görülmek ile cümle
görülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Alejandro Sosa karakteri 2006 yapımı Scarface: The World Is Yours oyununda da görülmektedir.Tema häält saab kuulda videomängus "Scarface: The World Is Yours".
Borçka'da okyanusal iklim (Köppen: Cfb) görülmektedir.Hannoveris on mereline kliima (Köppeni kliimaklassifikatsioon Cfb).
Uluslararası platformda Kudüs'ün statüsü hakkında yasal ve diplomatik açıdan farklı görüşler görülmektedir.Internetipiraatluse õigusliku ja ühiskondliku seisundi suhtes on avaldatud vastakaid arvamusi.
Mahallenin yerleşimine bakıldığında plan sız bir yerleşim görülmekte dir.Lasnamäe elamualade üldplaneeringu järgi ei ole Tondiraba asumisse planeeritud elamualasid.
Wau şehrinde iki mevsim görülmektedir.Eesti koondises on Veis pidanud 2 kohtumist.
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Selle tammi jäänused on praegugi näha.
13 sayısı bazı ülkelerde (Örneğin İtalya şanslı olarak görülmektedir.Ta on külastanud 39 riiki (kaasaarvatud Itaalia).
Kadınların en az %2'sinde ve erkeklerin %4'ünde görülmektedir.Arvatakse, et selle all kannatavad ligi pooled naistest ning neljandik meestest Ameerika Ühendriikides.
Fotoğraflarda en son Elm Sokağı'nda yürürken görülmektedir.Tänav on nime saanud Alevi tänava eeskujul.
Bu anlamda en çok Rusya’nın çaba gösterdiği görülmektedir.Kõige negatiivsemaks osutus suhtumine Venemaasse.
Bugün Japonya nın saygıdeğer naturel abidesi gibi görülmektedir.Nüüdisajal on Jaani-Tooma suurkivi kaitstav looduse üksikobjekt Lahemaa rahvuspargis.
281 kişi Nüfusunun hızlı şekilde azaldığı görülmektedir. ^ özetiMeeli on populaarsuselt 281. naisenimi.
Doğa betimlemeleri de görülmektedir.Loomupärase alluvuse ideed ka kritiseeritakse.
Bu yönüyle Nifferi'nin mistik öğretisinde en yüce makamın Vâkıf'a verildiği görülmektedir.Korduvalt väljendati arvamust, et see on Darwini õpetuse kõige nõrgem koht.
Yaşlı bir Faun başı olarak bunun olanaksız olduğu görülmektedir.Nagu Edmund Burke õigesti rõhutas, võib see olla tähtis.
Enfeksiyon gelişmekte olan ülkelerde daha sık görülmektedir.Kopsuvähki põevad sagedamini arenenud riikide elanikud.
23 görülmekteydi (17 antynarkotykowego (
23 görülmekteydi (17 sértő bejelentett bűncselekmények többsége (
23 görülmekteydi (18 consumo próprio (
23 görülmekteydi (23 zatímco v Itálii a Slovinsku byl patrný pokles (
23 görülmekteydi (24 ªi a sc≤zut în Belgia, Italia, Austria, Slovenia ªi Suedia (
23 görülmekteydi (Slovénie (depuis 2001), Slovaquie, Bulgarie et Finlande (
23 görülmekteydi (Словакия, Финландия и България (
65 yaşından büyüklerin üçte birinde hafıza zorlukları görülmektedir.Joka kolmannella yli 65-vuotiaalla on muistioireita.
65 yaşından büyüklerin üçte birinde hafıza zorlukları görülmektedir.Una de cada tres personas mayores de 65 años muestra síntomas de pérdida de memoria.
65 yaşından büyüklerin üçte birinde hafıza zorlukları görülmektedir.Une personne de plus de 65 ans sur trois a des troubles de la mémoire.
65 yaşından büyüklerin üçte birinde hafıza zorlukları görülmektedir.Каждый третий человек старше 65 лет имеет проблемы с памятью.
65 yaşından büyüklerin üçte birinde hafıza zorlukları görülmektedir.كل شخص من ثلاثة أشخاص من الذين تزيد أعمارهم عن 65 عاماً لديه أعراض لمشاكل في الذاكرة.
65 yaşından büyüklerin üçte birinde hafıza zorlukları görülmektedir.年满65岁的人中三分之一都有记忆力衰退问题。并不是所有的问题都由疾病造成。由疾病造成的记忆力衰退可进行治疗。
A birincil üretimin insanlara tahsisi (HANPP) görülmektedir (13 les incendies anthropiques (7%) (
A birincil üretimin insanlara tahsisi (HANPP) görülmektedir (A procent din potenţialul de producţie primară netă (PPN) (
A birincil üretimin insanlara tahsisi (HANPP) görülmektedir ((HANPP) jako odsetek potencjalnej produkcji pierwotnej netto (NPP) (
A birincil üretimin insanlara tahsisi (HANPP) görülmektedir ((HANPP) jako procentní podíl potenciální čisté primární produkce (
A birincil üretimin insanlara tahsisi (HANPP) görülmektedir (πρωτογενούς παραγωγής (
A birincil üretimin insanlara tahsisi (HANPP) görülmektedir (А общата нетна първична продукция (NPP) (
Alkole bağlı çoğu sorun ortalama olarak erkekler arasında daha yaygın görülmektedir.A részegség másik mérőszáma az volt, hogy a diákok milyen gyakran ittak öt vagy több italt egy alkalommal.
Alkole bağlı çoğu sorun ortalama olarak erkekler arasında daha yaygın görülmektedir.De flesta alkoholrelaterade problemen är i genomsnitt vanligare bland pojkar.
Alkole bağlı çoğu sorun ortalama olarak erkekler arasında daha yaygın görülmektedir.Většina problémů souvisejících s alkoholem se v průměru častěji vyskytuje u chlapců.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Acaba por ser, em princípio, incapaz de fazer o trabalho que lhe foi requerido.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Den visar sig vara, i grunden, oförmögen att lösa uppgiften den är satt till att lösa.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Den viser sig at være principielt ude af stand til at gøre det arbejde, der kræves af den.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Elle s'avère être intrinsèquement incapable de faire ce qui est attendu d'elle.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Es zeigt sich, dass sie prinzipiell nicht in der Lage ist, das zu tun, was sie soll.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Izkaže se, da je v bistvu nezmožna storiti to, kar bi morala.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.원칙적으로 그 이론이 해야하는 일을 수행하지도 못합니다.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Nyatanya, pada dasarnya, teori Tuhan tidak mampu menjalankan tugas semestinya.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Se dovedeşte a fi, în principiu, incapabilă de a-şi face treaba.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Se osoittautuu - periaatteessa - kykenemättömäksi tekemään siltä vaadittua tehtävää.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Ze blijkt in principe niet instaat om datgene te doen wat men ervan verwacht.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Ze blijkt principieel niet in staat om datgene te doen wat men ervan verwacht.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Z założenia nie potrafi wykonać swego zadania.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Αποδεικνύεται ότι, καταρχήν, δεν είναι σε θέση να εκπληρώσει το σκοπό της.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Виявляється, вона в принципі не може виконувати покладені на неї обов'язки.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Оказалось, что она не может выполнять возложенные на нее обязанности.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Оказалось, что она не может выполнять возложенные на неё обязанности.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.Тя се оказва, по принцип, неспособна да свърши работата, която се изисква от нея.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.תיאוריית האלוהים אינה סתם תיאוריה גרועה.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.من حيث المبدأ غير قادرة على تفسير التعقيد.
Aynı zamanda, kendisinden istenileni yerine getiremediği görülmektedir.さて進化論ロビーの戦術論に立ち返ってみると
azaltılması yoluyla, önemli verimlilik artışları getirdiği görülmektedir (2 snížení emisí prekurzorů suspendovaných částic a ozonu.