görülmek ile cümle
görülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayı ilk defa 1280'de bir mühürde görülmektedir.Der Bär ist erstmals auf einem Siegel von 1280 zu sehen.
Bayan üstat bu çizgi içinde insansı Dakini ve Tara, Prajnaparamita ve Vajrayogini olarak görülmektedir.Sie gilt in dieser Linie als menschliche Dakini und Ausstrahlung von Tara, Prajnaparamita und Vajrayogini.
Sayda şehri uzaktan görülmekte.In der Ferne sieht man die Stadt.
Doğa betimlemeleri de görülmektedir.Auch werden natürliche Reflexe berücksichtigt.
Burada konsantrasyon, Ishvara-Samadhi’nin gelişim aşaması için zorunlu olarak görülmektedir.Hier bezeichnet Dhyana die notwendige Entwicklungsvorstufe zum Ishvara-Samadhi.
Denizde, limana dönmekte olan üç gemi görülmektedir.Auf dem Meer sind drei Segelschiffe im Heimkehren begriffen.
Canavarın yılan şeklindeki kuyruğunun ucunda ise bir yılan başı görülmektedir.Auf dem Kopf der Schlange ist eine Maus abgebildet.
Ayrıca nadiren Meksika kıyılarında görülmektedir.Selten wird die Art auch vor Mexiko gesichtet.
Hint-Avrupalı olmayan Gürcüce gibi dillerde de görülmektedir.Das gilt auch für nicht-indogermanische Sprachen.
Çoğunlukla bu bir hareketin ve esas amacın görevinin bir ölümü, yani sona ermesi olarak görülmektedir.Oftmals wird dies als Tod einer Bewegung und Aufgabe der ursprünglichen Ziele verstanden.
Suliformes takımının ise Pelecaniformes ile ancak uzaktan akraba olduğu görülmektedir.Schwertlilien sind trotz ihres Namens nur entfernt mit Lilien verwandt.
Bu birimin Dinar sisteminden oldukça farklı olduğu ve başka bir standarda göre üretildiği görülmektedir.Dieses Nominal scheint abgesondert vom Denarsystem nach einem anderen Standard produziert worden zu sein.
Fotoğraflarda malikanenin eskiden bir genelev olduğu görülmektedir.Die Wirtin enthüllt, dass das Gasthaus früher ein Bordell war.
Sağdaki şekilde bunun bir örneği görülmektedir.Ein Beispiel hierfür ist rechts dargestellt.
Özellikle atlar görülmektedir.Besonders deutlich sind sie bei Pferden.
Verilen iki fotoğrafta bayağı yanılsamaların örnekleri görülmektedir.In den unteren beiden rechten Bildern sind deutliche Bildfehler zu erkennen.
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Reste der Minen sind heute noch zu sehen.
Bunun gibi durumlar özellikle genç erkeklerde görülmektedir.Daher kann diese Form insbesondere für junge Pferde verwirrend sein.
Meksika Körfezi'nde çok sık görülmektedirler.Viele Sichtungen sind im Golf von Mexiko gemacht worden.
August Schleicher, karşılaştırmalı dil araştırmalarında soyağacı kuramının kurucusu olarak görülmektedir.August Schleicher: Sprachvergleichende Untersuchungen. / Zur vergleichenden Sprachgeschichte.
Aynı durum İsveç ve Avusturya'da da görülmektedir.Ähnlich verhält es sich auch in Österreich und der Schweiz.
Gürcüce yazılan kitap Gürcü edebiyatının önemli eserlerinden biri olarak görülmektedir.Der Theuerdank gilt als ein bedeutendes Werk der Buchdruckerkunst.
Film ABD'de MPAA tarafından R ile işaretlenmiştir yani ABD'de 17 yaş ve üzeri için uygun görülmektedir.In den USA erhielt der Film von der MPAA das Rating R, was einer Freigabe ab 17 Jahren entspricht.
Bununla birlikte, kelam sembolünün de kullanıldığı görülmektedir.Das Weiß der Augen bildet der verwendete Kalkstein selbst.
Erkeklerde de görülmekle beraber, kadın vakaları erkek vakalarından 100 kat fazladır.Versuche, die von Frauen gelegt werden, zählen dreimal so viel wie Versuche von Männern.
Eski İstanbul'da çok yaygın olarak tüketilen çiroz günümüzde çok nadir olarak masalarda görülmektedir.Die in kleiner Auflage gepresste Platte gilt heute als Rarität.
Her yıl yaklaşık beş ila altı bin vaka görülmektedir.Jährlich entsteht ein fünf- bis sechstelliges Defizit.
İlkbahar döneminde kırkikindi yağmurları görülmektedir.Schlangen erscheinen zu Beginn der Regenzeit.
Şarkıda Mevlana'dan etkiler görülmektedir.Bei seinem Gesang erscheinen Delfine.
Kubbe içerisinde ise yıldızlı bir bezeme görülmektedir.Im Innenraum ist ein Sternrippengewölbe zu sehen.
İmparator Claudius yönetiminde ilk kez Sikke’lere aile fertlerinin de darp edildiği görülmektedir.Unter Kaiser Claudius erschienen erstmals Familienangehörige des Kaisers auf den Münzen.
Burada üretilen ballar son derece kaliteli olduğu görülmektedir.Die hier produzierte Keramik ist von hoher Qualität.
Kuvvet kavramı ilk olarak klasik mekaniğin ikinci hareket yasasında görülmektedir.Originär stammt der Begriff des Gleichgewichts aus der klassischen Mechanik.
Hibini Dağlarında ılıman kutup iklimi görülmektedir.Im Tibesti-Gebirge herrscht ein Bergwüstenklima.
Güçlerin yüksek bir derecede ayrıldıkları anayasalar dünya çapında yaygın olarak görülmektedir.Die Vorstellung, dass Trauer zu stark sein kann, gibt es weltweit.
İddia edilen akımın medyaya da yansıdığı görülmektedir.Der Fall scheint somit gelöst zu sein, was auch die lokalen Medien verkünden.
Aşırı yüksek veya düşük sıcaklıklar nadiren görülmektedir.Extrem niedrige und extrem hohe Werte sind selten.
1000) görülmektedir.1000) tot aufgefunden.
Giderek artan bir gerçekçiliğin ortaya çıktığı görülmektedir.Die Anpassung an ein realistisches Szenario wird immer mehr angestrebt.
Parti arşivlerinde de bu konuya dair çatışmalar ve belirsizlikler olduğu görülmektedir.Es ist immer aufgefallen, dass es im Buch Spannungen und Widersprüche gibt.
Bu bağlamda aynı kültüre ait bir yerleşme olarak görülmektedir.Ähnliches wird hier paarig zu einer Einheit zusammengefügt.
Son noktanın geçmişte örnekleri görülmektedir.Beispiele gibt es am Ende des Kapitels.
Tam belirlenme olmasa da üç tabaka görülmektedir.Es sind drei undeutliche, heller behaarte Längsbinden erkennbar.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Alternativ werden sie ggf. simuliert.
Akvaryum balıklarında da sık olarak görülmektedir.Der Fisch wird mitunter auch als Aquarienfisch gehalten.
Diğer dinlere büyük bir hoşgörü gösterildiği görülmektedir.Anderen Glaubensrichtungen steht er jedoch tolerant gegenüber.
Bu resimlerinde de izlenimciliğin etkileri görülmektedir.Allerdings kann man in seinen Bildern auch einen impressionistischen Einfluss erkennen.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Ihre Reste sind noch zu sehen.
Karadeniz kültürü görülmektedir.Die Hongshan-Kultur ist bekannt dafür.
Ilıman Karadeniz iklimi görülmektedir.Die Zeichen der Zeit erkennen.
Burada uluslararası sistemin de etkisi görülmektedir.Siehe dazu auch Internationales Einheitensystem.
Nolita uzun bir süre boyunca Little Italy'nin bir parçası olarak görülmekteydi.Lange Zeit wurde dieses Gebiet zu Little Italy gezählt.
Görülmektedir ki ekstra bilgi, verilen sınırları daha da sıkılaştırmaktadır.Angaben sind also auch von weglassbaren Ergänzungen zu unterscheiden.
Kaynak izleme hataları şizofren bireyler arasında sağlıklı kişilere oranla daha sıklıkla görülmektedir.Die schizotype Störung findet sich häufiger bei Personen mit manifest schizophren Erkrankten in der Familie.
Tepe etrafında kaya mezarları görülmektedir.In der Nähe liegt das Steinhügelgrab Wechte.
İkinci bir artış Ağustos ayında görülmektedir.Ein zweites Maximum des Auftretens liegt im Herbst.
Dava, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülmektedir.Gefängnis Szene 4. Im Gefängnis beklagt Amenaìde ihren bevorstehenden ungerechten Tod.
Çalışmaları postmodern realizmin içinde görülmektedir.Seine Werke sind der Postmoderne zuzuordnen.
Tom Mary ile görülmek istemiyor.Tom ne veut pas être vu avec Marie.
Yeşil renk İslam'ın geleneksel rengi olarak görülmektedir.Le vert est également considéré comme la couleur traditionnelle de l'islam.