Tom'un görevleri yaprakları tırmıkla toplamayı içermektedir.Tom's duties include raking the leaves.
Tom görevini ihmal etmekle suçlandı.Tom was accused of neglecting his duty.
Tom şu anda görevde.Tom is on duty now.
Tom görev için giyinmek zorundadır.Tom has to dress up for work.
Uçuş görevlisi Tom'u uyandırmak için salladı ve ona uçağın indiğini söyledi.The flight attendant shook Tom awake and told him that the plane had landed.
Tom işi yapması için Mary'yi görevlendirdi.Tom assigned Mary to do the job.
Tom ve Mary herhangi bir zorluk olmadan görevlerini tamamladı.Tom and Mary accomplished their mission without any difficulty.
Tom bir benzin istasyonu görevlisi olarak çalıştı.Tom worked as a gas station attendant.
Tom'un güçlü bir görev duygusu var.Tom has a strong sense of duty.
Tom kesinlikle görevini biliyor.Tom definitely knows his stuff.
Tom görevin amacının ne olduğunu anlayamadı.Tom couldn't understand what the purpose of the mission was.
Güvenlik görevlisi Tom'a bu alanda resim çekemeyeceğini söyledi.The security guard told Tom that he couldn't take pictures in this area.
Müze görevlilerine göre ETA gelecekte müzeye zarar vermeyecek.Museum officials think that ETA will not harm the museum in the future.
O, görevini yerine getirmek için sağlığını feda etti.He sacrificed his health to fulfill his duty.
Tom hâlâ görevdedir.Tom is still on duty.
Tom görevin durdurulmasından yanaydı.Tom was in favor of aborting the mission.
Görevimizi bitirmeliyiz.We must accomplish our task.
Ben her zaman görevlerimi yerine getirdim.I've always carried out my duties.
O, bu görevi tekrar yapmak zorunda kalacak.He'll have to do this task again.
Yaşlı insanlar mağaza görevlisi tarafından kandırıldı.Old people were tricked by the shop assistant.
Burada her zaman aynı anda birkaç görevi yerine getirmek zorundayım.I always have to multitask here.
Uçuş görevlisi olmak isteyen biri var mı?Anyone wants to be a flight attendant?
Uçuş görevlisi olmak isteyen?Anyone wants to be a flight attendant?
Her şeyden önce, kendini sevme görevini unutma.Above all do not forget your duty to love yourself.
Bir kızın görevi itaattir.The duty of a daughter is in obedience.
Görevlerimi zevkle yerine getireceğim.I will perform my duties with pleasure.
O, güvenlik görevlisi kılığında bankaya girdi.He entered the bank disguised as a guard.
Askerlik görevimi Ankara'da yaptım.I had my military service in Ankara.
Kral açıkça anayasal görevini aşmıştı.The king had clearly overstepped his constitutional role.
Bay Joel şimdi görevlidir.Mr. Joel is now on duty.
Konuşamam, görevdeyim.I can't talk, I'm on a mission.
Tom Irak'a görevlendirildi.Tom was deployed to Iraq.
İşi bitirmek sizin göreviniz.It's your duty to finish the job.
Bay Smith şimdi görevdedir.Mr. Smith is now on duty.
Bu çocukları korumanın benim görevim olduğuna inanıyorum.I believe it's my duty to protect these children.
Bu senin ilk görevindir.This is your first assignment.
Belli görevler için bilgisayarım çok yararlı olabilir.For certain tasks, my computer can be very useful.
Apollo, Houston Görev Kontrol'le sürekli iletişim içindeydi.Apollo was in constant communication with Houston Mission Control.
Bu senin görevin.It's your duty.
Sadece görevimi yaptım.I only did my duty.
Bu görevi zaten tamamladın mı?Have you already completed this task?
Yarın göreve hazır değilim.I am not on call tomorrow.
Onun görevi ölü hayvanları gömmektir.Their job is to bury dead animals.
Görevleri yaşlı insanlara yardım etmektir.Their job is to help old people.
Senin görevin kolay mı, Joseph?Is your task easy, Joseph?
Genel olarak, özel güçler çok özel ve tehlikeli görevlerde kullanılırlar.Generally, special forces are used in very specific and dangerous missions.
Görevimi yapmak için gayret ettim.I endeavored to do my duty.
Görevimi yapmak için çaba harcadım.I endeavored to do my duty.
Görevini yapmak için gayret etti.He endeavored in order to do his duty.
Görevini yapmak için gayret ettik.We endeavored in order to do his duty.
Görevlerini yapmak için gayret ettiler.They endeavored in order to do their duty.
Görevi anlıyor musun?Do you understand the mission?
Ben bir sosyal hizmet görevlisiyim.I'm a social worker.
Okul müdürlüğü görevine terfi ettirildi.He was promoted to the position of school principal.
Sen Mary'nin bir uçuş görevlisi olduğunu söyledin.You said Mary was a flight attendant.
Oy vermek vatandaşlık görevin.It's your civic duty to vote.
Bu sıradan bir görevdir.This is an ordinary task.
Görevlerini bitirdin mi?Have you finished your duties?
Bir oda görevlisi bagajını taşıyorsa, ona bahşiş vermeyi unutma.If a porter carries your luggage, don't forget to tip him.
Bu görevin başarılı olmasını istiyor musun?Do you want this mission to succeed?