görülmemiş ile cümle
görülmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İş geliştirme çalışmalarımızda daha henüz imkansız diye birşey görülmemiştir.Все още не сме видяли при работата по проекта нещо, поради което да не е възможно.
İş geliştirme çalışmalarımızda daha henüz imkansız diye birşey görülmemiştir.Мы не видели ничего в нашей конструкторской работе что могло быть невозможным.
İş geliştirme çalışmalarımızda daha henüz imkansız diye birşey görülmemiştir.У процесі розробки нам ще не трапилось нічого, що б вказало на неможливість цього.
İş geliştirme çalışmalarımızda daha henüz imkansız diye birşey görülmemiştir.עוד לא ראינו משהו בעבודת הפיתוח שלנו שאומר שזה לא אפשרי.
İş geliştirme çalışmalarımızda daha henüz imkansız diye birşey görülmemiştir.لم نشهد شيئا حتى الآن في تطوير عملنا يجعلنا نقول ان ذلك غير ممكن
İş geliştirme çalışmalarımızda daha henüz imkansız diye birşey görülmemiştir.兆候は まだ何も見当たりません 未来はイベント駆動型になると思います
"İsimsiz, görülmemiş bir yüz, ve senin zamanını veya mekanını bilmeden"이름도 없고 얼굴도 모르고, 네가 언제 어디에 있는지도 모른단다.
"İsimsiz, görülmemiş bir yüz, ve senin zamanını veya mekanını bilmeden"Χωρίς όνομα, με άγνωστο πρόσωπο, και μην ξέροντας πότε θα έρθεις και πού θα βρεθείς
"İsimsiz, görülmemiş bir yüz, ve senin zamanını veya mekanını bilmeden"Без име, без лице и непознаващо нашето време и свят,
"İsimsiz, görülmemiş bir yüz, ve senin zamanını veya mekanını bilmedenБез имени и черт лица, без времени и места появленья
"İsimsiz, görülmemiş bir yüz, ve senin zamanını veya mekanını bilmeden"לא שם ולא תואר לך, ואין לדעת מתי והיכן,
"İsimsiz, görülmemiş bir yüz, ve senin zamanını veya mekanını bilmedenمن غير العلم باسمك، من غير رؤية وجهكـ ومن غيرالعلم بزمانك أو بمكانك
"İsimsiz, görülmemiş bir yüz, ve senin zamanını veya mekanını bilmeden明日の子供よ 産まれていなくとも
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Akkoriban több trópusi vihar volt az Észak-Atlanti-óceánon, mint valaha, amióta feljegyzések vannak róla.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Ci furono più tempeste tropicali che mai, nell'Atlantico del Nord, da quando iniziò il record.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Er waren meer tropische stormen op de Noord Atlantische Oceaan dan ooit, sinds dat is bijgehouden.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Es gab mehr Tropenstürme über dem Nordatlantik als je zuvor seit Beginn der Aufzeichnungen.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Hubo más tormentas tropicales en el Atlántico Norte que nunca antes, desde que se tiene registro.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.În Atlanticul de Nord au fost mai multe furtuni ca niciodată, de când s-a început documentarea lor.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.북대서양에는 관측이 시작된 이래 최고로 많은 열대성 폭풍이 있었습니다
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Na północnym Atlantyku było wtedy więcej burz tropikalnych niż kiedykolwiek wcześniej zanotowano.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Những trận bão nhiệt, đới ở Bắc Đại Tây Dương nhiều hơn bao giờ hết.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Tahun di mana jumlah badai tropis di Atlantik Utara paling banyak dibandingkan tahun-tahun sebelumnya.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Ten rok bylo nejvíce tropických bouří od doby, co se vedou záznamy.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Υπήρχαν περισσότεροι κυκλώνες στο Βόρειο Ατλαντικό από ποτέ, από τότε που υπάρχουν αρχεία.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Имаше много повече тропически бури в Северния Атлантически океан отколкото преди, откакто се водят регистри.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Количество штормов в северной части Атлантики в тот год было максимальным за всю историю наблюдений.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.היו יותר סופות טרופיות בצפון האטלנטי מאז התחילו לשמור את הנתונים.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.وكان هناك كثير من العواصف المدارية فى شمال الأطلنطى أكثر مما سبق , منذ بدأ عمليات التسجيل الجوية
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.熱帯暴風雨を記録していました そしてかなり最初のうちから
Moore Yasası'ndan daha hızlı giden bir uygulamaya gerek görülmemiştir.Moore 의 법칙보다 빠르게 가야할 필요가 있는
Moore Yasası'ndan daha hızlı giden bir uygulamaya gerek görülmemiştir.לא היו יישומים שדרשו
Moore Yasası'ndan daha hızlı giden bir uygulamaya gerek görülmemiştir.لم تكن هنلك تطبيقات كنا في حوجه لها
Moore Yasası'ndan daha hızlı giden bir uygulamaya gerek görülmemiştir.使用用途はありませんでしたが これは伸びます
Onda eşi görülmemiş bir şey var.Den går inte att mäta sig mot.
Onda eşi görülmemiş bir şey var.Der er noget særligt ved den.
Onda eşi görülmemiş bir şey var.Ese es realmente excepcional.
Onda eşi görülmemiş bir şey var.Esse tem algo particular.
Onda eşi görülmemiş bir şey var.Ma quello ha qualcosa di particolare.
Onda eşi görülmemiş bir şey var.Se on jotenkin ainutlaatuinen.
Onda eşi görülmemiş bir şey var.To nie ma sobie równego.
Onda eşi görülmemiş bir şey var.Υπάρχει κάτι πρωτοφανές σε αυτό.
Onda eşi görülmemiş bir şey var.Он не имеет себе равных.
O sıralarda, web üzerinde hiç görülmemiş büyüklükte dev bir içerik patlaması gerçekleşiyordu.Gomes:
O sıralarda, web üzerinde hiç görülmemiş büyüklükte dev bir içerik patlaması gerçekleşiyordu.Gomes:
O sıralarda, web üzerinde hiç görülmemiş büyüklükte dev bir içerik patlaması gerçekleşiyordu.당시는 웹에서 콘텐츠의 양이 엄청나게 증가하기 시작하는 시기였습니다. 그 이전에 유례가 없었던 정보의 대폭발이
O sıralarda, web üzerinde hiç görülmemiş büyüklükte dev bir içerik patlaması gerçekleşiyordu.В тот момент в Интернете резко увеличился объем контента. Такого не бывало никогда раньше.
O sıralarda, web üzerinde hiç görülmemiş büyüklükte dev bir içerik patlaması gerçekleşiyordu.Знаєте, у ті часи в Інтернеті з"явився дуже великий обсяг вмісту.
O sıralarda, web üzerinde hiç görülmemiş büyüklükte dev bir içerik patlaması gerçekleşiyordu.גומס: מה שקרה באותה תקופה הוא שהייתה התפוצצות אדירה של תוכן באינטרנט, התפוצצות גדולה יותר של מידע
O sıralarda, web üzerinde hiç görülmemiş büyüklükte dev bir içerik patlaması gerçekleşiyordu.جوميز: ما حدث في هذه المرحلة هو زيادة مفاجئة ضخمة للمحتوى على الويب، وكانت هذه الزيادة في كم المعلومات
O sıralarda, web üzerinde hiç görülmemiş büyüklükte dev bir içerik patlaması gerçekleşiyordu.コンテンツが爆発的に増加し それまで経験したことのないほど 情報があふれかえっていました
Özbek azınlık arasında görülmemiş düzeyde bir şiddet patlak verdi.전례를 찾아보기 힘든 수준의 폭력사태가 벌어졌습니다.
Özbek azınlık arasında görülmemiş düzeyde bir şiddet patlak verdi.בין העם הקירגיזי והעם האוזבקי.
Özbek azınlık arasında görülmemiş düzeyde bir şiddet patlak verdi.بين اثنية القرغيز واثنية الاوزباك
Özbek azınlık arasında görülmemiş düzeyde bir şiddet patlak verdi.ウズベク人の間に起きました 数百人が殺され
Sibirya'ya, Avrupa'ya ve Afrika'ya giden göçmen kuşlar virüsü buralara taşıdı ki, bu daha önce görülmemişti.Daardoor namen de vogels het virus mee naar Siberië, Europa en Afrika wat eerder niet mogelijk was.
Sibirya'ya, Avrupa'ya ve Afrika'ya giden göçmen kuşlar virüsü buralara taşıdı ki, bu daha önce görülmemişti.때문에 이 조류들은 시베리아, 유럽, 아프리카까지도 바이러스를 이동시켰으며, 전에는 가능치 못했던 일이 발생한 것입니다.
Sibirya'ya, Avrupa'ya ve Afrika'ya giden göçmen kuşlar virüsü buralara taşıdı ki, bu daha önce görülmemişti.Ptaki lecące na Syberie do Europy i do Afryki przenosiły wirusa, co wcześniej nie było możliwe.
Sibirya'ya, Avrupa'ya ve Afrika'ya giden göçmen kuşlar virüsü buralara taşıdı ki, bu daha önce görülmemişti.Значи птиците, отиващи към Сибир, към Европа и към Африка, са носили вируса, което не е било възможно преди.
Sibirya'ya, Avrupa'ya ve Afrika'ya giden göçmen kuşlar virüsü buralara taşıdı ki, bu daha önce görülmemişti.Поэтому птицы, летящие в Сибирь, в Европу, в Африку стали переносить этот вирус, что до этого было невозможно.