görülmemiş ile cümle

görülmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
- (Alkışlar) - çünkü insanları daha önce görülmemiş bir şekilde sosyal ağlar yardımıyla harekete geçirdi.(박수) 왜냐하면 그는 이전과는 달리 소셜 네트워크를 통해 사람들을 동원했습니다.
- (Alkışlar) - çünkü insanları daha önce görülmemiş bir şekilde sosyal ağlar yardımıyla harekete geçirdi.- (Potlesk) - pretože zmobilizoval ľudí prostredníctvom sociálnych sietí ako nikto predtým.
- (Alkışlar) - çünkü insanları daha önce görülmemiş bir şekilde sosyal ağlar yardımıyla harekete geçirdi.-- (Taps) -- mert úgy mozgósította az embereket, mint soha korábban, a közösségi hálózatok segítségévél.
- (Alkışlar) - çünkü insanları daha önce görülmemiş bir şekilde sosyal ağlar yardımıyla harekete geçirdi.(מחיאות כפיים) כי הוא הניע אנשים כמו שהם לא הונעו בעבר באמצעות השימוש ברשתות חברתיות.
- (Alkışlar) - çünkü insanları daha önce görülmemiş bir şekilde sosyal ağlar yardımıyla harekete geçirdi.—(تصفيق)— لأنه حرك الناس بشكل غير مسبوق من خلال استخدام الشبكات الاجتماعية.
- (Alkışlar) - çünkü insanları daha önce görülmemiş bir şekilde sosyal ağlar yardımıyla harekete geçirdi.ソーシャルネットワークを 駆使して 国民を動員できたからです 直接には知らない国民を
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.Aber ich wusste das, um etwas einzufangen, was noch nie zuvor zu sehen war, noch nie dokumentiert wurde.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.Dar ştiam că pentru a captura ceva care n-a mai fost văzut înainte, n-a mai fost documentat niciodată.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.De tudtam, hogy el kell kapnom valamit, amit eddig soha senki nem látott, soha nem volt dokumentálva.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.하지만 저도 여태까지 보지 못했던것 한번도 남들에게 보여지지 못했던걸 촬영해야 한다는 열정이 있었습니다.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.Maar ik wist dat we iets zouden vastleggen dat nog nooit was gezien, nog nooit was gedocumenteerd.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.Ma sapevo di filmare qualcosa che non era mai stato visto prima, mai documentato in precedenza.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.Mas sabia que tinha que captar algo que nunca tinha sido visto antes, nunca tinha sido documentado.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.Pero sabía que tenía que capturar algo nunca antes visto, nunca antes documentado.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.Vedela som však, že zachytávame niečo nikdy predtým nevídané, nikdy nezdokumentované.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.Αλλά ήξερα ότι τραβούσαμε κάτι που δεν είχαμε δει ποτέ πριν, κάτι που δεν είχε ποτέ τεκμηριωθεί.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.Но знаех, че ще уловя нещо, което никога не е виждано преди, никога не е било документирано.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.Но я знала, что я снимала что-то, чего никто никогда раньше не видели, что никогда не было задокументировано.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.אבל ידעתי שבשביל לצלם משהו שמעולם לא נראה ומעולם לא תועד.
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.ولكني كنت اصمد ..لانني اعي انني اصور شيئاً لم يتم تصويره من ذي قبل ..
Ama daha önce görülmemiş, belgelenmemiş... ...bir şey yakaladığımı biliyordum.行われた事はありませんでした これは是非見ていただきたい映像です
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Agli americani viene offerta una opportunità senza precedenti.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Americanii au o oportunitate fără precedent.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Amerikanen hebben een ongekende mogelijkheid.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Amerikaner haben eine einmalige Möglichkeit.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Amerikkalaisilla on ennennäkemätön tilaisuus.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Amerykanie mają bezprecedensową okazję.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.미국인들은 전례없는 기회를 가졌습니다.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Los americanos tienen una oportunidad sin precedentes.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Os americanos têm uma oportunidade nunca antes vista.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var. Tarih yazabiliriz.L'Amérique a une chance inédite de construire l'Histoire.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Οι Αμερικανοί έχουν μια πρωτοφανή ευκαιρία.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Американскому народу выдалась удивительная возможность.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Американците имат безпрецедентна възможност.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.לאמריקאים ישנה הזדמנות שלא היתה כמותה.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.الشعب الامريكي لديه فرصة لا مثيل لها.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.歴史を作れるんだ
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...C'est de créer quelque chose qui n'a jamais existé.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Crear algo que jamás ha sido.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Crearea a ceva care nu a mai fost.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Creare qualcosa che non c'è mai stato.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Etwas zu schaffen, dass es noch nie zuvor gegeben hat.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...누구도 만들지 않았던 것을 말입니다.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Létrehozni valamit, ami sohasem létezett azelőtt.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Tạo ra một thứ chưa từng có.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak... Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...Criar um espaço que nunca existiu, em que nunca entrámos a não ser no nosso espírito.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Да създадеш нещо, каквото никога не е имало.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...ליצור משהו שטרם היה,
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...ان تخلق شيئا لم يوجد من قبل
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...自分の心と魂の世界以外では、決して入ったことのない場所
Bize hayat veren sıvıyı emsali görülmemiş bir şekilde manipüle edebiliyoruz.Chúng ta có thể biến đổi "trường sự sống" (plasma of life) với quyền năng mạnh chưa từng có.
Bize hayat veren sıvıyı emsali görülmemiş bir şekilde manipüle edebiliyoruz.Kita dapat memanipulasi plasma kehidupan dengan kekuatan yang belum pernah kita miliki sebelumnya.
Bize hayat veren sıvıyı emsali görülmemiş bir şekilde manipüle edebiliyoruz.우리는 생명의 플라즈마를 조작할 수 있습니다 미증유의 전례 없는 힘을 가지고 말이죠.
Bize hayat veren sıvıyı emsali görülmemiş bir şekilde manipüle edebiliyoruz.Możemy manipulować osoczem życia z niespotykaną mocą.
Bize hayat veren sıvıyı emsali görülmemiş bir şekilde manipüle edebiliyoruz.Můžeme manipulovat živými plazmy s neslýchanou silou.
Bize hayat veren sıvıyı emsali görülmemiş bir şekilde manipüle edebiliyoruz.Nous pouvons manipuler les plasmas de la vie avec un pouvoir sans précédent.
Bize hayat veren sıvıyı emsali görülmemiş bir şekilde manipüle edebiliyoruz.Podemos manipular los plasmas de la vida con un poder sin precedentes.
Bize hayat veren sıvıyı emsali görülmemiş bir şekilde manipüle edebiliyoruz.Podemos manipular os plasmas da vida com um poder sem precedentes.
Bize hayat veren sıvıyı emsali görülmemiş bir şekilde manipüle edebiliyoruz.Possiamo manipolare il plasma della vita con un potere senza precedenti.
Bize hayat veren sıvıyı emsali görülmemiş bir şekilde manipüle edebiliyoruz.Putem manipula plasmele vieții cu putere fară precedent.

İlgili Sayfalar