Ana içeriğe geç
Sözlük

görece ile cümle

görece kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Orada yeşil giyinmiş bir adam göreceksiniz.一名身穿灰色官服的男人。
Dört şeritteki farklı bantların göreceli konumlarına bakılarak DNA dizisi (alttan yukarı doğru) okunabilir.四个泳道之间的不同暗带的相对位置可以用来读取(从底部到顶部)DNA序列,從而得到該目標片斷的鹼基排列順序。
Sonradan kendisini onların izleyicisi olarak görecekti.其後事蹟失考。
Kendinizi iki yolda da ayrı olarak göreceğiniz bir karardı ve bende doğru olanı yaptığımı düşünüyordum.這就像是有兩條路讓我選擇,而我總會選到錯的那條。
İşlerin nasıl şekilleneceğini göreceğiz.我們將看看會發生什麼。
Görece, zor öğrenilmesinin sebebi budur.论事考实,难可悉行。
Sukhoi'nin tasarladığı son uçak T-10'du (Su-27) ancak Sukhoi uçtuğunu görecek kadar yaşayamadı.在苏霍伊的主持下,研制了苏-17和苏-24型战斗轰炸机,苏霍伊最后一个设计的战斗机是T-10(苏-27的原型),但是他没有看到苏-27的首飞。
Çağdaşlarının aksine Moore'un savaş dönemi görece sorunsuz geçmiştir.与他同时代者明显不同的是,摩尔的战争经历并没有对他造成阴影。
Değişik mahlaslarla (takma ad/nick name) göreceli olarak çok az makale yazdı.游戏中的人物—特别是主角尼克(Niko)—收到了大量正面的评论。
Bunu sen de göreceksin.你將會知道。
Bazı uydu grupları benzer renklerde gözlemlenebilir (diğer bölümlerde göreceksiniz).譬如眼識的生起,必須有「眼根」為其所依。
Rus toplama kamplarında göreceli olarak daha rahat bir yaşantıya kavuşur, kamp kumandanının sekreteri olur.在俄国战俘营中,他度过了一段相对较为轻松的时光,因为他被指派给战俘营的长官作秘书。
Bu yıldız oluşumu, birçok küresel yıldız kümesinin yaşı düşünüldüğünde göreceli olarak kısadır.這個恆星形成的時期相較於許多球狀星團的年齡,顯然相對較短。
İbâdet etmedikleri için ayrıca ceza göreceklerdir.但若不參加也無處罰的規定。
Özel göreceliliğe göre c, evrendeki bütün madde ve bilgilerin hareket edebileceği maksimum hızdır.根據狹義相對論,宇宙中所有物質和訊息的運動和傳播速度都不能超過c。
Fakat her realite görece (izafi) ve görelidir, veriteye kıyasla eksiktir.모든 것이 진짜와 가짜를 오가며 모든 것을 혼란에 빠뜨려간다.
Bu liste tam bir liste değildir ve göreceli olarak önemli eserlerini içermektedir.이하의 목록은 완전한 목록이 아니며, 대표적인 작품들만 나열한 것이다.
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.이를 두고 박빙인 지역구에서 보수당을 돕는 요인이 될 것이라는 분석도 있었다.
Lanete göre; Kassandra geleceği görecek ama kimseyi buna inandıramayacaktı.그래서 카산드라는 늘 미래를 예언했지만 아무도 그녀의 말을 믿지 않게 되었다.
Sonucu göreceğiz.결과를 보십시오.
O zaman İnsanoğlunun bulutta (görünmez şekilde), büyük güç ve ihtişamla geldiğini görecekler.그들은 겉으로 보기에 인간 족들과는 사뭇 달라보였으며, 신노스케는 그들이 우주계와 은하계 저 너머에 온 외계인들이라는 것을 알아챘다.
Sonuç olarak, söz konusu gözlemci gece gökyüzünde iki farklı yerde tek astronomik nesne görecektir.그 결과 그 관측자에게는 하나의 천체가 밤하늘의 서로 다른 두 장소에 위치한 것처럼 보이게 된다.
İşlerin nasıl şekilleneceğini göreceğiz.선생님이 어떻게 심사를 하는지 알아 볼수있다.
Temelde mutlaklık değil, izafilik (görecelik) söz konusudur.무상(無相)은 불교 용어로, 무상삼매(無相三昧)를 말한다.
Sonradan kendisini onların izleyicisi olarak görecekti.와 같아서 천안(天眼)이라야 볼 수 있다고 하였다.
Bu tanım görecelidir ve kesin sınırları yoktur.‘그것의 종자는 별도의 실제 사물이 있는 것이 아니며, 이 안에서 머무는 것 역시 별개가 아닌 것이 아니다.
Her bir milletvekilinin kime oy verdiğinin belli olduğu ad okuyarak yapılan oylama görece çok azdır.18) 의(疑)는 구하여 찾기 때문에 각(覺)이라고도 하지만 혜(慧)와는 구별되기 때문에 이각(異覺)이라고 한다."
Son adımı görecek kadar yaşayabilecek miydim?내 운명을 알게 될 때를 기다리는건 참을 수 없어요.
Onu "başka bir güzel yüz" olarak görecekler dikkatli olsun.스스로 말하길 “성격은 보기보다 느긋한 편”이라고 한다.
İbâdet etmedikleri için ayrıca ceza göreceklerdir.그런데 체포하여 고발하지 아니하였으니 징계하지 않을 수 없습니다.
Bekleyip göreceksiniz ve cömert bir bütçem var," dedi.하지만 저는 유명해질거고 돈도 완전 많이 벌거에요.’라고 대답했어요.
Yollar göreceli olarak az sayıdadır.그 길이가 거의 일률적으로 짧아졌어요.
Dik duruşa, görece gelişmiş bir beyne, soyut düşünme yeteneğine, konuşma (dil kullanma) kabiliyetine sahiptir.번뇌를 없애고, 진리를 철견(徹見)하려는 법. ⇒계정혜(戒定慧)" 운허, "戒定慧(계정혜)".
Orada yeşil giyinmiş bir adam göreceksiniz.이 날 사람들이 입는 옷 또한 초록색이다.
Ayrıca sol tarafta bulunan ses açma ve kısma tuşlarının hemen altına bir tuş daha eklendiğini göreceksiniz.또한 가로쓰기에서는 아래쪽에 치우쳐 쓰되, 앞 글자와 공간을 좁힐 경우 왼쪽으로도 더 붙여 쓴다.
Uyum, Yin ve Yang'ın göreceli denklik halidir.본관은 김녕(金寧)이며 호(號)는 신결(信結)이다.
Sonuç olarak, onların az ölçüde farklı göreceli hızları onları galaksi boyunca görülebilir yapmıştır.결과적으로 그들의 상대적으로 미세한 속력차가 그것들을 은하의 여러 곳으로 흩어지게 한다.
Bunların üstüne göreceli olarak daha kalın bir altın tabakası kaplanır.그런 금희 앞에 매력적인 떨림으로 준하가 다가온다.
Yine de göreceli hatayı logaritmada göz önünde bulundurabiliriz.자세한 사항은 (말레이어 위키백과)에서 찾아볼 수 있다.
Bunu da ne kadar becerebildiğimizi hep birlikte izleyip göreceğiz."그리고 모든 대화들을 되게 비꼬면서 얘기한 것이 계속 확인이 된다."고 밝혔다.
Onun yönetimi görece bir barış ve refah sağladı.그녀의 치세는 평화와 번영이 있었다.
Bunu sen de göreceksin.אתה תראה.
Ahtapotların beklenen yaşam süresi görece kısadır ve bazı türleri yalnızca altı ay kadar yaşar.תוחלת חייהם של התמנונאים קצרה יחסית, ומינים מסוימים לא מאריכים לחיות יותר משישה חודשים.
Genel göreceliğin gelişiyle, klasik hareket denklemleri değiştirildi.עם התקדמות תורת היחסות הכללית, המשוואות הקלאסיות של התנועה השתנו.
Sonucu göreceğiz.צובר התוצאה.
Ayrıca sol tarafta bulunan ses açma ve kısma tuşlarının hemen altına bir tuş daha eklendiğini göreceksiniz.בנוסף ניתן לראות האוזנית של העלייה השמאלית ובצמוד לה את ורידי הריאה.
Diğer pelikanlar arasında görece küçük sayılsa da oldukça iri bir kuş türüdür.כשקנאי השקנאי הפיליפיני הוא קטן יחסית, כציפור הוא ציפור גדולה.
Göreceli olasılıklar oranı Tehlike oranıהאם יש לציין את עוצמת הסכנה?
Diğer tarafta annesini göreceğine inanmaktadır.רואים זאת כשאמא שלו באה לבקר אותו.
Değer yargıları görecelidir, alışkanlığa bağlıdır.הנוסח לשטר התנאים גם הוא תלוי במנהגים.
Yıldız topluluğu, göreceli olarak dağınık bir yıldız kümesidir.סמל העיר כולל כוכב משושה וחצי סהר.
Kuyutorman elfleri (Legolas örneğinde görüldüğü gibi) ise görece kısa yay kullanırdı.גם הרב יעקב חרל"פ שימש בתפקיד לתקופה קצרה.
Shint görece daha az kurallı bir oyundur.עבודתו של סל כמלחין ידועה פחות.
Örneğin, tutarı görece düşük bir ürün her zaman için elde edilmek istenen mala karşılık gelmeyebilir.Така, винаги ще има неадекватно търсене за даден продукт.
Uyum, Yin ve Yang'ın göreceli denklik halidir.Ин и Ян се привличат – Ин привлича Ян и Ян привлича Ин.
Güneydoğu, Galler ve kuzey bölgeleri ise savaş halinden görece az etkilenir.Партията на Вигите, както от северните, така и в южните щати, е против войната.
Popülasyon azaldıkça üreme performansı görece artmıştır.В края на живота му неговата продуктивност значително намалява.
Sonucu göreceğiz.Ще понеса последствията.
Dış politikada Sovyetler Birliği'ne karşı görece katı tutum izledi, ABD'yle ilişkileri geliştirdi.Във външната политика той затопля отношенията си със САЩ.
Bonoboların görece daha uzun kolları vardır ve bayağı şempanzelere göre dik yürümeye daha çok yatkındır.Боноботата имат по-дълги ръце и са по-склонни да вървят изправени.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
görece ile cümle - Sayfa 29 - görece kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App