Ana içeriğe geç
Sözlük

görev ile cümle

görev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Onlar bize görevi iptal etmek istediklerini söyledi.They told us they wanted to call off the mission.
Ben bu göreve gitmek istemiyordum ama bana emir verildi.I didn't want to go on this mission, but I was ordered to.
Tom'un yapacak önemli bir görevi var.Tom has an important mission to perform.
O on yıldır şimdiki görevinde kaldı.She has remained in her present position for ten years.
Başkan yarın göreve başlıyor.The president takes office tomorrow.
Görevine odaklan.Focus on your mission!
Görevine yoğunlaş!Concentrate on your mission!
Görevimize konsantre ol!Concentrate on our mission!
Oy vermek göreviniz.It's your duty to vote.
Sen görevden alındın.You're dismissed.
Görevim nedir?What's my assignment?
Eski görevime veriliyor muyum?Am I reinstated?
Sağlık görevlilerine ulaş!Get the paramedics!
Görev sürem var.I have tenure.
O bizim görevimiz.It's our duty.
O görevimizdir.It's our duty.
O senin görevin.That's your duty.
O, görevini çok iyi yerine getirdi.He carried out his mission very well.
Görevlerin nelerdir?What are your duties?
Tom görevde.Tom is in position.
Tom bir öğretim görevlisi.Tom is a teaching assistant.
Sanırım görevin bir başarıydı.I assume your mission was a success.
Görevimi yapmak zorunda kaldım.I had to do my duty.
Eğer hiç kaynağın yoksa kaynakların tahsisi zor bir görev olabilir.Allocation of resources can be a difficult task when you have no resources at all.
Bu görevi tamamlamak için hepimizin birlikte çalışması gerekli.It's necessary that we all work together to complete this assignment.
Bana verdiğin görevi muhtemelen nasıl unutabilirim?How could I possibly forget about the task that you've entrusted to me?
Senin için bir görevim var.I have a mission for you.
Tamamlayacak bir görevim var.I have a mission to complete.
Senin için başka bir görevim var.I have another assignment for you.
Bana görevden ayrıldığın söylendi.I've been told that you're resigning.
Görevimi yaptım.I've done my duty.
Jüri görevim var.I have jury duty.
Görevimi yapmaya çalıştım.I've tried to do my duty.
Bu görevi yönettim.I led that mission.
Her durumda, ben görevimi yerine getirdim.In any case, I have fulfilled my duty.
Görevimi memnuniyetle yapacağım.I will gladly do my duty.
Geminin görevi daha önce insanın gitmediği yerlere cesurca gitmek.The ship's mission is to boldly go where no man has gone before.
Görevimiz daha önce hiçbir kadının gitmediği yere cesurca gitmek.Our mission is to boldly go where no woman has gone before.
Yıldırıcı bir görevdi.It was a daunting task.
Bizim Tom'u kurtarma görevine gidecek bir gönüllüye daha ihtiyacımız var.We need one more volunteer to go on a mission to rescue Tom.
Meseleyle uğraşmakla görevlendirildim.I was assigned to deal with the matter.
Seninle çalışmak için görevlendirildim.I've been assigned to work with you.
Şimdi görev başında olmam gerekiyor.I'm supposed to be on duty now.
Bu görevden ben sorumluyum.I'm in charge of this mission.
Ben senin görevde olduğunu düşündüm.I thought you were on duty.
Biri her zaman görevde.Someone is always on duty.
Bu hafta görevde değilim.I'm not on duty this week.
Bugün görevde değilim.I'm not on duty today.
O zaman görevde değildim.I wasn't on duty then.
Tom bir görevde.Tom is on a mission.
Tom görev başında.Tom is on the job.
Ben bugün göreve hazırım.I'm on call today.
Ben görevde değilim.I'm not on duty.
Tom'u suçlama. O sadece görevini yapıyor.Don't blame Tom. He's only doing his duty.
Orduda görev yaptın mı?Did you serve in the military?
Ben istihbarat birliklerinde görev yaptım.I served in the intelligence corps.
Böyle zor bir görevle yüz yüze gelemem.I can't face such a daunting task.
Bu olanaksız bir görevdir.This is an impossible task.
Tom ve Mary görevdeler.Tom and Mary are on duty.
Görevinin başına dön.Get on with your duties.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod