Supérieure des Beaux-Arts in Grenoble.
Gişe görevlisi Kim Hunter ...Met Michael Hunter.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.De dienst houdt toezicht op de burgerluchtvaart en voert onderzoeken na ongelukken en incidenten uit.
Sağlık ocağı ve görevlisi mevcuttur.Ik en de verzorgingsstaat.
Bunun yanında bu güvenlik görevlileri sınırdaki pasaport denetimini de yapmaktadır.Die stopten hier ook, mede ten behoeve van de paspoortcontrole aan de grens.
1987 yılında Araştırma Görevlisi oldu.Hij werd manager van deze onderzoeksgroep in 1987.
Konsolosluk görevlileri, diplomatik temsilci değildirler.De consuls-generaal zijn daarentegen wel diplomaten met diplomatieke onschendbaarheid.
Seferde ya da üs bölgelerinde gece nöbetlerini organize etmekle ve nöbetçileri denetlemekle görevlidir.Tijdens avond- of nachtdienst loopt de bewaking patrouilles of bezet men de diverse wachtposten.
Yol yarışlarında mesafenin uzman bir ölçüm görevlisi tarafından, tam olarak belirlenmesi zorunludur.Het uitzetten van een parcours voor officiële wedstrijden moet uiteraard met nauwkeurigheid gebeuren.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.De agent vroeg de chauffeur om zijn rijbewijs.
Kendisi Black Mesa kazasından önce Black Mesa'da bir güvenlik görevlisidir.Hij begint als een onderzoeker bij het "Black Mesa Instituut".
Bölgedeki Yunan ilerleyişini karşılamakla görevli 143.Bij de plaats loopt de Länsväg 143.
Din görevlisi sınıfından ve dışından yüzlerce kişi mesajın vaazına katıldı.Binnen en buiten de kathedraal namen drieduizend personen deel aan de uitvaartplechtigheid.
Bunların çoğu da görevli askerler ve aileleriydi.Het ging vooral om militairen en hun families.
Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Kathy krijgt het hoederecht over Thomas.
Görevli 20 polis hakkında dava açıldı.De politie pakte 20 verdachten op.
1956 yılında Hawke, Sendikalar Avustralya Konseyi 'ne (ACTU) araştırma görevlisi olarak katıldı.Na terugkeer in Australië in 1956 kreeg Hawke een baan aangeboden bij de Australian Council of Trade Unions.
Her türlü bilgi ve haberi toplamakla görevlidir.Het veel lezen en verzamelen van informatie.
Alpha Oumar Konaré (2 Şubat 1946, Kayes), Malili öğretim görevlisi ve siyasetçi.Alpha Oumar Konaré (Kayes (Frans-Soedan), 2 februari 1946) is een Malinees politicus en archeoloog.
John burada tarihi bir kilisenin restorasyonunda görevlidir.In de kerk is een museum ondergebracht over de geschiedenis van de kerk.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.Noch de paleiswacht, noch de ambtenaren van de keizerlijke huishouding kozen ervoor om hen te weerstaan.
Sağlık ocağı vardır sağlık görevlisi yoktur.De bedieningslaag heeft geen veiligheidsfuncie.
Genellikle bilim adamları ya da güvenlik görevlileri oluyor bu karakterler.Meestal zijn dat attractiebedieners, dierenverzorgers of technici.
Babası Royal Canadian Mounted Police görevlisi olan özel polis memurudur.In Canada hoort de vierdeukenhoed bij het officiële uniform van de Royal Canadian Mounted Police.
Güvenlik görevlisi David Dunn (Bruce Willis) da kendi hayatının anlamını sorgulamaktadır.Dit verhaal draait om David Dunn (Bruce Willis) die als enige een bizar treinongeval overleeft.
Bir süre Yıldız Teknik Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak yer aldı.Hij had ooit een jaar voor verpleegkundige gestudeerd aan de Starfleet Academie.
Birkaç dakika sonra tıbbi görevliler ulaşır.Binnen een minuut waren de hulpdiensten ter plaatse.
Kazada; Bitlis ile 3 subay, 1 astsubay ve 1 PTT görevlisi öldü.3 doden: 1 agent en het koppel Fourez-Dewit.
Bu örnekte sistem öğeleri müşteri kuyruğu ve gişe görevlileridir.Hieronder een voorbeeld van de tabellen Klanten en Facturen.
Tuvalet görevlisi bir kadın kurtuldu.Hij wordt uit het autowrak gered door een vrouw.
Çoğu eyalette, county şerifi, county'nin baş kolluk görevlisidir.In de Verenigde Staten is de sheriff in het algemeen de hoogste politieambtenaar van een county.
Animius projesine yeni denekler bulma konusunda da görevlidir.Ook Anatool is geïnteresseerd om op zoek te gaan.
Sadece Diana'nın koruma görevlisi, Trevor Rees-Jones hayatta kaldı.Trevor Rees-Jones, Al-Fayeds bodyguard, overleefde het ongeluk.
Daha sonra Münih Teknik Üniversitesi ve Berlin Ekonomi Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.Hij werkte vervolgens aan de Technische Hogeschool in München en aan de Economische Hogeschool in Berlijn.
Fakat o sırada ilginç olan bir durum vardı: Etrafta çok sayıda güvenlik görevlisi bulunmaktaydı.Daar was dermate veel belangstelling voor, dat lange wachtrijen ontstonden.
Schneider's Bakery adlı yapım şirketinin yönetim kurulunda görevlidir.Zijn productiebedrijf heet Schneider's Bakery.
Albümün kitapçığına yazdığı yazıda, yapım görevlilerine teşekkürlerini sundu.De toevoeging Van der Werff dankt hij aan die werf.
Ordunun sol kanadını oluşturup Makedonya'nın Stracin şehri ve ötesine doğru ilerlemekle görevliydi.Zijn linkerflank was de Macedonische cavalerie en achter hen de peltasten.
Protein yapılı enzimler görevlidir.Ook enzymen zijn eiwitten.
Sabah çöpçüleri mahallelerde belirli bölgeleri süpürmekle görevlidir.In deze werkweken worden de paddenstoelen van een bepaald gebied bestudeerd.