Afrika Eksarhlığı'nın göreceli zenginliği bir ayaklanmayı yeterince finanse edebilirdi.Kekayaan relatif Eksarkat dari Afrika dapat cukup membiayai pemberontakan.
Elio o günü Marzia ile geçirir, ama Oliver'ı göreceği zamanı iple çeker.Elio menghabiskan hari itu dengan Marzia, namun diam-diam, ia rindu melihat Oliver.
Sonradan kendisini onların izleyicisi olarak görecekti.Dan seketika itu juga seolah-olah selaput gugur dari matanya, sehingga ia dapat melihat lagi.
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.Ternyata dia pingsan ketika mendapat pertolongan dari petugas medis di belakang panggung.
Her şahıs, yaptığının karşılığını görecektir.Setiap golongan merasa bangga dengan apa yang ada pada golongan mereka.
Mutlak (absolute), göreceli (relative) ve sabitlenmiş (fixed) yerleştirme özelliği.Pembinaan dapat berupa teguran, peringatan, dan tindakan tegas yakni pembubaran.
Ne yazık ki annesi kehanetin doğru olduğunu görecek kadar uzun süre yaşayamadı.Sayang, usianya tidak cukup panjang untuk bisa menyaksikan kebenaran ramalannya itu.
Ahtapotların beklenen yaşam süresi görece kısadır ve bazı türleri yalnızca altı ay kadar yaşar.Gurita mempunyai masa hidup yang relatif singkat dan beberapa spesies hanya hidup selama 6 bulan.
Bu birçok göreceli enerji ve momentum deneylerinde kanıtlanmıştır. .Ini secara eksperimental dibuktikan di banyak uji energi relativistik dan momentum.
Uyum, Yin ve Yang'ın göreceli denklik halidir.Pada waktu itu, ia masih sehat dan sempat mengunjungi kota Yan'an.
Kendileri göreceli olarak çok hızlı şekilde hareket edebilir.Dapat membuat daftar putar sendiri dengan sangat cepat.
Görece daha ciddi yan etkileri arasında Clostridium difficile enfeksiyonu ve anafilaksi bulunur.Efek samping yang serius antarai lain kolitis Clostridium difficile atau anafilaksis.
Fakat bu cümlelerde herhangi birinin doğruluğu her zaman kuramın tamamına göre değişir(görecelidir).Masing-masing agama mengklaim bahwa penyebutan yang benar adalah menurut cara mereka masing-masing.
Bu dönem, yerküre genelinde görece daha sıcak bir dönemdir.Secara keseluruhan, Bumi lebih panas dari saat ini.
Ayakları görece geniştir."Langkah kakinya berat.
Budizm’de aşkınlık bir alandan (görece gerçeklik) başka bir alana (mutlak gerçeklik) geçmedir.Nimmanarati Bhumi' - Alam surga para dewa yang menikmati kesenangan istana yang diciptakan.
Görece büyük demir çekirdeği ve ince mantosu henüz tam olarak açıklanamamıştır.Besarnya inti besi dan tipisnya kerak Merkurius masih belum bisa dapat diterangkan.
İşlerin nasıl şekilleneceğini göreceğiz.Yang bisa dibayangkan bagaimana kondisinya.
Geometrik birim sistemleri göreceli fizikte kullanışlıdır.Orbit geostasioner tersebut memiliki kegunaan penting.
Sukhoi'nin tasarladığı son uçak T-10'du (Su-27) ancak Sukhoi uçtuğunu görecek kadar yaşayamadı.Máy bay chiến đấu cuối cùng Sukhoi thiết kế là T-10 (Su-27) nhưng ông không sống được đến lúc xem nó bay.
NBC West Coast başkanı Don Ohlmeyer izleyicilerin onu bir "sürtük" olarak göreceğini düşünüyordu.Chủ tịch NBC Don Ohlmeyer tin rằng khán giả sẽ nhìn nhận cô là "một ả lăng nhăng".
Elio o günü Marzia ile geçirir, ama Oliver'ı göreceği zamanı iple çeker.Elio dành cả ngày với Marzia trong khi đang khao khát gặp Oliver.
Ne kadar geliştirdiğimi göreceğiz...Hãy học thật nhiều...
Ahtapotların beklenen yaşam süresi görece kısadır ve bazı türleri yalnızca altı ay kadar yaşar.Bạch tuộc có vòng đời tương đối ngắn, có loài chỉ sống được 6 tháng.
Diğer tarafta annesini göreceğine inanmaktadır.Trong lúc đang đến thì anh gặp The Mother.
Bu birçok göreceli enerji ve momentum deneylerinde kanıtlanmıştır. .Điều này đã được xác nhận bằng thực nghiệm trong nhiều thí nghiệm về năng lượng và động lượng tương đối tính.
Her şahıs, yaptığının karşılığını görecektir.各人は努力に応じて報酬される。
O zaman İnsanoğlunun bulutta (görünmez şekilde), büyük güç ve ihtişamla geldiğini görecekler.人は真理を見つめて世の理を悟り、仏即ち「目覚めた者」となる。
Sukhoi'nin tasarladığı son uçak T-10'du (Su-27) ancak Sukhoi uçtuğunu görecek kadar yaşayamadı.スホーイによって設計された最後の戦闘機はT-10(後のSu-27)であるが、彼自身は実際にT-10が飛行するのを見ることはできなかった。
Zırhın göreceli sertliği RHA (rolled homogeneous armour) ile karşılaştırılarak gösterilir.装甲を貫く力は、均質圧延鋼装甲(RHA:Rolled Homogeneous Armor)を貫ける厚さで表現される。
Bu göreceli küçük yenilgiye rağmen gözüpek şekilde Ekim sonu ya da Kasım başıda Avrupa'ya geçti.トマスはこの比較的小さな挫折にひるむことは無く、10月後半か11月前半のいずれかの時点でヨーロッパへと渡った。
Onu "başka bir güzel yüz" olarak görecekler dikkatli olsun.覆面は外すと「凄い顔」と人に言われてしまう。
Sonucu göreceğiz.最期を看取る。
Budizm’de aşkınlık bir alandan (görece gerçeklik) başka bir alana (mutlak gerçeklik) geçmedir.実相寺(じっそうじ) 仏教の寺院で各地に存在する。
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.この一帯を救助隊が訪れることを期待したのである。
İşlerin nasıl şekilleneceğini göreceğiz.又どうして起こるのかを分析する。
Sonradan kendisini onların izleyicisi olarak görecekti.泰然自若として仲間を見守る。
Görecelilik kuramı, mutlak eşzamanlılığın var olmaması nedeniyle mutlak zamanın varlığına izin vermez.相対性理論では絶対的な同時性というものが存在しないため、絶対時間の存在を認めない。
Département) olarak kabul görecektir.部活仲間として登場する。
Bunu sen de göreceksin.彼らにも、それは見えよう。
Orada yeşil giyinmiş bir adam göreceksiniz.緑色の服をまとう人物として描かれる。
Novi Sad her zaman Yugoslavya içinde görece gelişmiş bir kent olmuştur.ノヴィ・サドはユーゴスラビアの中では常に先進的な都市のひとつであった。
Kendileri göreceli olarak çok hızlı şekilde hareket edebilir.突発的に素早く動くこともできる。
Son adımı görecek kadar yaşayabilecek miydim?^ 名前まで付けて見守っていた。
Özel görecelik yasasına göre bilgi veya enerjinin hareket edebileceği en yüksek sürat ışık hızıdır.物理学における光速からの類推で、情報が伝わる最高速度を光速という。
Göreceli olarak daha olgunlaşmamışken daha yumuşaktır.「わたしより小柄なのに信じられないくらい速く走るのです。
Ayrıca sol tarafta bulunan ses açma ve kısma tuşlarının hemen altına bir tuş daha eklendiğini göreceksiniz.また右舷側が観測甲板とされていることから、こちら側の船首楼は短くなっており、艦尾甲板と面一の作業甲板が遊歩甲板様に煙突直下まで続いているのも同様である。
Diğer tarafta annesini göreceğine inanmaktadır.ゆっきーママのもとで働くことになる。
Gelecek kitabın ise özel göreceliliğe odaklanması bekleniyor.^ ただし、基本的に次の特別競輪には斡旋される。
Görece kuğular arasında en uzun boyuna sahiptir.身長はパーティー内で一番高い。
Göreceli büyüklüğü nedeniyle önce bir yıldız gibi görünecektir.惑星は、恒星と違って、はっきりとした見かけの大きさ(視直径)がある。
Bunu da ne kadar becerebildiğimizi hep birlikte izleyip göreceğiz."私は、この仕事に価値と必要の双方を見いだせると考えてます」と。
Ama yeri geldiğinde onun da kullanılması gerekir, onu da göreceğiz."それは、現地に行って尋ねたらわかっているはずだから、現地を見てきてもらいたい」と伝える。
Saçmalık görecelidir, kişiden kişiye değişkenlik gösterir.キレると人格が変わる。
O zaman İnsanoğlunun bulutta (görünmez şekilde), büyük güç ve ihtişamla geldiğini görecekler.’那时,他们要看见人子有大能力、大荣耀驾云降临。
Her şahıs, yaptığının karşılığını görecektir.他必按人所做的報應人,使各人照所行的得報。
"İnsanlar tüm dünyayı görecek.我要看到整个世界。
Sonucu göreceğiz.得出结果。
Bunun üzerine “bunun sonuçlarına katlanacaksınız, fakat deniyeceğim ve ne yapabiliceğimi göreceğiz” dedim.” “好吧,”我回答說,'你將會承擔後果,但我會嘗試,試看看我能夠獲得甚麼結果。
Temelde mutlaklık değil, izafilik (görecelik) söz konusudur.此為真實存在的武功,但口訣已不詳。