Görevinizin başına dönün.Get on with your duties.
Görevleriniz nelerdi?What were your duties?
Senin görevin neydi?What was your mission?
Görevin nedir?What is your mission?
Bu benim görevim.This is my mission.
Tom bir hayvanat bahçesi görevlisidir.Tom is a zookeeper.
Tom uzun bir süre boyunca görev yaptı.Tom held office for a long time.
Donanmada görev yaptı.He served in the navy.
Tom'un görev dağılımı için büyük bir yeteneği var.Tom has a great talent for the assignment of tasks.
Görev onu çağırmıştı, o ayrıldı.Duty had called him, and he left.
Aile için sevgi bizim birincil görevimiz.Love for the family is our primary duty.
Tom bir göreve gönderildi.Tom was sent on a mission.
Otopark görevlisi senin mazeretini doğruladı.The parking lot attendant confirmed your alibi.
O, pazarlamada görev yapmıyor mu?Doesn't she work in marketing?
Bunun görevin olduğunu biliyorsun.You know that that's your duty.
Tom görevi esnasında öldü.Tom was killed in the line of duty.
Liisa görevinde başarılı oldu.Liisa succeeded in her task.
Tom bir kamu görevlisidir.Tom is a public official.
Tom bir kamu görevlisiydi.Tom was a public servant.
Görevini bitirir bitirmez istediğin kadar çok içebilirsin.Once you have completed your mission you can drink as much as you like.
Sen görevimiz için bir tehdit değilsin.You're a threat to our mission.
Bu, polisin görevidir.That is the duty of the police.
Cankurtaran henüz görevde olmamasına rağmen yüzmeye gitmeye teşvik edildim.I was tempted to go swimming even though the lifeguard was not yet on duty.
Uçuş görevlisi kazara Tom'un üstüne biraz sıcak kahve döktü.The flight attendant accidentally spilled some hot coffee on Tom.
Uçuş görevlisi yanlışlıkla Tom'un üzerine biraz sıcak kahve döktü.The flight attendant accidentally spilled some hot coffee on Tom.
Uçuş görevlisi Tom'un üzerine sıcak kahve döktüğü için özür diledi.The flight attendant apologized for spilling hot coffee on Tom.
Tom bir güvenlik görevlisidir.Tom is a security officer.
Tom işsiz bir güvenlik görevlisidir.Tom is an unemployed security guard.
Tom görev için uygun değil.Tom is unfit for duty.
Tom sana yardım etmek için görevlendirilecek.Tom will be assigned to assist you.
O görevini yaptı.He did his duty.
Hakim davanın onun görevinin dışında olduğunu söyledi.The judge said that the case was outside of his jurisdiction.
Bu çok gizli bir özel görevdir.This is a top secret mission.
Tom buraya gizli bir göreve geldi.Tom came here on a secret mission.
Tom artık bir tür gizli görevde.Tom is now on some sort of secret mission.
Müze görevlisi bir şeye dokunmamamızı söyledi.The museum guard told us not to touch anything.
Bir hava yolu şirketinde uçuş görevlisi olarak çalışıyorum.I work for an airline company as a flight attendant.
Çevirmenin ikili bir görevi vardır.The interpreter has a double role.
Otopark görevlisi Tom'a boş bir yer gösterdi.A parking lot attendant waved Tom into a space.
Sen tamamlayacak bir göreve sahipsin.You have a task to complete.
Tom bu gece görevli.Tom is on duty tonight.
O olduğunda siz görevde miydiniz?Were you on duty when it happened?
Neden ben görevdeyken her zaman bu tür şeyler olur?Why does this kind of thing always happen when I'm on duty?
Eğer bir Amerikalıysan, ülken için bir vatandaşlık görevin var.If you are American, you have a citizen duty for your country.
Amerika'nın görevi komünizmi dünyadan kaldırmaktır.America's task was to eliminate communism from the world.
Tom görevini yaptığını hissetti.Tom felt he had done his duty.
Bu tehlikeli bir görev.This is a dangerous mission.
Sizi tehlikeden korumak benim görevim.It's my duty to protect you from danger.
Bu çok tehlikeli bir görev olacak.This will be a very dangerous mission.
Tom görev için gönüllü oldu.Tom volunteered for the mission.
Bu görevi kendi başıma tamamlayabileceğimi düşünüyorum.I think I can complete this task by myself.
Sağlık görevlileri yolda.The paramedics are on the way.
Yapacak bir görevimiz var.We have a mission to accomplish.
Böyle görev yapamayız.We can't function like this.
Büyük, zaman alan görevleri parçalara ayırıyorum.I break large, time-consuming tasks into chunks.
Tom oldukça zor bir görev devraldı.Tom has some pretty big shoes to fill.
Hepiniz için önemli bir görevim var.I have an important mission for all of you.
Görevini yaptın.You did your part.
Sadece görevini yapıyordun.You were just doing your duty.
Tom görevini yaptı.Tom did his duty.