görülmek
/ɟø.ɾyl.mec/
verb
C2 seviye
TR → EN
Çekim Tablosu
Geniş zamangörülemem
Şimdiki zamangörülebiliyor
Gelecek zamangörülecek
Geçmiş zamangörüldü
Şartgörülemese
Gereklilikgörülememeli
Emirgörül
Tanım
•bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak
•gereken iş yapılmış olmak
•göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek
•kabul edilmek, sayılmak
Diğer Dillerde
Rusçaвиднеться, замечаться; наблюдаться, встречаться, наблюдаться
виднеться, замечаться; наблюдаться
Она прекрасно видна издалека из многих районов города. — Sayda şehri uzaktan görülmekte.
Korece보게 되다
1000을 나타낸다.) — 1000) görülmektedir.
Etimoloji
From Ottoman Turkish كورلمك (görülmek).
Örnek Cümleler
Görülmek istemedim.
I didn't want to be seen.
1000) görülmektedir.
1000).
Görülmek istemiyorum.
I don't want to be seen.
Sami görülmek istemedi.
Sami didn't want to be seen.
Sonuç görülmek için kalır.
The result remains to be seen.
Kürt kültürü görülmektedir.
See La Tène culture.
Onunla görülmek istemiyorum.
I don't want to be seen with him.
Onlarla görülmekten utanmam.
I am not ashamed to be seen with them.
Tom'la görülmek istemiyorum.
I don't want to be seen with Tom.
Burada görülmek istemiyorum.
I don't want to be seen here.
Tom burada görülmek istemiyor.
Tom doesn't want to be seen here.
Kimse onunla görülmek istemedi.
No one wanted to be seen with him.